أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

idrak etmek

idrak etmek Deyim 1) akıl erdirmek, anlamak, kavramak. 2) erişmek, ulaşmak 3) ruh b. algılamak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

6/Enam-103
لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ

Gözler onu idrak edemez. O ise gözleri idrak eder. O latiftir, her şeyden haberdardır.

69/Hakka-1
اَلْحَٓاقَّةُۙ

O gerçekleşecek olan…

69/Hakka-2
مَا الْحَٓاقَّةُۚ

Nedir o gerçekleşecek olan?

69/Hakka-3
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ

Sen idrak edebilir misin, Nedir o gerçekleşecek olan?

74/Müddessir-27
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سَقَرُۜ

Sen idrak edebilir misin, Sekar nedir?

77/Mürselat-8
فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْۙ

Yıldızlar(ın ışıkları) söndürüldüğü zaman,

77/Mürselat-9
وَاِذَا السَّمَٓاءُ فُرِجَتْۙ

Gök yarıldığı zaman,

77/Mürselat-10
وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْۙ

Dağlar yerlerinden sökülüp savurulduğu zaman,

77/Mürselat-11
وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْۜ

Rasuller (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman.

77/Mürselat-12
لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْۜ

(Bu) hangi gün için ertelenmişti?

77/Mürselat-14
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِۜ

Sen idrak edebilir misin, Fasıl Günü nedir?

82/İnfitar-13
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ

Muhakkak ki iyiler (ebrar) nimetler içindedirler.

82/İnfitar-14
وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ

Ve muhakkak ki facirler de çılgınca yanan ateş içindedirler.

82/İnfitar-15
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ

Din günü oraya yaslanırlar.

82/İnfitar-16
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ

Onlar oradan (bir yere) kaybolacak değildirler.

82/İnfitar-17
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ

Sen idrak edebilir misin, Din Günü nedir?

82/İnfitar-18
ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ

Sonra sen idrak edebilir misin, Din Günü nedir?

82/İnfitar-19
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـٔاًۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ

O gün, kimse kimseye bir şey sağlamaya güç yetiremez. O gün emir sadece Allah'a aittir.

83/Mutaffifin-6
يَوْمَ يَقُومُ
Bu kelime "ayağa kalkmak " deyiminde vurgulanmış
النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۜ

O gün insanlar, âlemlerin Rabb’i için ayağa kalkarlar.

83/Mutaffifin-7
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَف۪ي سِجّ۪ينٍۜ

Hayır! Şüphesiz facirlerin (kötülerin) kitapları Siccin'dedir.

83/Mutaffifin-8
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا سِجّ۪ينٌۜ

Sen idrak edebilir misin, Siccin nedir?

83/Mutaffifin-9
كِتَابٌ مَرْقُومٌۜ

O yazılmış bir kitaptır.

83/Mutaffifin-18
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْاَبْرَارِ لَف۪ي عِلِّيّ۪ينَۜ

Hayır! Muhakkak ki iyilerin (ebrar) kitapları İlliyyin'dedir.

83/Mutaffifin-19
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا عِلِّيُّونَۜ

Sen idrak edebilir misin, İlliyyun nedir?

83/Mutaffifin-20
كِتَابٌ مَرْقُومٌۙ

O, yazılmış bir kitaptır.

83/Mutaffifin-21
يَشْهَدُهُ الْمُقَرَّبُونَۜ

(Allah'a) yaklaştırılmış (mukarreb) olanlar (melekler) ona şahittirler.

86/Tarık-1
وَالسَّمَٓاءِ وَالطَّارِقِۙ

Göğe ve Tarık'a ant olsun.

86/Tarık-2
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الطَّارِقُۙ

Sen idrak edebilir misin, Tarık nedir?

86/Tarık-3
اَلنَّجْمُ الثَّاقِبُۙ

(Karanlığı) delen yıldızdır.

86/Tarık-4
اِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۜ
Bu kelime "(birini) görüp gözetmek " deyiminde vurgulanmış

Hiçbir nefis yoktur ki üzerinde görüp gözeten (melekler) olmasın.

90/Beled-11
فَلَا اقْتَحَمَ الْعَقَبَةَۘ

Fakat o Akabe’yi (sarp yokuş), aşmaya girişmedi.

90/Beled-12
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْعَقَبَةُۜ

Sen idrak edebilir misin, Akabe nedir?

90/Beled-13
فَكُّ رَقَبَةٍۙ

Bir esir azat etmektir.

90/Beled-14
اَوْ اِطْعَامٌ ف۪ي يَوْمٍ ذ۪ي مَسْغَبَةٍۙ

Yahut açlığın olduğu bir günde doyurmaktır.

90/Beled-15
يَت۪يماً ذَا مَقْرَبَةٍۙ

Akraba olan bir yetimi…

90/Beled-16
اَوْ مِسْك۪يناً ذَا مَتْرَبَةٍۜ
Bu kelime "sürüm sürüm sürünmek " deyiminde vurgulanmış

Yahut sürüm sürüm sürünen bir miskini…

97/Kadir-1
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ

Kuşkusuz ki biz onu, Kadir Gecesi’nde indirdik.

97/Kadir-2
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ

Sen idrak edebilir misin, Kadir gecesi nedir?

97/Kadir-3
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ

Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

97/Kadir-4
تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙۛ

(O gece) melekler ve Ruh (Cibril), Rablerinin izniyle her iş için iner de iner.

97/Kadir-5
سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ
Bu kelime "tan yeri ağarmak" deyiminde vurgulanmış
الْفَجْرِ
Bu kelime "tan yeri ağarmak" deyiminde vurgulanmış

(O), tan yeri ağarıncaya kadar esenliktir.

101/Karia-1
اَلْقَارِعَةُۙ
Bu kelime "yüreği yerinden oynamak " deyiminde vurgulanmış

Yürekleri yerinden oynatacak büyük olay!

101/Karia-2
مَا الْقَارِعَةُۚ
Bu kelime "yüreği yerinden oynamak " deyiminde vurgulanmış

Nedir o yürekleri yerinden oynatacak büyük olay?

101/Karia-3
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْقَارِعَةُۜ
Bu kelime "yüreği yerinden oynamak " deyiminde vurgulanmış

Sen, yürekleri yerinden oynatacak o büyük olayı idrak edebilir misin?

101/Karia-4
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ

O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.

101/Karia-5
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ

Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur.

101/Karia-6
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ
Bu kelime "ağır basmak" deyiminde vurgulanmış
مَوَاز۪ينُهُۙ

Kimin sevapları ağır basarsa

101/Karia-7
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ
Bu kelime "razı olmak (gelmek) " deyiminde vurgulanmış

O razı olunan bir yaşayış içindedir.

101/Karia-8
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ
Bu kelime "hafif gelmek " deyiminde vurgulanmış
مَوَاز۪ينُهُۙ

Kimin de sevapları hafif gelirse

101/Karia-9
فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ

Artık onun yeri Haviye'dir.

101/Karia-10
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ

Sen idrak edebilir misin, o (Haviye) nedir?

101/Karia-11
نَارٌ حَامِيَةٌ

O, kızgın bir ateştir.

104/Hümeze-1
وَيْلٌ
Bu kelime "yazıklar olsun" deyiminde vurgulanmış
لِكُلِّ هُمَزَةٍ
Bu kelime "atıp (atmak) tutmak " deyiminde vurgulanmış
لُمَزَةٍۨۙ
Bu kelime "kaş göz etmek " deyiminde vurgulanmış

Atıp tutan, kaş göz eden herkese yazıklar olsun!

104/Hümeze-2
اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالاً وَعَدَّدَهُۙ

O, mal biriktirdi ve onu sayıp durdu.

104/Hümeze-3
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ

Malının kendisini ölümsüzleştireceğini sanır.

104/Hümeze-4
كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِۘ

Hayır! O kesinlikle Hutame’ye atılacaktır.

104/Hümeze-5
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُۜ

Sen idrak edebilir misin, Hutame nedir?

104/Hümeze-6
نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُۙ

O, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.

104/Hümeze-7
اَلَّت۪ي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِۜ

Yüreklere işleyen (bir ateş)...

104/Hümeze-8
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌۙ

Ve o, üzerlerine kapatılacak.

104/Hümeze-9
ف۪ي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ

Uzatılmış direkler arasında…

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 12.04.2026
Paylaş: