أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

can yakmak

can yakmak Deyim 1) zulmetmek, eziyet etmek;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-10
ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ
Bu kelime "gizli din taşımak" deyiminde vurgulanmış
فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضاًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ

Onlar, kalplerinde gizli din (maraz) taşırlar. Allah da onların bu marazını artırmıştır. Yalanlamalarından dolayı da onlar için can yakıcı bir azap vardır.

2/Bakara-104
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَقُولُوا رَاعِنَا وَقُولُوا انْظُرْنَا وَاسْمَعُواۜ وَلِلْكَافِر۪ينَ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ey iman edenler! “râinâ¹” demeyin, “unzurnâ².” deyin ve dinleyin. Gerçeği yalanlayan nankörler için can yakıcı bir azap vardır.

2/Bakara-105
مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ

Kitap ehlinden olan kâfirler ve müşrikler, Rabb’inizden üzerinize bir hayrın indirilmesini istemezler. Allah ise, dilediğine rahmetini tahsis eder. Allah büyük erdem sahibidir.

3/Aliimran-21
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْفُرُونَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيّ۪نَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَيَقْتُلُونَ
Bu kelime "canına kıymak " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ يَأْمُرُونَ بِالْقِسْطِ مِنَ النَّاسِۙ فَبَشِّرْهُمْ
Bu kelime "müjde vermek (götürmek)" deyiminde vurgulanmış
بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

Allah’ın ayetlerini görmezlikten gelenler, haksız yere nebilerin canlarına kıyanlar ve adalet isteyen insanları öldürenler var ya, onlara can yakıcı bir azabın müjdesini ver!

3/Aliimran-77
اِنَّ الَّذ۪ينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَاَيْمَانِهِمْ ثَمَناً قَل۪يلاً اُو۬لٰٓئِكَ لَا خَلَاقَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ وَلَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ وَلَا
Bu kelime "yüzüne bakmamak " deyiminde vurgulanmış
يَنْظُرُ
Bu kelime "yüzüne bakmamak " deyiminde vurgulanmış
اِلَيْهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وَلَا
Bu kelime "kendini (birini) temize çıkarmak (çıkartmak)" deyiminde vurgulanmış
يُزَكّ۪يهِمْۖ
Bu kelime "kendini (birini) temize çıkarmak (çıkartmak)" deyiminde vurgulanmış
وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz, onların yüzüne bakmaz ve kendilerini temize çıkarmaz. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

4/Nisa-18
وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ
Bu kelime "kötülük etmek (yapmak) " deyiminde vurgulanmış
السَّيِّـَٔاتِۚ
Bu kelime "kötülük etmek (yapmak) " deyiminde vurgulanmış
حَتّٰٓى اِذَا
Bu kelime "vakti gelmek " deyiminde vurgulanmış
حَضَرَ
Bu kelime "vakti gelmek " deyiminde vurgulanmış
اَحَدَهُمُ
Bu kelime "vakti gelmek " deyiminde vurgulanmış
الْمَوْتُ
Bu kelime "vakti gelmek " deyiminde vurgulanmış
قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm vakti gelince, “Ben şimdi tövbe ettim.” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

4/Nisa-161
وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِۜ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ مِنْهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Yasaklanmış olduğu hâlde faiz almalarından ve halkın mallarını haksız yere yemelerinden ötürü... İçlerinden kâfir kalanlara da can yakıcı bir azap hazırladık.

4/Nisa-173
فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَيُوَفّ۪يهِمْ
Bu kelime "hakkını vermek-2" deyiminde vurgulanmış
اُجُورَهُمْ
Bu kelime "hakkını vermek-2" deyiminde vurgulanmış
وَيَز۪يدُهُمْ مِنْ فَضْلِه۪ۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْتَنْكَفُوا وَاسْتَكْبَرُوا
Bu kelime "büyüklük taslamak " deyiminde vurgulanmış
فَيُعَذِّبُهُمْ
Bu kelime "azap çekmek " deyiminde vurgulanmış
عَذَاباً اَل۪يماًۙ وَلَا يَجِدُونَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراً

İnanıp iyi iş yapanların haklarını (ecirlerini) verecek ve fazlından onlara ziyadesini de verecektir. Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da can yakıcı bir azapla azap çektirecektir. Onlar, kendilerine Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.

9/Tevbe-34
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ كَث۪يراً مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ
Bu kelime "yoldan çevirmek " deyiminde vurgulanmış
عَنْ
Bu kelime "yoldan çevirmek " deyiminde vurgulanmış
سَب۪يلِ
Bu kelime "yoldan çevirmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۙ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

Ey iman edenler! Hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah yolundan çevirmektedirler. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları can yakıcı bir azapla müjdele!

9/Tevbe-79
اَلَّذ۪ينَ يَلْمِزُونَ
Bu kelime "laf atmak " deyiminde vurgulanmış
الْمُطَّوِّع۪ينَ
Bu kelime "gönlünden kopmak " deyiminde vurgulanmış
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ فِي الصَّدَقَاتِ وَالَّذ۪ينَ لَا يَجِدُونَ اِلَّا جُهْدَهُمْ فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْۜ سَخِرَ
Bu kelime "(birini) maskaraya çevirmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ مِنْهُمْۘ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Mü'minlerden gönlünden koparak bolca sadaka verenlere ve imkânı elverdiğinden başka bulamayanlara laf atarak onları makaraya alanlar var ya, Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için acıklı bir azap vardır.

10/Yunus-97
وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ

Onlara, her türlü ayet gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar.

15/Hicir-50
وَاَنَّ عَذَاب۪ي هُوَ الْعَذَابُ الْاَل۪يمُ

“Elbette benim azabım da can yakıcı bir azaptır.”

16/Nahıl-117
مَتَاعٌ قَل۪يلٌۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Bu, az bir yararlanmadır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

17/İsra-10
وَاَنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً۟

Ve şüphesiz ki ahirete inanmayanlar için de can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

31/Lokman-6
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَر۪ي لَهْوَ الْحَد۪يثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
هُزُواًۜ
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ
Bu kelime "yerden yere vurmak" deyiminde vurgulanmış

İnsanlardan öylesi var ki herhangi bir ilmî delile dayanmadan Allah yolundan saptırmak ve sonra da onu alaya almak için boş sözü satın alır. İşte onlar için yerden yere vurucu bir azap vardır.

31/Lokman-7
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِ اٰيَاتُنَا وَلّٰى مُسْتَكْبِراً كَاَنْ لَمْ يَسْمَعْهَا كَاَنَّ ف۪ٓي اُذُنَيْهِ وَقْراًۚ فَبَشِّرْهُ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍ

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış da onu hiç işitmemiş gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı bir azapla müjdele!

33/Ahzap-8
لِيَسْـَٔلَ الصَّادِق۪ينَ عَنْ صِدْقِهِمْۚ وَاَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً اَل۪يماً۟

Tâ ki doğru kimselerin doğruluklarını [sıdkıhim] sorgulayabilsin. İnkârcılar için de can yakıcı bir azap vardır.

34/Sebe-5
وَالَّذ۪ينَ سَعَوْ
Bu kelime "gayrete gelmek " deyiminde vurgulanmış
ف۪ٓي اٰيَاتِنَا مُعَاجِز۪ينَ
Bu kelime "içi boşalmak " deyiminde vurgulanmış
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِنْ رِجْزٍ اَل۪يمٌۗ

Ayetlerimizin içini boşaltmak için gayrete gelenlere gelince işte onlar için de en kötüsünden can yakıcı bir azap vardır.

37/Saffat-38
اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا
Bu kelime "(bir şeyin) zevkini çıkarmak " deyiminde vurgulanmış
الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ

Elbette siz o can yakıcı azabın zevkini çıkaracaksınız.

37/Saffat-39
وَمَا تُجْزَوْنَ
Bu kelime "cezasını çekmek " deyiminde vurgulanmış
اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ

Siz sadece amellerinizin cezasını çekeceksiniz.

42/Şûra-42
اِنَّمَا السَّب۪يلُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Ceza yolu/yaptırım, ancak insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenleredir. İşte onlar için can yakıcı bir azap vardır.

42/Şûra-43
وَلَمَنْ صَبَرَ وَغَفَرَ اِنَّ ذٰلِكَ لَمِنْ عَزْمِ
Bu kelime "sağlam durmak " deyiminde vurgulanmış
الْاُمُورِ۟

Kim sabreder ve bağışlarsa doğrusu bunlar, sağlam durulacak işlerdendir.

46/Ahkaf-31
يَا قَوْمَنَٓا اَج۪يبُوا
Bu kelime "davete icabet etmek " deyiminde vurgulanmış
دَاعِيَ
Bu kelime "davete icabet etmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهِ وَاٰمِنُوا بِه۪ يَغْفِرْ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُجِرْكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ

“Ey kavmimiz, Allah'a davet edene icabet edin ve ona iman edin ki (Allah) günahlarınızdan bağışlasın ve sizi can yakıcı bir azaptan korusun.”

46/Ahkaf-32
وَمَنْ لَا
Bu kelime "davete icabet etmek " deyiminde vurgulanmış
يُجِبْ
Bu kelime "davete icabet etmek " deyiminde vurgulanmış
دَاعِيَ
Bu kelime "davete icabet etmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهِ فَلَيْسَ بِمُعْجِزٍ
Bu kelime "acze düşmek " deyiminde vurgulanmış
فِي الْاَرْضِ وَلَيْسَ لَهُ مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءُۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

“Kim Allah'a davet edene icabet etmezse artık o, yeryüzünde (Allah'ı) acze düşürecek değildir ve onların ondan başka velileri yoktur. İşte onlar, apaçık bir dalalet içindedirler.”

48/Fetih-25
هُمُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَصَدُّوكُمْ عَنِ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْهَدْيَ مَعْكُوفاً اَنْ يَبْلُغَ مَحِلَّهُۜ وَلَوْلَا رِجَالٌ مُؤْمِنُونَ وَنِسَٓاءٌ مُؤْمِنَاتٌ لَمْ تَعْلَمُوهُمْ اَنْ تَطَؤُ۫هُمْ فَتُص۪يبَكُمْ مِنْهُمْ مَعَرَّةٌ بِغَيْرِ عِلْمٍۚ لِيُدْخِلَ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۚ لَوْ تَزَيَّلُوا لَعَذَّبْنَا
Bu kelime "azap vermek " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Onlar, kâfir olan ve sizi Mescidiharam'dan, bekletilen kurbanları da yerlerine ulaşmaktan alıkoyanlardır. Eğer kendilerini bilmediğiniz mü'min erkeklerle mü'min kadınları çiğneyecek ve bu yüzden büyük sıkıntıya düşecek olmasaydınız (Allah Mekke'nin fethine izin verirdi. Böyle olması) Allah'ın dilediğini rahmetine sokması içindir. Eğer (mü'minler) seçilip ayrılmış olsalardı muhakkak içlerinden kâfir olanlara can yakıcı bir azapla azap verirdik.

61/Saf-10
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا هَلْ اَدُلُّكُمْ عَلٰى تِجَارَةٍ تُنْج۪يكُمْ مِنْ عَذَابٍ اَل۪يمٍ

Ey inananlar! Sizi can yakıcı bir azaptan kurtaracak bir ticaret yolunu size göstereyim mi?

61/Saf-11
تُـؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَتُجَاهِدُونَ
Bu kelime "gayret göstermek " deyiminde vurgulanmış
ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ بِاَمْوَالِكُمْ وَاَنْفُسِكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَـكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَۙ

Allah'a ve Resulüne inanır ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla gayret gösterirseniz (elem dolu azaptan kurtulursunuz). Eğer bilirseniz bu sizin için (her şeyden çok) daha hayırlıdır.

61/Saf-12
يَغْفِرْ لَـكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْـكُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَمَسَا‌كِنَ طَيِّبَةً ف۪ي جَنَّاتِ عَدْنٍۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ
Bu kelime "kazançlı çıkmak " deyiminde vurgulanmış
الْعَظ۪يمُۙ

Günahlarınızı bağışlar; sizi altından nehirler akan cennetlere, Adn cennetlerinde hoş konutlara, yerleştirir. İşte, büyük kazançlı çıkmak budur!

61/Saf-13
وَاُخْرٰى تُحِبُّونَهَاۜ نَصْرٌ مِنَ اللّٰهِ وَفَتْحٌ قَر۪يبٌۜ وَبَشِّرِ
Bu kelime "müjde vermek (götürmek)" deyiminde vurgulanmış
الْمُؤْمِن۪ينَ

Sizin seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih... Mü'minlere müjde ver.

73/Müzzemmil-12
اِنَّ لَدَيْنَٓا اَنْكَالاً وَجَح۪يماًۙ

Çünkü bizim katımızda bukağılar ve çılgınca yanan bir ateş var.

73/Müzzemmil-13
وَطَعَاماً ذَا غُصَّةٍ وَعَذَاباً اَل۪يماً

Ayrıca boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakıcı bir azap var.

76/İnsan-28
نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَٓا اَسْرَهُمْۚ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْـنَٓا
Bu kelime "değiş etmek " deyiminde vurgulanmış
اَمْثَالَهُمْ تَبْد۪يلاً

Onları biz yarattık ve organlarını sağlamlaştırdık. Dilediğimiz zaman da onları benzerleriyle değiş ederiz.

76/İnsan-29
اِنَّ هٰذِه۪ تَذْكِرَةٌۚ فَمَنْ شَٓاءَ اتَّخَذَ
Bu kelime "yola revan olmak " deyiminde vurgulanmış
اِلٰى رَبِّه۪ سَب۪يلاً
Bu kelime "yola revan olmak " deyiminde vurgulanmış

Bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabb’ine doğru yola revan olur.

76/İnsan-30
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَل۪يماً حَك۪يماًۗ
Bu kelime "hüküm vermek" deyiminde vurgulanmış

Allah dilemedikçe de siz (bir şey) dileyemezsiniz. Şüphesiz ki o bilendir, hüküm verendir.

76/İnsan-31
يُدْخِلُ مَنْ يَشَٓاءُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ وَالظَّالِم۪ينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Dilediğini rahmetiyle kuşatır. Zalimlere gelince onlar için can yakıcı bir azap hazırlamıştır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 27.03.2026
Paylaş: