Kur’an’ı Merkeze Almak

Kur’an’ı merkeze almadıkça birliktelik sağlanamaz.

Müslümanlar arasındaki ikilik, ancak Kur’an’ın birleştiriciliği sayesinde giderilebilir. Yani tefrika ve ihtilaftan kurtulmak, Kur’an’da buluşup uzlaşarak, Kur’an’ı ölçü tutarak mümkün olur.

Kur’an-ı Kerim’i hayatın ve din anlayışının merkezine almanın önemi, bizzat kendi ayetlerinde yer alan tanımlamalar, uyarılar ve yönlendirmelerle açıkça ortaya konur.

1. Kur’an’ın "Beyan Eden, Eksiksiz ve Hükmünde Ortağı olmayan" Bir Kitap Olması

Ayetler, Kur’an'ın din adına ihtiyaç duyulan her şeyi barındırdığını ve başka bir hakikat kaynağına ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta olduğunu vurgular.

  • Her şeyi beyan etmiştir:
Nahl 8916 : 89

Her ümmete kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunlara (ümmetine) şahit tutacağız. Sana kitabı her şeyi beyan edici, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.

  • Eksiksizdir:
Enam 386 : 38

Yerde hareket eden hiçbir canlı, havada kanat çırpan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer topluluk olmasın. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.

  • Hükmünde ortaksızdır:
Kehf 2618 : 26

De ki “Kaldıkları süreyi Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaibini bilmek ona aittir. O, ne güzel görür; o, ne güzel işitir! Onların, ondan başka hiçbir dostu da yoktur. O, hükmüne hiçbir kimseyi ortak etmez.”

2. Yegâne "Hidayet, Nur ve Furkan" Kaynağı Olması

İnsanın doğruyu yanlıştan ayırabilmesi ve karanlıklardan aydınlığa çıkabilmesi için Kur’an tek ölçü (Furkan) ve kılavuz olarak sunulur:

  • En doğru yola iletir:
İsra 917 : 9

Bu Kur'an, mutlaka en doğru yola iletir ve güzel işler yapan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjdeler.

  • Karanlıktan aydınlığa çıkarır:
İbrahim 114 : 1

Elif, lam, ra. Bu, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.

3. "Hüküm ve Anlaşmazlıkların Çözüm" Mercii Olması

Ayetler, insanlar arasındaki inançsal ve ameli ayrılıkların çözümünde Kur’an'ın tek hakem tayin edilmesini emreder:

  • Ayrılıkları çözen hakemdir:
Şura 1042 : 10

Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte Rabb’im Allah, budur. Yalnız ona tevekkül ettim ve ancak ona yöneliyorum.

  • Allah'ın indirdiğiyle hükmetme zorunluluğu:
Maide 445 : 44

“… Kimler Allah'ın indirdikleriyle hüküm vermezlerse işte onlar kâfirlerdir.”

4. Kur’an’dan Hesaba Çekilecek Olma Gerçeği

Ahirette insanların tabi tutulacağı ana sorgu kaynağının Kur’an olacağı ayetle sabittir. Bu durum, onu merkeze almayı bir tercih değil, zorunlu kılar:

  • Sorgu Kitabı:
Zuhruf 4443 : 44

Doğrusu (Kur'an) senin ve kavmin için bir hatırlatmadır. İleride ondan sorguya çekileceksiniz!

5. Beşeri ve Zan İçeren Bilgilere Karşı Uyarılar

Kur’an, kesin bilgiye (vahiye) dayanmayan, zan ve tahminden ibaret olan söylemlerin peşinden gidilmesini kesin bir dille yasaklar:

  • Zanna uymama uyarısı:
Yunus 3610 : 36

Onların çoğu sadece sanısına kapılmıştır. Zan ise asla gerçeğin yerini tutmaz. Allah, onların neler işleyip durduğunu mutlaka biliyor.

  • Bilmediğinin peşine düşmeme:
İsra 3617 : 36

Bilgin olmayan bir şeyin ardına düşme çünkü kulak, göz, kalp bunların hepsi, ondan sorumludur.

Sözün Özü

Ayetlerin çizdiği çerçeveye göre Kur’an; hükmünde eksiksiz, rehberliğinde kusursuz ve ahiretteki sorumluluğun yegâne zeminidir. Dolayısıyla dinî anlayışta ve hayatta vahyi merkeze almak, bizzat Allah'ın kitabında kullarına yüklediği temel bir görevdir.