أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

canı çekmek

bir şeyi istemek, istek duymak, arzulamak.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 16 Nahıl 56–60
  • 21 Enbiya 101–103
  • 41 Fussilet 31–32
  • 43 Zuhruf 69–73
  • 52 Tur 19–22
  • 56 Vakıa 17–21
  • 77 Mürselat 41–45

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

16/Nahıl-56

bağlam

وَيَجْعَلُونَ لِمَا لَا يَعْلَمُونَ نَص۪يباً مِمَّا رَزَقْنَاهُمْۜ تَاللّٰهِ لَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنْتُمْ تَفْتَرُونَ

Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a ant olsun ki iftira attığınız şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!

16/Nahıl-57

وَيَجْعَلُونَ لِلّٰهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُۙ وَلَهُمْ مَا يَشْتَهُونَ

Onlar kızları (kendilerince) Allah’a yakıştırıyorlar. O bundan münezzehtir. Kendilerine ise canlarının çektiğini...

16/Nahıl-58

bağlam

وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَداًّ وَهُوَ كَظ۪يمٌۚ

Onlardan birine kız müjdelendiği zaman yüzü karışır (kararır), küplere biner.

16/Nahıl-59

bağlam

يَتَوَارٰى مِنَ الْقَوْمِ مِنْ سُٓوءِ مَا بُشِّرَ بِه۪ۜ اَيُمْسِكُهُ عَلٰى هُونٍ اَمْ يَدُسُّهُ فِي التُّرَابِۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ

Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı toplumundan gizlenir, onu aşağılanarak tutsun mu yoksa toprağa mı gömsün? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!

16/Nahıl-60

bağlam

لِلَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ مَثَلُ السَّوْءِۚ وَلِلّٰهِ الْمَثَلُ الْاَعْلٰىۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ۟

Kötü sıfatlar ahirete inanmayanlara aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O güçlü olandır, hükmü geçendir.

21/Enbiya-101

bağlam

اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ

Kendileri için katımızdan en güzeli takdir edilmiş olanlara gelince bunlar cehennemden uzak kalacaklardır.

21/Enbiya-102

لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ

Onlar cehennemin uğultusunu işitmezler. Onlar canlarının çektiği nimetler içinde sürekli kalırlar.

21/Enbiya-103

bağlam

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

En büyük dehşet onları üzmez. Melekler onları “Bu, size vadedilen gününüzdür.” diye karşılarlar.

41/Fussilet-31

نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَـه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ

“Dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınız biziz. Orada canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır.

41/Fussilet-32

bağlam

نُزُلاً مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟

Bağışlayıcı ve merhametli olan Allah’tan bir ağırlanma olarak…”

43/Zuhruf-69

bağlam

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ

Onlar, ayetlerimize iman etmiş ve Müslüman olmuşlardır.

43/Zuhruf-70

bağlam

اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ

Siz ve eşleriniz cennete girin, (orada) ağırlanacaksınız..

43/Zuhruf-71

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ

Orada canlarının çektiği ve gözlerin lezzet aldığı her şey var. Ve siz orada sonsuza kadar kalacaksınız.

43/Zuhruf-72

bağlam

وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

İşte yaptıklarınıza karşılık mirasçısı kılındığınız cennet budur.

43/Zuhruf-73

bağlam

لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ

Orada sizin için bolca meyveler vardır ve onlardan yersiniz.

52/Tur-19

bağlam

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ

“Yiyip için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”

52/Tur-20

bağlam

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ

Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak...” Bir de cennette onları kusursuz bakışlı temiz eşlerle denkleştirip eşleştireceğiz.

52/Tur-21

bağlam

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ

İman edip nesilleri de imanda kendilerini izleyenler var ya, onların nesillerini kendilerine katmış ve kendi amellerinden bir şey eksiltmemişizdir. Her kişi kazandığına karşılık rehin alınmıştır.

52/Tur-22

وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ

Onlara canlarının çektiği meyvelerden ve etten bol bol vermişizdir.

56/Vakıa-17

bağlam

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ

(Onların) etrafında ölümsüzlüğe kavuşturulmuş gençler pervane olacaklar.

56/Vakıa-18

bağlam

بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ

(Ellerinde) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle…

56/Vakıa-19

bağlam

لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ

Onlardan ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

56/Vakıa-20

bağlam

وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ

Bir de beğenip seçtikleri meyvelerle...

56/Vakıa-21

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ

Ve canlarının çektiği kuş etiyle (pervane olacaklar).

77/Mürselat-41

bağlam

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) mutlaka gölgelerde ve pınar başlarında (olacaklar).

77/Mürselat-42

وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ

Canlarının çektiği bütün meyveler (vardır).

77/Mürselat-43

bağlam

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“Yiyip için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”

77/Mürselat-44

bağlam

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Şüphesiz ki biz, muhsinleri işte böyle ödüllendiririz.

77/Mürselat-45

bağlam

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 7 Temmuz 2026 Paylaş: