أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

yazıklar olsun

yazıklar olsun Deyim üzüntü ve kınamanın çokluğunu anlatan bir söz.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-79
فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِاَيْد۪يهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هٰذَا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ لِيَشْتَرُوا بِه۪ ثَمَناً قَل۪يلاًۜ فَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا كَتَبَتْ اَيْد۪يهِمْ وَوَيْلٌ لَهُمْ مِمَّا يَكْسِبُونَ

Yazıklar olsun kendi elleriyle kitap yazıp sonra onu az bir bedele satmak için “Bu Allah katındandır.” diyenlere! Yazıklar olsun onların elleriyle yazdıklarına! Yazıklar olsun onların kazandıklarına!

5/Maide-31
فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَاباً يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ

Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım. Kardeşimin cesedini gömeyim.” dedi ve ettiğine nedamet duyanlardan oldu.

14/İbrahim-1
الٓـرٰ۠ كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِـاِذْنِ رَبِّهِمْ اِلٰى صِرَاطِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ

Elif, lam, ra. Bu, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.

14/İbrahim-2
اَللّٰهِ الَّذ۪ي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَوَيْلٌ لِلْكَافِر۪ينَ مِنْ عَذَابٍ شَد۪يدٍۙ

O Allah ki göklerde ve yerde olanların hepsi onundur. Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı bu gerçeği görmeyen kâfirlere yazıklar olsun!

20/Taha-61
قَالَ لَهُمْ مُوسٰى وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا عَلَى اللّٰهِ كَذِباً فَيُسْحِتَكُمْ بِعَذَابٍۚ وَقَدْ خَابَ مَنِ افْتَرٰى

Musa onlara dedi ki “Yazıklar olsun size! Allah’a yalan (sözler) ile iftira atmayın. Yoksa azap ile kökünüzü kurutur. Çünkü (Allah’a) iftira atanlar darmaduman olmuştur.”

21/Enbiya-46
وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Yemin olsun, onlara Rabb’inin azabından hafif bir esinti dokunsa “Yazıklar olsun bize ki gerçekten zalimlermişiz!” derler.

21/Enbiya-97
وَاقْتَرَبَ الْوَعْدُ الْحَقُّ فَاِذَا هِيَ شَاخِصَةٌ اَبْصَارُ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ يَا وَيْلَنَا قَدْ كُنَّا ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا بَلْ كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Ve gerçek vaat (Saat) yaklaşınca, birden, kâfirlerin gözleri yuvalarından fırlar! “Yazıklar olsun bize!..” “Biz bundan tam bir gaflet içindeydik. Hayır! Bizler zalim kimselerdik.”

25/Furkan-28
يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَاناً خَل۪يلاً

Yazıklar olsun bana! Keşke falancaya yakınlık göstermeseydim!

38/Sad-27
وَمَا خَلَقْنَا السَّمَٓاءَ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَاطِلاًۜ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۚ فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِۜ

Biz göğü, yeri ve bu ikisinin arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu kâfirlerin zannıdır. (İçine atılacakları) ateşten dolayı kâfirlere yazıklar olsun!

39/Zümer-22
اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Allah kimin göğsünde İslam'a yer açarsa o, Rabb’inden bir nur üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri kararmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapkınlık içindedirler.

41/Fussilet-6
قُلْ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحٰٓى اِلَيَّ اَنَّـمَٓا اِلٰهُـكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَق۪يمُٓوا اِلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُۜ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِك۪ينَۙ

De ki “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Yalnızca bana, ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Öyleyse ona yönelin, ondan bağışlanma dileyin. Şirk koşanlara yazıklar olsun!”

45/Casiye-7
وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَث۪يمٍۙ

Yazıklar olsun her bir günahkâr yalancıya!

45/Casiye-8
يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ تُتْلٰى عَلَيْهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِراً كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَاۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir sonra sanki hiç işitmemiş gibi, büyüklenmekte ısrar eder. Onu acıklı bir azapla müjdele.

45/Casiye-9
وَاِذَا عَلِمَ مِنْ اٰيَاتِنَا شَيْـٔاًۨ اتَّخَذَهَا هُزُواًۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌۜ

(O) ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için yerden yere vurucu bir azap vardır!

45/Casiye-10
مِنْ وَرَٓائِهِمْ جَهَنَّمُۚ وَلَا يُغْن۪ي عَنْهُمْ مَا كَسَبُوا شَيْـٔاً وَلَا مَا اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَوْلِيَٓاءَۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۜ

Arkalarında cehennem var. Kazandıkları da, Allah'tan başka edindikleri dostlar da kendilerinden bir şey savamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.

51/Zariyat-56
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etmeleri için yarattım.

51/Zariyat-57
مَٓا اُر۪يدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُر۪يدُ اَنْ يُطْعِمُونِ

Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve beni doyurmalarını da istemiyorum.

51/Zariyat-58
اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُوالْقُوَّةِ الْمَت۪ينُ

Kuşkusuz ki rızkı veren, sağlam güç sahibi olan Allah'tır.

51/Zariyat-59
فَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذَنُوباً مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ

Bu haksızlığı yapanların, benzerleri gibi elbette azaptan payları vardır. Artık onun acele gelmesini istemesinler.

51/Zariyat-60
فَوَيْلٌ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذ۪ي يُوعَدُونَ

Kendilerine vadedilen o günlerinden dolayı kâfirlere yazıklar olsun!

52/Tur-8
مَا لَهُ مِنْ دَافِـعٍۙ

Ona engel olacak bir şey yoktur.

52/Tur-9
يَوْمَ تَمُورُ السَّمَٓاءُ مَوْراًۙ

O gün gök bir çalkalanış çalkalanır.

52/Tur-10
وَتَس۪يرُ الْجِبَالُ سَيْراًۜ

Ve dağlar bir yürüyüş yürür ki!

52/Tur-11
فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ

İşte o gün, yalanlayanlara yazıklar olsun!

75/Kıyamet-31
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ

O ne tasdik etti ne de destek oldu.

75/Kıyamet-32
وَلٰـكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ

Sadece yalanladı ve yüz çevirdi.

75/Kıyamet-33
ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ

Sonra da çalım satarak yandaşlarına gitti.

75/Kıyamet-34
اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ

Sana yazıklar olsun! Yazıklar!..

75/Kıyamet-35
ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ

Sana yine yazıklar olsun! Yazıklar!..

77/Mürselat-15
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!

77/Mürselat-16
اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّل۪ينَۜ

Öncekileri biz helak etmedik mi?

77/Mürselat-17
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِر۪ينَ

Sonrakileri de sıraya dizeriz.

77/Mürselat-18
كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ

Mücrimlere biz böyle yaparız.

77/Mürselat-19
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!

77/Mürselat-20
اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ

Biz sizi bayağı bir sudan yaratmadık mı?

77/Mürselat-21
فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ

Sonra onu sağlam bir yere yerleştirdik.

77/Mürselat-22
اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ

Belirli bir vakte kadar.

77/Mürselat-23
فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ

Biz böyle takdir ettik. Ne güzel takdir ediciyiz!

77/Mürselat-24
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!

77/Mürselat-25
اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتاًۙ

Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı?

77/Mürselat-26
اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتاًۙ

Hem diriler hem ölüler için…

77/Mürselat-27
وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتاًۜ

Üstüne de sapasağlam, yüce dağlar diktik; size tatlı bir su içirdik.

77/Mürselat-28
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-29
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ

Haydi, yalanlayıp durduğunuz şeye gidin!

77/Mürselat-30
اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ

Üç dala ayrılmış gölgeye gidin.

77/Mürselat-31
لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ

(O) ne gölge eder (serinletir) ne alevden korur.

77/Mürselat-32
اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ

Bina büyüklüğünde kıvılcımlar çıkarır.

77/Mürselat-33
كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ

Bunlar sanki birer kızıl devedir.

77/Mürselat-34
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-35
هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

77/Mürselat-36
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

Özür dilemelerine bile müsaade edilmez.

77/Mürselat-37
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!

77/Mürselat-38
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ

İşte bu, ayrım günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.

77/Mürselat-39
فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ

Eğer bir hileniz varsa haydi bana hile yapın.

77/Mürselat-40
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-41
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) mutlaka gölgelerde ve pınar başlarında (olacaklar).

77/Mürselat-42
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ

Canlarının çektiği bütün meyveler (vardır).

77/Mürselat-43
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“Yiyip için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”

77/Mürselat-44
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Şüphesiz ki biz, muhsinleri işte böyle ödüllendiririz.

77/Mürselat-45
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-46
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلاً اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ

Yiyin ve çok az da sefanızı sürün. Siz, gerçekten mücrimsiniz.

77/Mürselat-47
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-48
وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ

Onlara “Rükû edin!” denildiğinde rükû etmezler.

77/Mürselat-49
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

77/Mürselat-50
فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ

Bundan sonra hangi söze inanacaklar.

83/Mutaffifin-1
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ

Ölçü ve tartıda hile yapanlara, yazıklar olsun!

83/Mutaffifin-2
اَلَّذ۪ينَ اِذَا ا‌كْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَۘ

Onlar, insanlardan ölçerek bir şey aldıklarında noksansız alırlar.

83/Mutaffifin-3
وَاِذَا كَالُوهُمْ اَوْ وَزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَۜ

Ama kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.

83/Mutaffifin-4
اَلَا يَظُنُّ اُو۬لٰٓئِكَ اَنَّهُمْ مَبْعُوثُونَۙ

Yoksa onlar, diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

83/Mutaffifin-5
لِيَوْمٍ عَظ۪يمٍۙ

Büyük gün için...

83/Mutaffifin-10
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ

O gün, yalanlayanlara yazıklar olsun!

83/Mutaffifin-11
اَلَّذ۪ينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدّ۪ينِۜ

Onlar, din gününü yalanlamaktadır.

83/Mutaffifin-12
وَمَا يُكَذِّبُ بِه۪ٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَث۪يمٍۙ

Onu sadece yasakları çiğneyen günaha girmişler, yalanlar.

104/Hümeze-1
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۨۙ

Laf yapan, kaş göz eden herkese yazıklar olsun!

104/Hümeze-2
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالاً وَعَدَّدَهُۙ

O, mal biriktirdi ve onu sayıp durdu.

104/Hümeze-3
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ

Malının kendisini ölümsüzleştireceğini sanır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 17.06.2026
Paylaş: