yazıklar olsun
yazıklar olsun Deyim üzüntü ve kınamanın çokluğunu anlatan bir söz.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Yazıklar olsun o kimselere ki elleriyle kitap yazarlar, sonra az bir menfaat elde etmek için, yazdıklarının Allah katından olduğunu söylerler! Yazıklar olsun elleriyle yazdıklarına, bundan dolayı kazandıklarına da yazıklar olsun!
Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. (Katil kardeş) “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar da olamadım. Kardeşimin cesedini gömeyim.” dedi ve ettiğine nedamet duyanlardan oldu.
Elif, lam, ra. Bu, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.
O Allah ki göklerde ve yerde olanların hepsi onundur. Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı bu gerçeği görmeyen kâfirlere yazıklar olsun!
Musa onlara dedi ki “Yazıklar olsun size! Allah’a yalan (sözler) ile iftira atmayın. Yoksa azap ile kökünüzü kurutur. Çünkü (Allah’a) iftira atanlar darmaduman olmuştur.”
Ve gerçek vaat (ölüm, kıyamet) yaklaşınca, birden, inkâr edenlerin gözleri yuvalarından fırlar! “Yazıklar olsun bize!” (derler.) “Gerçekten biz, bu durumdan habersizmişiz hatta biz zalim kimselermişiz.”
Yazıklar olsun bana! Keşke falancaya yakınlık göstermeseydim!
Allah kimin gönlünü İslam'a açmışsa o, Rabb’inden bir nur üzerinde değil midir? Allah'ı anmak hususunda kalpleri kararmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
De ki “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Yalnızca bana, ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Öyleyse ona yönelin, ondan bağışlanma dileyin. Şirk koşanlara yazıklar olsun!”
Yazıklar olsun her bir günahkâr yalancıya!
Kendisine okunan Allah’ın ayetlerini işitir sonra sanki hiç işitmemiş gibi, büyüklenmekte ısrar eder. Onu acıklı bir azapla müjdele.
(O) ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için yerden yere vurucu bir azap vardır!
Arkalarında cehennem var. Kazandıkları da, Allah'tan başka edindikleri dostlar da kendilerinden bir şey savamaz. Onlar için büyük bir azap vardır.
Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!
Öncekileri biz helak etmedik mi?
Sonrakileri de sıraya dizeriz.
Mücrimlere biz böyle yaparız.
Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!
Biz sizi bayağı bir sudan yaratmadık mı?
Sonra onu sağlam bir yere yerleştirdik.
Belirli bir vakte kadar.
Biz böyle takdir ettik. Ne güzel takdir ediciyiz!
Yazıklar olsun, o gün yalanlayanlara!
Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı?
Hem diriler hem ölüler için…
Üstüne de sapasağlam, yüce dağlar diktik; size tatlı bir su içirdik.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Haydi, yalanlayıp durduğunuz şeye gidin!
Üç dala ayrılmış gölgeye gidin.
(O) ne gölge eder (serinletir) ne alevden korur.
Bina büyüklüğünde kıvılcımlar çıkarır.
Bunlar sanki birer kızıl devedir.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.
Özür dilemelerine bile müsaade edilmez.
Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!
İşte bu, ayrım günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
Eğer bir hileniz varsa haydi bana hile yapın.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Kuşkusuz ki takva sahipleri, gölgelerde ve pınar başlarındadır.
Canlarının çektiği bütün meyveler (vardır).
“Yiyip için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”
Şüphesiz ki biz, güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
(Ey inkârcılar!) Siz nimetlerden yiyin ve bir süre daha sefanızı sürün bakalım. Fakat şunu iyi bilin ki sizler gerçekten mücrimlersiniz.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Onlara “Rükû edin!” denildiğinde rükû etmezler.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Bundan sonra hangi söze inanacaklar.
Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!
Bu sayfa yardımcı oldu mu?