أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

yola (yoluna) koyulmak

yola (yoluna) koyulmak Deyim yola düzülmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

68/Kalem-17
اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِح۪ينَۙ

Biz, bahçe sahiplerini imtihana çektiğimiz gibi bunları da imtihana çektik. Hani onlar sabah vaktinde onu (bahçeyi) mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.

68/Kalem-18
وَلَا يَسْتَثْنُونَ

Hiç istisna da etmiyorlardı.

68/Kalem-19
فَطَافَ عَلَيْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ

Ancak onlar uyurken Rabb’inden (gönderilen) bir salgın onun üzerini sardı.

68/Kalem-20
فَاَصْبَحَتْ كَالصَّر۪يمِ

Böylece (bahçe) kapkara oluverdi.

68/Kalem-21
فَتَنَادَوْا مُصْبِح۪ينَۙ

Sabahleyin birbirlerine seslendiler.

68/Kalem-22
اَنِ اغْدُوا عَلٰى حَرْثِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَارِم۪ينَ

"Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin." diye...

68/Kalem-23
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَۙ
Bu kelime "alt perdeden konuşmak " deyiminde vurgulanmış

Derken, alt perdeden konuşarak yola koyuldular.

68/Kalem-24
اَنْ لَا يَدْخُلَنَّهَا الْيَوْمَ عَلَيْكُمْ مِسْك۪ينٌ

“Sakın, bugün orada hiçbir miskin yanınıza sokulmasın.”

68/Kalem-25
وَغَدَوْا عَلٰى حَرْدٍ قَادِر۪ينَ

Engellemeye güç yetirecekleri zannıyla erkenden gittiler.

68/Kalem-26
فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ

Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde "Herhalde yanlış geldik!" dediler.

68/Kalem-27
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Bu kelime "yoksun bırakmak (etmek, kılmak)" deyiminde vurgulanmış

“Hayır hayır, biz yoksun bırakıldık!”

68/Kalem-28
قَالَ اَوْسَطُهُمْ
Bu kelime "kafası işlemek (çalışmak) " deyiminde vurgulanmış
اَلَمْ اَقُلْ لَـكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ

(İçlerinde) kafası çalışan biri dedi: “Ben size dememiş miydim? (Allah'ı) Tespih edip yüceltmeniz gerekmez miydi?”

68/Kalem-29
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

"Rabb’imizi tespih ederiz! Doğrusu biz zalimlerdenmişiz." dediler.

68/Kalem-30
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ

Bu kez birbirlerine dönüp birbirlerini kınamaya başladılar.

68/Kalem-31
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغ۪ينَ

Dediler ki "Yazık bize! Doğrusu biz azgınlarmışız.

68/Kalem-32
عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
Bu kelime "rağbet etmek (göstermek) " deyiminde vurgulanmış

“Belki Rabb’imiz bize bundan daha iyisini yeniden verir. Biz, ancak Rabb’imize rağbet ediyoruz.”

68/Kalem-33
كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟

İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 26.03.2026
Paylaş: