أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(birinden) tarafa olmak (çıkmak)

(birinden) tarafa olmak (çıkmak) Deyim birinin görüş ve düşüncesini benimsemek, desteklemek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

5/Maide-12
وَلَقَدْ اَخَذَ
Bu kelime "söz almak" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ م۪يثَاقَ
Bu kelime "söz almak" deyiminde vurgulanmış
بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۚ وَبَعَثْنَا مِنْهُمُ اثْنَيْ عَشَرَ نَق۪يباًۜ وَقَالَ اللّٰهُ اِنّ۪ي مَعَكُمْۜ لَئِنْ اَقَمْتُمُ الصَّلٰوةَ وَاٰتَيْتُمُ الزَّكٰوةَ وَاٰمَنْتُمْ بِرُسُل۪ي وَعَزَّرْتُمُوهُمْ وَاَقْرَضْتُمُ اللّٰهَ قَرْضاً حَسَناً لَاُكَفِّرَنَّ عَنْكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَلَاُدْخِلَنَّكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ فَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذٰلِكَ مِنْكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَٓاءَ السَّب۪يلِ

Ant olsun ki Allah, İsrailoğulları'ndan söz almıştı. İçlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: “Ben sizinle beraberim. Namazı kılarsanız, zekâtı verirseniz, elçilerime inanır ve onları desteklerseniz, Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette kötülüklerinizi örteceğim ve sizi içinden nehirler akan cennetlere koyacağım. Artık bundan sonra kim küfranlık ederse doğru yoldan sapmış olur.”

48/Fetih-8
اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِداً وَمُبَشِّراً
Bu kelime "müjde vermek (götürmek)" deyiminde vurgulanmış
وَنَذ۪يراًۙ

Kuşkusuz ki biz seni, şahit, müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik.

48/Fetih-9
لِتُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُۜ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَاَص۪يلاً

Ki (siz insanlar) Allah'a ve elçisine iman edesiniz, ondan tarafa olasınız, onu yüceltesiniz ve sabah akşam onu (Allah'ı) tespih edesiniz.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 09.05.2026
Paylaş: