أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

(birini) cin tutmak

(birini) cin tutmak Deyim bir inanışa göre cinlerin etkisiyle delirmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

15/Hicir-6
وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌۜ

Dediler: “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen! Seni mutlaka cin tutmuş.”

15/Hicir-7
لَوْ مَا تَأْت۪ينَا بِالْمَلٰٓئِكَةِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

“Doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"

15/Hicir-8
مَا نُنَزِّلُ الْمَلٰٓئِكَةَ اِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُٓوا اِذاً مُنْظَر۪ينَ

Biz, melekleri ancak ve ancak bir amaç ile indiririz. O zaman da onlara zaman verilmez.

23/Mü'minun-23
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحاً اِلٰى قَوْمِه۪ فَقَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ اَفَلَا تَتَّقُونَ

Muhakkak ki biz Nuh’u kavmine gönderdik. O da kavmine "Ey kavmim! Allah’a kul olun. Sizin ondan başka bir ilahınız yoktur, yine de sorumluluk almayacak mısınız?" dedi.

23/Mü'minun-24
فَقَالَ الْمَلَؤُا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يُر۪يدُ اَنْ يَتَفَضَّلَ عَلَيْكُمْۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَنْزَلَ مَلٰٓئِكَةًۚ مَا سَمِعْنَا بِهٰذَا ف۪ٓي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّل۪ينَۚ

Bunun üzerine, kavminden kâfir olan ileri gelenler şöyle dediler: "Bu ancak sizin gibi bir beşerdir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah dileseydi melekler indirirdi. Bunları geçmiş atalarımızdan işitmedik.

23/Mü'minun-25
اِنْ هُوَ اِلَّا رَجُلٌ بِه۪ جِنَّةٌ فَتَرَبَّصُوا بِه۪ حَتّٰى ح۪ينٍ

O, kendisini cin tutmuş bir adamdır. Onu belli bir süre gözetleyin.

26/Şuara-27
قَالَ اِنَّ رَسُولَكُمُ الَّـذ۪ٓي اُرْسِلَ اِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

(Firavun) "Size gönderilmiş olan elçinizi mutlaka cin tutmuştur!" dedi.

26/Şuara-28
قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَاۜ اِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ

(Musa) " Eğer aklınızı kullanıyorsanız o; doğunun, batının ve ikisi arasındakilerin Rabbi’dir." dedi.

37/Saffat-35
اِنَّهُمْ كَانُٓوا اِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ يَسْتَكْبِرُونَۙ

Çünkü onlara; Allah’tan başka ilah yoktur denildiği zaman büyüklük taslayarak direnirlerdi.

37/Saffat-36
وَيَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍۜ

Cin tutmuş bir şair için biz tanrılarımızı mı bırakacağız? derlerdi.

37/Saffat-37
بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ

Hayır! O gerçeği getirdi ve resulleri de doğruladı.

44/Duhan-11
يَغْشَى النَّاسَۜ هٰذَا عَذَابٌ اَل۪يمٌ

(O duman), insanları sarıp kuşatır. Bu, elim bir azaptır.

44/Duhan-12
رَبَّـنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ اِنَّا مُؤْمِنُونَ

“Rabb’imiz! Bizden azabı kaldır, artık biz inananlarız.”

44/Duhan-13
اَنّٰى لَهُمُ الذِّكْرٰى وَقَدْ جَٓاءَهُمْ رَسُولٌ مُب۪ينٌۙ

Nerede onlarda ders almak?.. Oysa onlara apaçık (aktaran) bir elçi gelmişti.

44/Duhan-14
ثُمَّ تَوَلَّوْا عَنْهُ وَقَالُوا مُعَلَّمٌ مَجْنُونٌۢ

Sonra ondan yüz çevirdiler de “Onu birisi yetiştirmiş; onu cin tutmuştur!” dediler.

44/Duhan-15
اِنَّا كَاشِفُوا الْعَذَابِ قَل۪يلاً اِنَّكُمْ عَٓائِدُونَۢ

Biz azabı çok az (bir süre) kaldıracağız ama siz yine (eski hâlinize) döneceksiniz.

51/Zariyat-38
وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ

Musa'da da (ibret vardır). Hani onu apaçık bir belgeyle Firavun'a göndermiştik.

51/Zariyat-39
فَتَوَلّٰى بِرُكْنِه۪ وَقَالَ سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

Ama o ordusuyla birlikte yüz çevirdi ve "O büyücüdür veya onu cin tutmuştur!"

51/Zariyat-40
فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ

Sonunda onu ve askerlerini denize attık. O, kendini kınayıp duruyordu.

51/Zariyat-52
كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

İşte böyle! Onlardan öncekilere de ne zaman bir elçi geldiyse şöyle dediler: "bu mutlaka bir büyücüdür veya onu cin tutmuştur!"

52/Tur-29
فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ

O hâlde onlara hatırlat: Sen, Rabb’inin nimetiyle ne kehanette bulunursun ne de seni cin tutmuştur!

54/Kamer-9
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَـكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ

Onlardan önce Nuh kavmi de yalan kıvırıp ve kulumuz Nuh'u yalancılıkla suçlayıp ‘‘Onu cin tutmuştur!'' diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.

68/Kalem-1
نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَۙ

Nun. Kaleme ve yazdıklarına ant olsun!

68/Kalem-2
مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ

Rabb’inin nimeti sayesinde, seni cin tutmuş değildir.

68/Kalem-51
وَاِنْ يَكَادُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۢ

Kâfir olanlar zikri (Kur’an) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. “Onu mutlaka cin tutmuştur!” diyorlar.

68/Kalem-52
وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ

Oysa o (Kur'an), âlemler için sadece bir hatırlatmadır.

81/Tekvir-22
وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ

Sizin arkadaşınızı (Muhammed as.) cin tutmuş değildir.

81/Tekvir-23
وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ

Ant olsun ki o, onu (Cibril’i) apaçık bir ufukta görmüştür.

81/Tekvir-24
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ

O (Cibril), gaibi (vahyi) kendinde tutmaz.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 14.09.2026
Paylaş: