(birine veya biriyle) ters düşmek
(birine veya biriyle) ters düşmek Deyim aykırı durumda olmak, karşıt olmak.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Meryem oğlu Mesih, sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmişti. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz. Sonra bak, nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?
Yahudiler, "Üzeyir Allah'ın oğludur." dediler. Hristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğludur." dediler. Bu kendi ağızlarıyla söyledikleri sözleridir. Daha önce inkâr etmiş olanların sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?
Allah sizi zayıf bir hâlde yarattı, zayıflıktan sonra size kuvvet verdi. Kuvvetin ardından yine bir zayıflık ve ihtiyarlık verdi. O, dilediğini yaratır. O Alîm’dir, Kadîr’dir.
Saat’in gerçekleştiği gün, mücrimler bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar böyle (dünyada da) ters düşüyorlardı.
Kendilerine ilim ve iman verilenler ise dediler ki “Muhakkak ki siz Allah’ın yazısına uygun olarak diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu, dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz.”
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sıralanmış odunlar gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onları kahretsin. Nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?
Bu sayfa yardımcı oldu mu?