sorumluluk almak
sorumluluk almak Deyim sorumluluk yüklenmek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Fakat Rablerine karşı sorumluluk alanlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah’tan ne iyi bir karşılama!.. Ve Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.
Ey iman edenler, Allah'ın sizin için helal kıldığı güzel şeyleri (kendinize) yasaklamayın ve haddinizi aşmayın. Kuşkusuz ki Allah, haddini aşanları sevmez.
Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyiniz ve inandığınız Allah'a karşı sorumluluk alınız.
Ve namazı ikame edin ve ona karşı sorumluluk alın. Zira huzurunda toplanacağınız odur.
Sonra kötülüğü iyilikle değiştirmiştik de refah içinde yaşamışlardı. “Atalarımıza da elbette böyle sıkıntı ve sevinç (vesileleri) gelmişti.” demişlerdi. Biz de onları, hiç farkında olmadıkları bir şekilde ansızın yakalamıştık.
Eğer, kasabaların halkı iman etmiş ve sorumluluk almış olsalardı onlara göklerin ve yerin bereketlerini açardık. Ancak onlar yalanladılar biz de onları kazandıklarına karşılık yakalayıverdik.
Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluk alın, o size bir furkan (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) verir. Kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah, büyük fazl sahibidir.
Gökleri ve yeri yarattığı gündeki yazısına göre Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. Doğru hesap işte budur. Bu aylarda kendinize haksızlık etmeyin. Allah'a ortak koşanlar size karşı topluca savaştıkları gibi siz de onlara karşı topluca savaşın. Bilin ki Allah sorumluluk alanlarla beraberdir.
Allah seni affetti. Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin müsaade ettin?
Bil ki, Allah’a ve ahiret gününe inananlar, mallarıyla canlarıyla cihat etmek isteyenler, (savaşa katılmamak için) gelip senden izin istemezler. Zira Allah sorumluluk alanları en iyi bilendir.
Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluk alın ve sadıklarla birlikte olun.
Ey iman edenler! Kâfirlerden size yakın olanlarla savaşın. Sizde bir sertlik görsünler. Bilin ki Allah sorumluluk alanlarla beraberdir.
Bunlar sana vahyettiğimiz gaip haberleridir. Bundan önce sen ve kavmin bunları bilmiyordunuz. Şu hâlde sabret. Akıbet mutlaka sorumluluk alanlarındır.
Nuh kavmi de elçileri yalanladı.
Hani onlara kardeşleri Nuh " sorumluluk almayacak mısınız?” demişti.
“Gerçek şu ki ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ücretim yalnızca âlemlerin Rabb’ine aittir.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.”
"Sıradan insanlar sana uymuşken sana inanır mıyız?” dediler.
Ad kavmi de elçileri yalanladı.
Hani onlara kardeşleri Hud " Sorumluluk almayacak mısınız?” demişti.
“Gerçek şu ki ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ücretim yalnızca âlemlerin Rabb’ine aittir.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Bildiğiniz şeyleri size verene karşı sorumluluk alın.
Size hayvanlar, oğullar verdi.
Bahçeler ve pınarlar…
Doğrusu sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."
(Onlar) şöyle dediler: “Sen öğütte bulunsan da bulunmasan da bizce birdir.”
Semud kavmi de elçileri yalanladı.
Hani onlara kardeşleri Salih "Sorumluluk almayacak mısınız?” demişti.
“Gerçek şu ki ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum, ücretim yalnızca âlemlerin Rabb’ine aittir.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
“Aşırı gidenlerin emrine itaat etmeyin!”
Onlar yeryüzünde fesat çıkarırlar, ıslah edici değiller.
Dediler ki "Sen ancak büyülenmişlerden birisin.
Sen de ancak bizim gibi bir beşersin, eğer doğru sözlülerdensen bir ayet getir."
Lut kavmi de elçileri yalanladı.
Hani onlara kardeşleri Lut "Sorumluluk almayacak mısınız?” demişti.
Gerçek şu ki ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum, ücretim yalnızca âlemlerin Rabb’ine aittir.
Eyke halkı da elçileri yalanladı.
Hani onlara Şuayb "Sorumluluk almayacak mısınız?” demişti.
Gerçek şu ki ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Allah’a karşı sorumluluk alın ve bana itaat edin.
Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum, ücretim yalnızca âlemlerin Rabb’ine aittir.
Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı sorumluluk alın.”
Dediler ki "Sen ancak büyülenmişlerden birisin.
Sen de ancak bizim gibi bir beşersin ve biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz.
Onlara, “Önünüzde ve arkanızda¹³ yaptığınız/yapacağınız şeylerden dolayı ona (Allah’a) karşı sorumluluk alın. Ola ki merhametine erişirsiniz.” denildiğinde (aldırmazlar).
Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyegörsün, ondan mutlaka ilgilerini keserler.
Ve onlara “Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin.” denildiğinde o kâfirler iman edenlere dediler ki "Allah'ın dilediği takdirde yedireceği kimseye biz mi yedireceğiz? Doğrusu siz apaçık bir dalalete düşmüşsünüz."
"Eğer doğrulardan iseniz bu vaat ne zamandır?" diyorlar.
(Şöyle) söyle: "Ey iman eden kullar! Rabb’inize karşı sorumluluk alın. Bu dünyada inayette bulunanlara iyilik vardır. Allah'ın arzı (yeri) geniştir. Ancak sabredenlerin ecirleri hesaba gelmez."
Fakat Rablerine karşı sorumluluk alanlara gelince onların, altından ırmaklar akan, birbiri üzerine yapılmış odaları olacak. İşte Allah’ın vaadi! Allah sözünden dönmez.
Rablerine karşı sorumluluk alanlar da zümre zümre cennete sevk edilir. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin buraya!”
Kuşkusuz ki o (Kur'an), sorumluluk alanlar (muttakiler) için bir hatırlatmadır.
Sizin içinizde yalanlayanlar olduğunu elbette biliyoruz.
Muhakkak o (Kur'an), kâfirler için bir iç yangınıdır.
Kuşkusuz ki o, kesin bir gerçektir.
O hâlde, yüce Rabb’inin adını tespih et.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?