geri çevirmek
geri çevirmek Deyim 1) geri vermek, geldiği yere göndermek, iade etmek;
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Ey iman edenler! Kâfirlerin sözlerine uyarsanız sizi ökçelerinizin üzerine geri çevirirler de hüsrana uğrayanlardan olursunuz.
Ateşin başında durdurulduklarında onları bir görsen!.. Derler ki “Keşke (dünyaya) geri çevrilseydik de Rabb’imizin ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık.”
Hayır! Daha önce gizli tuttukları açığa çıktı. Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile sakındırıldıkları şeylere yine döneceklerdir. Çünkü onlar, gerçekten yalancıdırlar.
Onun (Kur'an'ın bildirdiği şeylerin) ortaya çıkışından (tevil) başka bir şey mi gözlüyorlar? Her şeyin ortaya çıktığı (tevil) o gün, daha önce onu unutanlar, diyecekler ki “Rabb’imizin elçileri bize hakkı gerçekten getirmişler. Şimdi bize şefaat edecek şefaatçiler var mıdır? Veya geri çevrilsek de işlediklerimizden başkasını yapsak.” Gerçek şu ki onlar, kendilerini düş kırıklığına uğratanlardır. “Uydurdukları varlıklar (ilahlar) da onları yüzüstü bırakmıştır.”
(Seferden) onların yanına geri döndüğünüzde sizden özür dileyecekler. “(Boşuna) özür dilemeyin! Size asla inanmayız. Allah elbette haberlerinizi bize bildirmiştir. İş(ler)inizi Allah da görecektir, Elçisi de. Sonra gaibi de göze görüneni de bilene geri çevrileceksiniz ve amellerinizi size o haber verecektir.” de.
“Yapacağınızı yapın. Allah sizin yaptığınızı görecektir. Onun elçisi ve mü'minler de… Sonra da gaibi de göze görüneni de bilene geri çevrileceksiniz ve amellerinizi size o haber verecektir.” de.
İşte orada her can önceden işlemiş olduklarının muhasebesini yapar. Hepsi gerçek Mevlaları olan Allah'a geri çevrilmiştir. Uydurdukları ise, kendilerini yüzüstü bırakmıştır.
Eğer Allah’tan bir zarar görürsen onu yine ondan başka giderecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse onun fazlını da geri çevirecek yoktur. O bunu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
İbrahim’den korku gidip ona müjde gelince, Lut kavmi konusunda bizimle mücadeleye başladı.
Kuşkusuz ki İbrahim yumuşak huylu, gönülden (Allah’a) yönelen duygulu biriydi.
(Melekler dediler ki) Ey İbrahim! Bundan vazgeç. Çünkü Rabb’inin emri gelmiştir. Ve onlara, geri çevrilmez kesin bir azap vardır!
Her kişinin önünde ve arkasında onu takip eden ve Allah’ın emriyle görüp gözetenler (melekler) var. Bir toplum huyunu suyunu (iyi davranışlarını) değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük dilerse onu geri çevirecek yoktur, onların ondan (Allah’tan) başka velileri de yoktur.
Hayır o, onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkına çevirecek. Artık onu geri çevirmenin üstesinden gelemezler, kendilerine de göz açtırılmaz.
Biz, Davut’a Süleyman’ı bahşettik. O ne güzel kuldu. Sürekli Allah’a yönelen biriydi.
Bir akşamüzeri ona safkan atlar gösterildi.
O da şöyle demişti: “Ben, Rabb’imi hatırlatmaları sebebiyle iyi şeyleri sevmekten hoşlanırım.” Sonunda atlar toz perdesinin arkasında kaybolmuştu.
“Onları benim için geri çevirin!” (dedi.) Gelince de bacaklarını ve boyunlarını sıvazladı.
Muhakkak ki Süleyman’ı tahtının üstüne bir heykel bırakarak denedik. Sonra o, içtenlikle bize yöneldi.
“Rabb’im! Beni bağışla. Bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir hükümranlık bahşet. Sen Vehhab’sın!” dedi.
Derler ki "Biz eski hâlimize geri mi çevrileceğiz?
Çürüyüp dağılmış kemikler olduktan sonra?..”
Dediler ki "Öyleyse bu, zararlı bir dönüştür."
Oysa o, sadece bir tek haykırıştır.
Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?