أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

karşı karşıya olmak

karşı karşıya olmak Deyim yüz yüze gelmek: 'Az sonra, şairin çok şairane bir hayretiyle karşı karşıyayız.' -C. Meriç.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

15/Hicir-45
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ
Bu kelime "sorumluluk almak " deyiminde vurgulanmış
ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında (olacaklar).

15/Hicir-46
اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِن۪ينَ

(Onlara) “Selametle ve güvenle girin oraya.” (denecektir).

15/Hicir-47
وَنَزَعْنَا
Bu kelime "çekip almak" deyiminde vurgulanmış
مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَاناً عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

15/Hicir-48
لَا
Bu kelime "sıkıntısı olmak" deyiminde vurgulanmış
يَمَسُّهُمْ
Bu kelime "sıkıntısı olmak" deyiminde vurgulanmış
ف۪يهَا نَصَبٌ
Bu kelime "sıkıntısı olmak" deyiminde vurgulanmış
وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَج۪ينَ

Onların orada (hiçbir şekilde) sıkıntıları olmaz. Oradan çıkarılmayacaklar da.

15/Hicir-49
نَبِّئْ عِبَاد۪ٓي اَنّ۪ٓي اَنَا الْغَفُورُ الرَّح۪يمُۙ

Kullarıma haber ver: “Ben Gafûr ve Rahîm’im.”

15/Hicir-50
وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ
Bu kelime "can yakmak " deyiminde vurgulanmış

“Elbette benim azabım da can yakıcı bir azaptır.”

37/Saffat-44
عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِل۪ينَ

Tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

44/Duhan-51
اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي مَقَامٍ اَم۪ينٍۙ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) kesinlikle emin bir yerdedirler.

44/Duhan-52
ف۪ي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۚ

Cennetlerde ve pınar başlarında…

44/Duhan-53
يَلْبَسُونَ مِنْ سُنْدُسٍ وَاِسْتَبْرَقٍ مُتَقَابِل۪ينَۚ

İnce ipekten, parlak atlastan elbiseler içinde karşı karşıyadırlar.

44/Duhan-54
كَذٰلِكَ۠ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍۜ

İşte böyle! Onlara iri gözlü hurileri eş olarak vermişizdir.

44/Duhan-55
يَدْعُونَ ف۪يهَا بِكُلِّ فَاكِهَةٍ اٰمِن۪ينَۙ

Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.

44/Duhan-56
لَا يَذُوقُونَ ف۪يهَا الْمَوْتَ اِلَّا الْمَوْتَةَ الْاُو۫لٰىۚ وَوَقٰيهُمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِۙ

Orada ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. Allah da onları ateş azabından korumuştur.

44/Duhan-57
فَضْلاً مِنْ رَبِّكَۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ
Bu kelime "kazançlı çıkmak " deyiminde vurgulanmış
الْعَظ۪يمُ

Rabb’inden bir fazl olarak… İşte, büyük kazançlı çıkmak budur!

56/Vakıa-15
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ

İşlemeli tahtlar üzerinde...

56/Vakıa-16
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ

Karşı karşıya yaslanacaklar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 05.06.2026
Paylaş: