أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

hayrette bırakmak

şaşmasına sebep olmak.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 18 Kehif 9–12, 63
  • 72 Cin 1–15

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

18/Kehif-9

اَمْ حَسِبْتَ اَنَّ اَصْحَابَ الْكَهْفِ وَالرَّق۪يمِ كَانُوا مِنْ اٰيَاتِنَا عَجَباً

Yoksa sen mağara arkadaşlarının ve (onlar için yazılan) anıt kitabenin, sadece hayrette bırakan ayetlerimizden biri olduğunu mu düşünüyorsun?

18/Kehif-10

bağlam

اِذْ اَوَى الْفِتْيَةُ اِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَٓا اٰتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ اَمْرِنَا رَشَداً

Hani o gençler mağaraya sığınmış ve “Rabb’imiz! Katından bize bir rahmet ver ve işimizde bize bir çıkış yolu göster.” (demişlerdi.)

18/Kehif-11

bağlam

فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِن۪ينَ عَدَداًۙ

Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapatmıştık (onları uyutmuştuk).

18/Kehif-12

bağlam

ثُمَّ بَعَثْنَاهُمْ لِنَعْلَمَ اَيُّ الْحِزْبَيْنِ اَحْصٰى لِمَا لَبِثُٓوا اَمَداً۟

Sonra onların (mağarada) kaldıkları süreyi iki taraftan hangisinin daha iyi hesap ettiğini bilelim diye onları uyandırdık.

18/Kehif-63

قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَباً

Gördün mü?.. Hani biz kayanın dibinde mola vermiştik ya, işte orada balığı unutmuşum. Onu bana mutlaka şeytan unutturdu. Hayrette bırakacak bir şekilde o (balık) da denizde gözden kaybolmuş, dedi.

72/Cin-1

قُلْ اُو۫حِيَ اِلَيَّ اَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّ فَقَالُٓوا اِنَّا سَمِعْنَا قُرْاٰناً عَجَباًۙ

De ki "Bana vahyolunduğuna göre cinlerden bir grup (Kur'an'ı) dinlediler ve şöyle dediler: "Doğrusu biz hayrette bırakan bir Kur'an dinledik.”

72/Cin-2

bağlam

يَهْد۪ٓي اِلَى الرُّشْدِ فَاٰمَنَّا بِه۪ۜ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَٓا اَحَداًۙ

(O) hidayete erdiriyor, biz de ona iman ettik. Bundan böyle Rabb’imize asla hiç kimseyi ortak koşmayacağız.

72/Cin-3

bağlam

وَاَنَّهُ تَعَالٰى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَداًۙ

Muhakkak ki Rabb’imizin şanı pek yücedir. O ne bir eş ne de çocuk edinmiştir.

72/Cin-4

bağlam

وَاَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَف۪يهُنَا عَلَى اللّٰهِ شَطَطاًۙ

Doğrusu bizim beyinsizlerimiz, Allah hakkında saçma şeyler söylüyormuş.

72/Cin-5

bağlam

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ تَقُولَ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللّٰهِ كَذِباًۙ

Oysa biz insanların ve cinlerin Allah'a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık.

72/Cin-6

bağlam

وَاَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِنَ الْاِنْسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقاًۙ

İnsanlardan bazıları, cinlerden bazılarına sığınırlardı; bu da onların azgınlıklarını artırırdı.”

72/Cin-7

bağlam

وَاَنَّهُمْ ظَنُّوا كَمَا ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ اَحَداًۙ

Onlar da sizin sandığınız gibi Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceğini sanmışlardı.

72/Cin-8

bağlam

وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَساً شَد۪يداً وَشُهُباًۙ

Ve (yine cinler şöyle dediler): “Doğrusu biz semayı kolaçan ettik. Ama onu şedit bekçilerle ve (yakıcı) ışınlarla dolu bulduk.

72/Cin-9

bağlam

وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَاباً رَصَداًۙ

Oysa biz, duyum almak için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa (hemen) kendisini izleyen bir alev topuyla karşılaşıyor.’

72/Cin-10

bağlam

وَاَنَّا لَا نَدْر۪ٓي اَشَرٌّ اُر۪يدَ بِمَنْ فِي الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَداًۙ

Bu yüzden “Yeryüzündekiler için şer mi isteniyor yoksa Rabb’imiz bir hayır mı diliyor?" biz bilemeyiz.

72/Cin-11

bağlam

وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَداًۙ

Bizden salih olanlar da var, bunun aşağısında olanlar da… Biz, çeşit çeşit yollara ayrılmış gruplardık.

72/Cin-12

bağlam

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَباًۙ

Şu gerçeği şüphesiz anladık ki biz yeryüzünde Allah'ı acze düşüremeyeceğiz, (başka yere) kaçıp elinden de kurtulamayacağız.

72/Cin-13

bağlam

وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْساً وَلَا رَهَقاًۙ

Ve biz doğruluğa ileteni (Kur'an’ı) duyunca ona iman ettik. Kim Rabb’ine iman ederse (sevabının) eksik verilmesinden de haksızlığa uğratılmaktan da korkmaz.

72/Cin-14

bağlam

وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَداً

Bizden Müslümanlar da var, haksızlık edenler (doğru yoldan sapanlar) de... Kimler Müslüman olmuşsa işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.

72/Cin-15

bağlam

وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَباًۙ

Haksızlık edenler ise cehennem için odun olmuşlardır."

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 9 Eylül 2026 Paylaş: