el(I) el koymak
el(i) el koymak Deyim 2) üstüne konmak; 3) zorla almak;
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Gemi, denizde çalışan yoksullarındı. Onu kusurlu yapmak istedim. Çünkü onların ilerisinde, her (sağlam) gemiye el koyan (gasp) bir kral vardı.
Erkek çocuğa gelince, onun anne ve babası mü’min kimselerdi. Onları azgınlığa ve küfre sürükleyeceğine dair endişe (verici bilgi)ye sahiptik.
Rablerinin onlara, ondan daha hayırlı, daha arınmış ve daha merhametli bir evlat vermesini istedik.
“Duvar ise şehirde iki öksüz çocuğundu. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları salih biriydi. Rabb’in diledi ki onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar. (Bu,) Rabb’inden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabırla üstesinden gelemediğin şeylerin içyüzü budur.”
Bu sayfa yardımcı oldu mu?