teslimiyet göstermek
teslimiyet göstermek Deyim birinin isteğini olduğu gibi kabul etmek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
İbrahim, İsmail'le birlikte Beyt’in duvarlarını yükseltirken (ikisi şöyle dua etmişlerdi:) “Rabbimiz! Bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, sen (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilensin.”
Rabb’imiz! Bizi sana teslimiyet gösterenler(den) kıl; neslimizden de teslimiyet gösterenler(den) bir ümmet (kıl)! Bize ibadetlerimiz için erkân göster; tövbemizi kabul et! Şüphesiz ki yalnızca sen tövbeleri çok kabul edensin; çok merhametlisin.
Rabb’i ona "teslimiyet göster!" dediği zaman "Âlemlerin Rabb’ine teslimiyet gösterdim." demişti.
“Biz Allah'a, bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarına indirilene; Musa ve İsa'ya verilen ile nebilere Rabb’inden verilene iman ettik. Onların arasında bir fark gözetmeyiz. Biz ona teslimiyet gösterenleriz.” deyin.
O, melekleri ve nebileri Rab edinmenizi emretmez. Siz teslimiyet gösterdikten sonra, o size hiç küfrü emreder mi?
Biz, her elçiyi -Allah’ın izni ile- ancak kendilerine itaat edilmesi için gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettiklerinde sana gelip de Allah’tan bağışlanma dileselerdi ve Resul de onlar için bağışlanma dileseydi, Allah’ı tövbeleri kabul eden ve merhametli olarak bulurlardı.
Hayır öyle değil. Rabb’ine ant olsun, aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem seçip sonra senin verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle teslimiyet göstermedikçe iman etmiş olmazlar.
Musa dedi ki "Ey kavmim! Eğer siz Allah'a iman edip teslimiyet göstermişseniz artık sadece ona tevekkül edin."
Dediler ki “Biz Allah’a tevekkül ettik. Rabb’imiz, bizi zalim toplum için deneme konusu yapma.
Bizi kâfir kavimden rahmetinle kurtar.”
Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Size hayvan derilerinden hem göç gününde hem ikamet ettiğiniz günde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler var etti. Yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından bir süreye kadar kullanabileceğiniz giyimlikler ve geçimlikler var etmiştir.
Allah, yarattıklarından sizin için gölgelikler kıldı. Dağlarda da sizin için sığınaklar kıldı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaş esnasında koruyacak zırhlar da var etti. İşte O, üzerinizdeki nimetini böyle tamamlamaktadır, umulur ki teslimiyet gösterirsiniz.
De ki “Bana ilahınızın yalnızca bir ilah olduğu vahyolunuyor artık teslimiyet gösterecek misiniz?”
Eğer yüz çevirirlerse de ki (Bana emrolunanı) size açıkça bildirdim. Artık size vadedilen şey (mahşerde toplanma zamanı) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
"Bana karşı kendinizi üstün görmeyin ve teslimiyet göstererek bana gelin." diye (yazılı).
(Süleyman) "Ey ileri gelenler! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce hanginiz onun (Melike’nin) tahtını bana getirebilir?" dedi.
Cinlerden bir ifrit "Sen makamından kalkmadan önce ben onu sana getiririm. Gerçekten ben kendisine güven duyulacak güçlü biriyim." dedi.
Kendisinde kitaptan bir ilim bulunan kişi "Sen göz kırpmadan ben onu sana getiririm." dedi. (Süleyman) onu yanına yerleşmiş hâlde görünce dedi ki "Bu Rabb’imin fazlındandır. Şükredecek miyim yoksa küfranlık (nankörlük) mı edeceğim diye beni imtihana çekmek için… Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Kim de küfranlık (nankörlük) ederse kuşkusuz ki Rabb’im hiçbir şeye ihtiyaç duymayandır, kerem sahibidir.
Tahtının şeklini değiştirin; bakalım doğru yolu bulacak mı, yoksa doğru yolu bulamayanlardan mı olacak?" dedi.
(Melike) gelince "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. O da “Sanki o. Bize daha önce bilgi verilmiş ve biz zaten teslimiyet göstermiştik." dedi.
Allah’tan başka kulluk ettikleri onu alıkoymuştu. Çünkü o, kâfir bir kavimdendi.
Ona "Köşke gir!" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve eteğini topladı. (Süleyman) “Bu, (zemini) camdan yapılmış bir köşktür.” dedi. Melike de “Rabb’im! Ben kendime zulmetmişim. Süleyman’la beraber âlemlerin Rabb’i olan Allah’a teslim oldum.” dedi.
Size ne oluyor ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?
Hayır! Onlar bugün teslimiyet göstermişlerdir.
Birbirlerine dönüp sorarlar.
Derler ki "Doğrusu siz bize sağdan geliyordunuz."
Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki “Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı davet edileceksiniz. Onlarla savaşırsınız veya onlar teslimiyet gösterirler. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız size can yakıcı bir azapla azap verir.
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Rasul’üne itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse ona can yakıcı bir azapla azap verir.
Muttakiler için Rableri katında, Naim Cennetleri vardır.
(Allah’a) teslimiyet gösterenleri suçlularla bir mi tutacağız!
Bu sayfa yardımcı oldu mu?