أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(bir şeyin) zevkini çıkarmak

(bir şeyin) zevkini çıkarmak Deyim ondan olabildiği kadar zevk almak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

3/Aliimran-106
يَوْمَ تَبْيَضُّ
Bu kelime "yüzü gülmek" deyiminde vurgulanmış
وُجُوهٌ
Bu kelime "yüzü gülmek" deyiminde vurgulanmış
وَتَسْوَدُّ
Bu kelime "mosmor kesilmek (olmak)" deyiminde vurgulanmış
وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اسْوَدَّتْ
Bu kelime "mosmor kesilmek (olmak)" deyiminde vurgulanmış
وُجُوهُهُمْ۠ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ ا۪يمَانِكُمْ
Bu kelime "imana gelmek" deyiminde vurgulanmış
فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

(Bu azap) bazı yüzlerin güleceği bazı yüzlerin mosmor olacağı gündedir. Yüzleri mosmor olanlara (şöyle denilir): “İmana geldikten sonra küfranlık ettiniz, öyle mi? Öyleyse küfranlık etmenize karşılık azabın zevkini çıkarın.”

3/Aliimran-181
لَقَدْ سَمِـعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّذ۪ينَ قَالُٓوا اِنَّ اللّٰهَ فَق۪يرٌ وَنَحْنُ اَغْنِيَٓاءُۢ سَنَكْتُبُ مَا قَالُوا وَقَتْلَهُمُ الْاَنْبِيَٓاءَ بِغَيْرِ حَقٍّۙ وَنَقُولُ ذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ

Ant olsun ki Allah "Allah fakirdir biz ise zenginiz." diyenlerin sözlerini duymuştur. “Biz onların sözlerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve Yakıcı azabın zevkini çıkarın." diyeceğiz.

4/Nisa-56
اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
Bu kelime "görmezlikten gelmek " deyiminde vurgulanmış
بِاٰيَاتِنَا سَوْفَ نُصْل۪يهِمْ نَاراًۜ كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُمْ بَدَّلْنَاهُمْ جُلُوداً غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا الْعَذَابَۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَز۪يزاً حَك۪يماً
Bu kelime "hükmü geçmek (hüküm yürütmek)" deyiminde vurgulanmış

Ayetlerimizi görmezlikten gelenleri (kâfirleri) yakında bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabın zevkini çıkarsınlar diye bu derilerini başka derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah, güçlü olandır; hükmü geçendir.

6/Enam-30
وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ
Bu kelime "karşı karşıya olmak " deyiminde vurgulanmış
وُقِفُوا
Bu kelime "karşı karşıya olmak " deyiminde vurgulanmış
عَلٰى رَبِّهِمْۜ قَالَ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ۟

Rableriyle karşı karşıya olduklarında onları bir görsen! Allah, “Bu (diriliş), hak değil miymiş?” diyecek. Onlar da “Rabb’imize ant olsun ki evet!” diyecekler. (Allah da) “Öyle ise küfrünüzden dolayı azabın zevkini çıkarın!” diyecek.

7/Araf-39
وَقَالَتْ اُو۫لٰيهُمْ لِاُخْرٰيهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِنْ فَضْلٍ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ۟

Öncekiler de sonrakilere derler ki “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık Kazandıklarınıza karşılık azabın zevkini çıkarın.”

8/Enfal-35
وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَٓاءً
Bu kelime "ıslık çalmak" deyiminde vurgulanmış
وَتَصْدِيَةًۜ
Bu kelime "el çırpmak" deyiminde vurgulanmış
فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

Onların Beyt’in yanındaki salatları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Artık küfrünüzden dolayı azabın zevkini çıkarın!” diyecek!

8/Enfal-50
وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَر۪يقِ

O kâfirleri bir görseydin!.. Melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve “Haydi yakıcı azabın zevkini çıkarın!” diyorlardı.

9/Tevbe-35
يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ

(Bu paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün (onlara denilir ki) “İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık toplayıp sakladığınız şeylerin zevkini çıkarın.”

10/Yunus-52
ثُمَّ ق۪يلَ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا ذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِۚ هَلْ تُجْزَوْنَ
Bu kelime "cezasını çekmek " deyiminde vurgulanmış
اِلَّا بِمَا كُنْتُمْ تَكْسِبُونَ

Haksızlık edenlere de "Sürekli azabın zevkini çıkarın, siz sadece kazandığınızın cezasını çekiyorsunuz." denir.

32/Secde-14
فَذُوقُوا بِمَا نَس۪يتُمْ لِقَٓاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَاۚ اِنَّا نَس۪ينَاكُمْ وَذُوقُوا عَذَابَ الْخُلْدِ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

O hâlde, bugüne kavuşmayı unutmanızın zevkini çıkarın. Biz de sizi unuttuk. Yaptıklarınıza karşılık sonu gelmeyecek azabın zevkini çıkarın!

35/Fatır-37
وَهُمْ يَصْطَرِخُونَ
Bu kelime "figan etmek" deyiminde vurgulanmış
ف۪يهَاۚ رَبَّنَٓا اَخْرِجْنَا نَعْمَلْ صَالِحاً غَيْرَ الَّذ۪ي كُنَّا نَعْمَلُۜ اَوَلَمْ نُعَمِّرْكُمْ مَا يَتَذَكَّرُ ف۪يهِ مَنْ تَذَكَّرَ وَجَٓاءَكُمُ النَّذ۪يرُۜ فَذُوقُوا فَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ نَص۪يرٍ۟

Onlar orada, Rabb’imiz! Bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye figan ederler. Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Size uyarıcı da gelmedi mi? Şimdi (azabın) zevkini çıkarın! Zalimlerin yardımcısı yoktur.

46/Ahkaf-34
وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

Kâfirlere, ateşe sunulacakları gün, “Nasıl, bu gerçek değil miymiş?” denildiğinde “Evet, Rabb’imize ant olsun ki gerçekmiş.” derler. Allah, “Öyle ise küfrünüzden dolayı azabın zevkini çıkarın!” der.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 09.02.2026
Paylaş: