أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

hakkını vermek-1

hakkını vermek-1 Deyim 1) gereğini bütün olarak yerine getirmek;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-121
اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟
Bu kelime "hüsrana uğramak " deyiminde vurgulanmış

Kitap verdiğimiz kimseler (den bazısı) onu, hakkını vererek okurlar. Çünkü onlar, ona iman ederler. Kim de onun üstünü örterse işte hüsrana uğrayanlar onlardır.

6/Enam-91
وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى
Bu kelime "yol göstermek " deyiminde vurgulanmış
لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ
Bu kelime "batağa saplanmak " deyiminde vurgulanmış
يَلْعَبُونَ

Onlar “Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir.” demekle Allah'ı, hakkını vererek, takdir edemediler. De ki 'Musa'nın insanlar için bir nur ve yol gösterici olarak getirdiği ve sizin de kâğıtlar üzerine yazıp (bir kısmını) gösterdiğiniz ve çoğunu göz ardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.' De ki “Allah (indirdi).” Artık onları bırak, saplandıkları batakta oyalanadursunlar.

6/Enam-141
وَهُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفاً اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهاً وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍۜ كُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِه۪ۘ وَلَا
Bu kelime "israfa kaçmak " deyiminde vurgulanmış
تُسْرِفُواۜ
Bu kelime "israfa kaçmak " deyiminde vurgulanmış
اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَۙ

Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan odur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Hasat günü de hakkını verin. İsrafa kaçmayın çünkü Allah müsrifleri sevmez.

17/İsra-26
وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ
Bu kelime "yolda kalmak " deyiminde vurgulanmış
السَّب۪يلِ
Bu kelime "yolda kalmak " deyiminde vurgulanmış
وَلَا
Bu kelime "saçıp savurmak " deyiminde vurgulanmış
تُبَذِّرْ
Bu kelime "saçıp savurmak " deyiminde vurgulanmış
تَبْذ۪يراً
Bu kelime "saçıp savurmak " deyiminde vurgulanmış

Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver fakat saçıp savurma.

30/Rum-38
فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ
Bu kelime "yolda kalmak " deyiminde vurgulanmış
السَّب۪يلِۜ
Bu kelime "yolda kalmak " deyiminde vurgulanmış
ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Bu kelime "felah bulmak " deyiminde vurgulanmış

O hâlde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar felah bulanlardır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 06.02.2026
Paylaş: