أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

tadına varmak

tadına varmak Deyim bir şeydeki ince güzelliği kavramak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

8/Enfal-11
اِذْ يُغَشّ۪يكُمُ
Bu kelime "uykuya dalmak" deyiminde vurgulanmış
النُّعَاسَ
Bu kelime "uykuya dalmak" deyiminde vurgulanmış
اَمَنَةً
Bu kelime "güven vermek " deyiminde vurgulanmış
مِنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً لِيُطَهِّرَكُمْ بِه۪ وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ وَلِيَرْبِطَ
Bu kelime "görüş birliği sağlamak " deyiminde vurgulanmış
عَلٰى قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ
Bu kelime "sıkı basmak " deyiminde vurgulanmış
بِهِ الْاَقْدَامَۜ

O zaman kendisinden bir güven vermek için sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi temizleyip şeytanın pisliğini sizden gidermek, aranızda görüş birliği sağlamak ve ayaklarınızı sıkı bastırmak için üzerinize gökten su indirmişti.

8/Enfal-12
اِذْ يُوح۪ي رَبُّكَ اِلَى الْمَلٰٓئِكَةِ اَنّ۪ي مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا
Bu kelime "(birine) cesaret vermek " deyiminde vurgulanmış
الَّذ۪ينَ اٰمَنُواۜ سَاُلْق۪ي ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا الرُّعْبَ
Bu kelime "(birine) korku salmak" deyiminde vurgulanmış
فَاضْرِبُوا فَوْقَ الْاَعْنَاقِ وَاضْرِبُوا مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍۜ

Hani Rabb’in meleklere “Ben, kuşkusuz sizinle beraberim; haydi, iman edenlere cesaret verin. Ben kâfirlerin kalbine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu.”

8/Enfal-13
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ شَٓاقُّوا
Bu kelime "karşı çıkmak" deyiminde vurgulanmış
اللّٰهَ وَرَسُولَهُۚ وَمَنْ يُشَاقِقِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاِنَّ اللّٰهَ شَد۪يدُ الْعِقَابِ

Bu durum, onların Allah ve onun peygamberine karşı çıkmalarındandır. Kim Allah ve onun rasulüne karşı çıkarsa bilsin ki Allah, azabında çok zorludur.

8/Enfal-14
ذٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَاَنَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابَ النَّارِ

Şimdilik bu azabın tadına varın. Kâfirler için ateşin azabı da var.

54/Kamer-37
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ
Bu kelime "murat almak" deyiminde vurgulanmış
عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Onun konuklarından murat almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. 'Haydi azabımın ve uyarılarımın tadına varın!' (dedik).

54/Kamer-38
وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ

Sabah erken, onları kararlı bir azap yakaladı.

54/Kamer-39
فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

"Haydi azabımın ve uyarılarımın tadına varın!" (dedik).

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 06.02.2026
Paylaş: