أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

üstün bulmak (görmek)

üstün bulmak (görmek) Deyim bir şeyi veya kimseyi başkasından daha değerli bulmak veya görmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

10/Yunus-83
فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ
Bu kelime "aşırı gitmek" deyiminde vurgulanmış

Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korktukları için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde kendini üstün gören (bir diktatör) ve aşırı gidenlerden idi.

17/İsra-3
ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۜ اِنَّهُ كَانَ عَبْداً شَكُوراً

Ey Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın çocukları! Şüphesiz o, şükreden bir kuldu.

17/İsra-4
وَقَضَيْنَٓا اِلٰى بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ فِي الْكِتَابِ لَتُفْسِدُنَّ
Bu kelime "fesat çıkarmak (fesada vermek)" deyiminde vurgulanmış
فِي الْاَرْضِ مَرَّتَيْنِ وَلَتَعْـلُنَّ عُـلُواًّ كَب۪يراً

Biz; Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa fesat çıkaracaksınız ve büyüklenip kendinizi çok üstün göreceksiniz.” diye aktardık.

23/Mü'minun-45
ثُمَّ اَرْسَلْنَا مُوسٰى وَاَخَاهُ هٰرُونَ بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ

Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.

23/Mü'minun-46
اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاسْتَكْـبَرُوا وَكَانُوا قَوْماً عَال۪ينَۚ

Firavun'a ve ileri gelenlerine... Ancak onlar, büyüklük taslayan ve kendilerini üstün gören bir kavim idi.

23/Mü'minun-47
فَقَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لِبَشَرَيْنِ مِثْلِنَا وَقَوْمُهُمَا لَنَا عَابِدُونَۚ

"Kavimleri bize kölelik ederken bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacağız?” dediler.

23/Mü'minun-48
فَكَذَّبُوهُمَا فَكَانُوا مِنَ الْمُهْلَك۪ينَ

Böylece onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.

23/Mü'minun-49
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Muhakkak ki biz Musa’ya hidayete ulaşsınlar diye kitabı verdik.

23/Mü'minun-50
وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَاُمَّهُٓ اٰيَةً وَاٰوَيْنَاهُمَٓا اِلٰى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَع۪ينٍ۟

Biz Meryem oğlu (İsa’yı) ve annesini bir ayet yaptık. İkisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepeye yerleştirdik.

27/Nemil-14
وَجَحَدُوا
Bu kelime "hiçe saymak (indirgemek)" deyiminde vurgulanmış
بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَٓا اَنْفُسُهُمْ ظُلْماً وَعُلُواًّۜ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِد۪ينَ۟
Bu kelime "fesat çıkarmak (fesada vermek)" deyiminde vurgulanmış

Nefisleri kabul ettiği hâlde, zulümleri ve (kendilerini) üstün görmeleri dolayısıyla bunları hiçe saydılar. Artık sen, fesat çıkaranların nasıl bir akıbete uğratıldıklarına bir bak.

27/Nemil-31
اَلَّا تَعْلُوا عَلَيَّ وَأْتُون۪ي مُسْلِم۪ينَ۟
Bu kelime "teslimiyet göstermek" deyiminde vurgulanmış

"Bana karşı kendinizi üstün görmeyin ve teslimiyet göstererek bana gelin." diye (yazılı).

28/Kasas-83
تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذ۪ينَ لَا يُر۪يدُونَ عُلُواًّ فِي الْاَرْضِ وَلَا فَسَاداًۜ
Bu kelime "fesat çıkarmak (fesada vermek)" deyiminde vurgulanmış
وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ

İşte Ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde (kendilerini) üstün görmeyen ve fesat çıkarmayan kimselere veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir.

44/Duhan-19
وَاَنْ لَا تَعْلُوا عَلَى اللّٰهِۚ اِنّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۚ

“Allah’a karşı kendinizi üstün görmeyin. Ben size apaçık bir belge getiriyorum.”

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 19.05.2026
Paylaş: