أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(birine veya biriyle) ters düşmek

(birine veya biriyle) ters düşmek Deyim aykırı durumda olmak, karşıt olmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

5/Maide-75
مَا الْمَس۪يحُ ابْنُ مَرْيَمَ اِلَّا رَسُولٌۚ قَدْ
Bu kelime "gelip geçmek" deyiminde vurgulanmış
خَلَتْ
Bu kelime "gelip geçmek" deyiminde vurgulanmış
مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُۜ وَاُمُّهُ صِدّ۪يقَةٌۜ كَانَا يَأْكُلَانِ الطَّعَامَۜ اُنْظُرْ كَيْفَ نُبَيِّنُ لَهُمُ الْاٰيَاتِ ثُمَّ انْظُرْ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ

Meryem oğlu Mesih, sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçmişti. Anası da çok doğru bir kadındır. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara delilleri nasıl açıklıyoruz. Sonra bak, nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?

9/Tevbe-30
وَقَالَتِ الْيَهُودُ عُزَيْرٌۨ ابْنُ اللّٰهِ وَقَالَتِ النَّصَارَى الْمَس۪يحُ ابْنُ اللّٰهِۜ ذٰلِكَ قَوْلُهُمْ بِاَفْوَاهِهِمْۚ يُضَاهِؤُ۫نَ قَوْلَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ

Yahudiler, "Üzeyir Allah'ın oğludur." dediler. Hristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğludur." dediler. Bu kendi ağızlarıyla söyledikleri sözleridir. Daha önce inkâr etmiş olanların sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?

30/Rum-54
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ مِنْ ضَعْفٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ ضَعْفٍ قُوَّةً ثُمَّ جَعَلَ مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ ضَعْفاً وَشَيْبَةًۜ يَخْلُقُ مَا يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْعَل۪يمُ الْقَد۪يرُ

Allah sizi zayıf bir hâlde yarattı, zayıflıktan sonra size kuvvet verdi. Kuvvetin ardından yine bir zayıflık ve ihtiyarlık verdi. O, dilediğini yaratır. O Alîm’dir, Kadîr’dir.

30/Rum-55
وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُقْسِمُ الْمُجْرِمُونَۙ مَا لَبِثُوا غَيْرَ سَاعَةٍۜ كَذٰلِكَ كَانُوا يُؤْفَكُونَ

Saat’in gerçekleştiği gün, mücrimler bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. İşte onlar böyle (dünyada da) ters düşüyorlardı.

30/Rum-56
وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَالْا۪يمَانَ لَقَدْ لَبِثْتُمْ ف۪ي كِتَابِ اللّٰهِ اِلٰى يَوْمِ الْبَعْثِۘ فَهٰذَا يَوْمُ الْبَعْثِ وَلٰكِنَّكُمْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Kendilerine ilim ve iman verilenler ise dediler ki “Muhakkak ki siz Allah’ın yazısına uygun olarak diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bu, dirilme günüdür. Ancak siz bilmiyordunuz.”

63/Münafikun-4
وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ
Bu kelime "(birinin) hoşuna gitmek" deyiminde vurgulanmış
اَجْسَامُهُمْۜ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْۜ كَاَنَّهُمْ
Bu kelime "odun gibi" deyiminde vurgulanmış
خُشُبٌ
Bu kelime "odun gibi" deyiminde vurgulanmış
مُسَنَّدَةٌۜ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْۜ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْۜ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُۘ اَنّٰى يُؤْفَـكُونَ

Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sıralanmış odunlar gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onları kahretsin. Nasıl da (inananlara) ters düşüyorlar?

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 27.06.2026
Paylaş: