أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

göz açtırmamak

göz açtırmamak Deyim başka bir iş yapmasına vakit veya imkân vermemek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-162
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

Hep orada kalacaklar. Artık onların azapları hafifletilmez ve onlara göz de açtırılmaz.

2/Bakara-163
وَاِلٰهُكُمْ اِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّح۪يمُ۟

Sizin İlahınız tek bir İlahtır. Ondan başka ilah yoktur. O, rahmandır, rahîmdir.

3/Aliimran-87
اُو۬لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ۬هُمْ اَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَۙ

İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanlığın lanetine uğramalarıdır.

3/Aliimran-88
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ

Hep orada kalacaklar. Artık onların azapları hafifletilmez ve onlara göz de açtırılmaz.

6/Enam-8
وَقَالُوا لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَيْهِ مَلَكٌۜ وَلَوْ اَنْزَلْنَا مَلَكاً لَقُضِيَ
Bu kelime "iş bitirmek " deyiminde vurgulanmış
الْاَمْرُ
Bu kelime "iş bitirmek " deyiminde vurgulanmış
ثُمَّ لَا يُنْظَرُونَ

"Ona bir melek indirilseydi ya!" dediler. Bir melek indirseydik iş bitirilmiş olurdu ve onlara göz bile açtırılmazdı.

7/Araf-195
اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَاۘ اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَاۜ قُلِ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ ثُمَّ ك۪يدُونِ
Bu kelime "tuzak kurmak " deyiminde vurgulanmış
فَلَا تُنْظِرُونِ

Yürüyecekleri ayakları mı var? Yoksa tutacakları elleri mi var? Veya görecekleri gözleri mi var? Yoksa işitecekleri kulakları mı var? De ki “Ortak koştuğunuz şeyleri çağırın. Sonra bana tuzak kurun (elinizden geliyorsa) bana hiç göz açtırmayın.

11/Hud-55
مِنْ دُونِه۪ فَك۪يدُون۪ي
Bu kelime "tuzak kurmak " deyiminde vurgulanmış
جَم۪يعاً ثُمَّ لَا تُنْظِرُونِ

Ondan başkasından (uzağım). Haydi hepiniz bana tuzak kurun, sonra bana hiç göz açtırmayın (elinizden ne gelirse yapın)!

16/Nahıl-85
وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا الْعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

O zulmedenler azabı görünce artık onlardan azap hafifletilmez, onlara göz de açtırılmaz.

16/Nahıl-86
وَاِذَا رَاَ الَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا
Bu kelime "şirk koşmak " deyiminde vurgulanmış
شُرَكَٓاءَهُمْ قَالُوا رَبَّـنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ شُرَكَٓاؤُ۬نَا الَّذ۪ينَ كُنَّا نَدْعُوا مِنْ دُونِكَۚ فَاَلْقَوْا اِلَيْهِمُ الْقَوْلَ اِنَّكُمْ لَكَاذِبُونَۚ

(Allah'a) şirk koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki “Rabb’imiz! İşte bunlar, seni bırakıp da tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Onlar da bunlara: “Siz mutlaka yalancılarsınız.” diye laf atarlar.

16/Nahıl-87
وَاَلْقَوْا
Bu kelime "teslim bayrağı çekmek" deyiminde vurgulanmış
اِلَى اللّٰهِ يَوْمَئِذٍۨ السَّلَمَ
Bu kelime "teslim bayrağı çekmek" deyiminde vurgulanmış
وَضَلَّ
Bu kelime "yüzüstü bırakmak" deyiminde vurgulanmış
عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَفْتَرُونَ

İşte o gün, Allah’a teslim bayrağını çekerler ve uydurdukları tarafından da yüzüstü bırakılırlar.

16/Nahıl-88
اَلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ زِدْنَاهُمْ عَذَاباً فَوْقَ الْعَذَابِ بِمَا كَانُوا يُفْسِدُونَ

Kâfirlerin ve Allah’ın yolundan alıkoyanların fesat çıkarmalarına karşılık azaplarına azap kattık.

21/Enbiya-40
بَلْ تَأْت۪يهِمْ بَغْتَةً فَتَبْهَتُهُمْ
Bu kelime "(birini) şaşkına çevirmek" deyiminde vurgulanmış
فَلَا
Bu kelime "üstesinden gelmek" deyiminde vurgulanmış
يَسْتَط۪يعُونَ
Bu kelime "üstesinden gelmek" deyiminde vurgulanmış
رَدَّهَا
Bu kelime "geri çevirmek" deyiminde vurgulanmış
وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

Hayır o, onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkına çevirecek. Artık onu geri çevirmenin üstesinden gelemezler, kendilerine de göz açtırılmaz.

32/Secde-23
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَلَا تَكُنْ ف۪ي مِرْيَةٍ مِنْ لِقَٓائِه۪ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۚ

Ant olsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona (öyle bir kitaba) kavuşmaktan şüphe içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına bir yol gösterici yapmıştık.

32/Secde-24
وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُواۜ وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ
Bu kelime "(bir şeye) kanaat getirmek " deyiminde vurgulanmış

Sabrettiklerinde onlardan, bizim emrimizle doğruya ileten önderler çıkardık. Onlar ayetlerimize de kanaat getiriyorlardı.

32/Secde-25
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ف۪يمَا كَانُوا ف۪يهِ يَخْتَلِفُونَ

Rabb’in, ihtilafa düştükleri konularda kıyamet günü aralarını ayıracaktır.

32/Secde-26
اَوَلَمْ
Bu kelime "yola getirmek " deyiminde vurgulanmış
يَهْدِ
Bu kelime "yola getirmek " deyiminde vurgulanmış
لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا
Bu kelime "helak etmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي
Bu kelime "yurt edinmek (tutmak) " deyiminde vurgulanmış
مَسَاكِنِهِمْۜ
Bu kelime "yurt edinmek (tutmak) " deyiminde vurgulanmış
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا
Bu kelime "kulak vermek " deyiminde vurgulanmış
يَسْمَعُونَ
Bu kelime "kulak vermek " deyiminde vurgulanmış

Kendilerinden önce nice nesilleri helak etmiş olmamız onları yola getirmedi mi? Oysa kendileri de onların yurt edindikleri yerlerde dolaşıyorlar. Şüphesiz bunda ayetler vardır. Yine de kulak vermiyorlar mı?

32/Secde-27
اَوَلَمْ
Bu kelime "nazarıdikkate almak " deyiminde vurgulanmış
يَرَوْا
Bu kelime "nazarıdikkate almak " deyiminde vurgulanmış
اَنَّا نَسُوقُ الْمَٓاءَ اِلَى الْاَرْضِ الْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِه۪ زَرْعاً تَأْكُلُ مِنْهُ اَنْعَامُهُمْ وَاَنْفُسُهُمْۜ اَفَلَا يُبْصِرُونَ

Kupkuru topraklara suyu ulaştırdığımızı, onunla gerek hayvanlarının gerekse kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da nazarıdikkate almıyorlar mı? Hâlâ görmeyecekler mi?

32/Secde-28
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْفَتْحُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

“Eğer doğru sözlü iseniz bu fetih (ayrıştırma) ne zamandır? (Söyleyin.)” diyorlar.

32/Secde-29
قُلْ يَوْمَ الْفَتْحِ لَا
Bu kelime "fayda vermemek " deyiminde vurgulanmış
يَنْفَعُ
Bu kelime "fayda vermemek " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا ا۪يمَانُهُمْ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَ

"Fetih (ayrıştırma) günü kâfirlere (o gün) iman etmeleri fayda vermez ve kendilerine göz de açtırılmaz." de.

32/Secde-30
فَاَعْرِضْ
Bu kelime "ilgisini kesmek" deyiminde vurgulanmış
عَنْهُمْ وَانْتَظِرْ اِنَّهُمْ مُنْتَظِرُونَ

Artık onlardan ilgini kes ve bekle. Zaten onlar da beklemektedirler.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 25.07.2026
Paylaş: