az kaldı (kalsın)
az kaldı (kalsın) Deyim bir işin gerçekleşmesi söz konusuyken gerçekleşmemesi durumunda kullanılan bir söz; bir işin gerçekleşmemesi söz konusuyken gerçekleşmesi durumunda kullanılan bir söz.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
(Musa onlara, Rabb’im) Şöyle diyor, dedi: "O, çift sürerek veya ekin sulayarak çaptan düşmemiş; (görünüşü, rengi) kusursuz (yani) alacası (bile) olmayan bir inektir." Bunun üzerine "İşte şimdi gerçek olanı bildirdin." dediler ve ineği kestiler. Ama az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Muhakkak ki Allah; Nebi’nin, Muhacir ve Ensar’ın tövbesini kabul etti. Öyle ki içlerinden bir bölümünün kalbi az kalsın kayacaktı yine de zor zamanda ona tabi oldular. Sonra da (Allah) onların tövbelerini kabul etti. Çünkü o, onlara karşı şefkatli ve merhametlidir.
Bize karşı başka bir şey uydurman için, az kalsın sana vahyolunan şeyden seni saptıracaklardı. O zaman senin yanında olacaklardı.
Eğer biz sana sebat ettirmeseydik az kalsın onlara biraz gönlün kayacaktı.
Tallahi! der: “Sen az kalsın beni yok edecektin.”
Bu sayfa yardımcı oldu mu?