Süreç-Sonuç Çizgisinde “Say, Ceht ve Salih Amel” Kavramları
Kur'an-ı Kerim insan hayatını bir durağanlık değil, sürekli bir devinim ve çaba alanı olarak tanımlar. Say, ceht ve salih amel kavramlarının süreç ve sonuç ilişkisi, insanın niyet ve emeğinin (süreç) ilahi adalet ve vaatle (sonuç) buluşması esasına dayanır.
Kur’an-ı Kerim, insanın dünya hayatındaki varoluşsal çabasını, sorumluluğunu ve bunun karşılığını say (koşturma), ceht (gayret, mücadele) ve salih amel (iyi ve doğru işler) kavramları üzerinden doğrudan sürecin kendisine endeksler. İlahi ölçüye göre insan, nihai sonuçtan ziyade gösterdiği samimi performanstan ve niyetten sorumludur.
Bu kavramların sadece Kur'an ayetleri çerçevesinde süreç ve sonuç ilişkisi şu şekildedir:
1. Say (Çalışıp Çabalama) Bağlamında Süreç ve Sonuç
Kur'an, insanın ahiretteki karşılığının doğrudan kendi çabasına (sürece) bağlı olduğunu ve bu çabanın kesinlikle zayi edilmeyeceğini (sonuç) açıkça belirtir:
Süreç:
Ve insan için harcadığı emekten (say) başka bir şey yoktur.
Sonuç:
Kuşkusuz, kendi emeği (say) de yakında görülecektir.
Sonra onun karşılığı kendisine eksiksiz verilecektir.
Süreç ve Sonuç:
Kim de ahireti isterse ve mü’min olarak onun gerektirdiği şekilde faaliyet (say) gösterirse işte onların çalışmaları makbule geçmiştir.
Bu ayetler, kulun süreci doğru yönetmesi durumunda, sonucun bizzat Allah tarafından garanti edildiğini gösterir.
2. Ceht (Üstün Gayret) Bağlamında Süreç ve Sonuç
Ceht, kişinin kapasitesini sonuna kadar kullanarak verdiği mücadeleyi ifade eder. Ayetler, bu zorlu süreçte sabır gösterenlerin hidayete ve başarıya ulaştırılacağını vurgular:
Sürecin Hidayet Getirmesi:
Bizim için gayret (ceht) gösterenleri, yolumuzda hidayete erdiririz. Şüphesiz ki Allah, inayette bulunanlarla (muhsinlerle) beraberdir.
Ankebut-69 ayetinde sonuç (hidayete erme), ‘uğurda cehdetme’ sürecine bağlanmıştır.
Cehdin Faydası Sahibine:
Kim, (hak yolda) gayret (ceht) gösterirse sadece kendi yararına gayret göstermiş olur. Çünkü Allah, kullarına da başka yarattıklarına da muhtaç değildir.
Ankebut-6 ayeti, sürecin zorluğuna katlanmanın sonucunun doğrudan kulun kendi manevi tekâmülü olduğunu netleştirir.
3. Salih Amel (Doğru ve Değerli İşler) Bağlamında Süreç ve Sonuç
Kur’an’da kurtuluşa erenlerin vasfı sayılırken neredeyse her zaman "iman" kelimesinin hemen ardından "salih amel" (iyi, doğru, ıslah edici işler) gelir. Salih amel kavramı, doğası gereği tamamen süreç odaklıdır.
Salih amel, inancın eyleme dökülme sürecidir. Kur'an, dünyadaki amellerin (sürecin) ahiretteki karşılığını (sonucu) mutlak bir adalet ve katlanarak artan bir mükafatla ilişkilendirir:
Sonucun Amellere Göre Şekillenmesi:
Erkek ve kadından, kim mü'min olarak güzel iş yaparsa biz ona hayatını tertemiz olarak yaşatırız. Yaptıklarının ecrini de en güzeliyle veririz.
Nahıl-97 ayeti, dünyadaki "salih amel işleme" sürecinin hem dünyevi hem de uhrevi sonucu, doğrudan belirlediğini ortaya koyar.
Sürecin Niteliği:
Hanginizin amelinin daha güzel olduğu konusunda sizi imtihana çekmek için ölümü ve hayatı yaratan odur. O yücedir, bağışlayandır.
Mülk-2 ayetine göre, yaratılışın temel amacı amellerin niceliği (sonucun büyüklüğü) değil, sürecin niteliğidir. (daha güzel amel)
Boşa Gitmeyen Emek:
İman edip yararlı iş yapanlara gelince biz gerçekten güzel davranışta bulunanın ecrine zayiat vermeyiz.
Kehif-30 ayeti, süreci güzelleştirenlerin sonucunun, hüsran olmayacağını teminat altına alır.
Bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size:
De ki "Siz Allah hakkında bizimle tartışmaya mı giriyorsunuz? Oysa o, bizim de Rabb’imiz, sizin de Rabb’inizdir. Bizim yaptığımız işler bize, sizin yaptığınız işler sizedir. Biz ona (Allah’a) gönül verenleriz."
Sözün Özü
Sonuç (Hidayet ve Zafer) Yalnızca Allah’a Aittir
İnsanın en büyük ideallerinden biri olan "başkalarının hidayete ermesi" veya "mutlak başarıya ulaşmak" gibi sonuçlar, peygamberler için bile bir sorumluluk alanı değildir. Kur'an, sonucu tamamen Allah'ın takdirine bırakır ve insana sadece süreci (tebliğ ve çaba) yükler:
Onlara vadettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin görevin sadece duyuruda bulunmaktır (tebliğ). Hesap görmek ise bize aittir.
Sen, sevdiğini, kesinlikle hidayete erdiremezsin. Ama Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi o bilir.
Kur'an-ı Kerim'e göre insan sürecin faili, Allah ise sonucun takdir edicisidir. İnsan say, ceht ve salih amel ile mükellef tutularak adil bir imtihan sürecine tabi kılınmıştır. Bu süreç samimiyet, gayret ve teslimiyetle tamamlandığında ise ulaşılan sonuç (Rahman’ın dilediği ödül ve rıza) mutlak surette kulun lehine tecelli edecektir.