أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

çamura bulaşmak (batmak)

kirli ve uygunsuz bir işe karışmak.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 24 Nur 11–18

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

24/Nur-11

bağlam

اِنَّ الَّذ۪ينَ جَٓاؤُ۫ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْۜ لَا تَحْسَبُوهُ شَراًّ لَكُمْۜ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْۜ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذ۪ي تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظ۪يمٌ

(Nebi'nin eşine) kara çalanlar, sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir şer sanmayın. Tersine o, sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye, ne günah işlemişse (onun karşılığı) vardır. Onlardan, bu büyük günahı yüklenen (elebaşılık yapan) kimse için de çok büyük bir azap vardır.

24/Nur-12

bağlam

لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَيْراًۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُب۪ينٌ

Onu işittikleri zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin, kendi nefisleri adına hüsnüzan edip “Bu, apaçık bir kara çalmadır.” demeleri gerekmez miydi?

24/Nur-13

bağlam

لَوْلَا جَٓاؤُ۫ عَلَيْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو۬لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ

O iddialarına karşı dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre onlar Allah katında yalancıdırlar.

24/Nur-14

وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ ف۪ي مَٓا اَفَضْتُمْ ف۪يهِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۚ

Dünya ve ahirette üzerinizdeki Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı bulaştığınız bu çamurdan (iftiradan) dolayı size çok büyük bir azap dokunurdu.

24/Nur-15

bağlam

اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِه۪ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّناًۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ

Çünkü siz onu (iftirayı) ağzınıza alıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız o şeyle ilgili de ağzınıza geleni söylüyordunuz ve onu önemsiz bir şey sanıyordunuz. Oysa o Allah katında büyüktür.

24/Nur-16

bağlam

وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَـنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاۗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظ۪يمٌ

Duyduğunuz zaman, bu konuda konuşmak bize yakışmaz. Sen, kudret ve yüceliğine sınır çekilemeyensin! “Bu büyük bir bühtandır!” demeniz gerekmez miydi?

24/Nur-17

bağlam

يَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِه۪ٓ اَبَداً اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَۚ

Eğer iman etmişseniz Allah size öğütte bulunuyor ki asla böyle bir şeye dönmeyesiniz.

24/Nur-18

bağlam

وَيُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰيَاتِۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Allah size ayetleri (böylece) bildiriyor. Allah bilendir, hükmünde tam isabet edendir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 31 Mayıs 2026 Paylaş: