أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

el(I) el koymak

el(i) el koymak Deyim 2) üstüne konmak; 3) zorla almak;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

18/Kehif-79
اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْباً

Gemi, denizde çalışan yoksullarındı. Onu kusurlu yapmak istedim. Çünkü onların ilerisinde, her (sağlam) gemiye el koyan (gasp) bir kral vardı.

18/Kehif-80
وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَاناً وَكُفْراًۚ

Erkek çocuğa gelince, onun anne ve babası mü’min kimselerdi. Onları azgınlığa ve küfre sürükleyeceğine dair endişe (verici bilgi)ye sahiptik.

18/Kehif-81
فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْراً مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْماً

Rablerinin onlara, ondan daha hayırlı, daha arınmış ve daha merhametli bir evlat vermesini istedik.

18/Kehif-82
وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحاًۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ
Bu kelime "üstesinden gelmek" deyiminde vurgulanmış
تَسْطِـعْ
Bu kelime "üstesinden gelmek" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِ صَبْراًۜ۟

“Duvar ise şehirde iki öksüz çocuğundu. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları salih biriydi. Rabb’in diledi ki onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar. (Bu,) Rabb’inden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabırla üstesinden gelemediğin şeylerin içyüzü budur.”

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 21.06.2026
Paylaş: