أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

yol göstermek

yol göstermek Deyim 1) kılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek; 2) mec. ne yapılacağını, nasıl davranılacağını öğretmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

1/Fatiha-6
اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ

Bize doğru yolu göster.

2/Bakara-1
الٓمٓ ۚ

Elif, lam, mim

2/Bakara-2
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
رَيْبَۚۛ
Bu kelime "kuşku yok " deyiminde vurgulanmış
ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ

İşte Kitap!.. Onda asla kuşku yok. O, muttakiler için yol göstericidir...

2/Bakara-3
اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

Onlar gaibe inanırlar ve namazı ikame ederler. Rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.

2/Bakara-4
وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ
Bu kelime "(bir şeye) kanaat getirmek " deyiminde vurgulanmış

Sana indirilene de senden önce indirilenlere de inanırlar, ahirete de kesin kanaat getirirler.

2/Bakara-5
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Bu kelime "felah bulmak " deyiminde vurgulanmış

İşte, Rableri tarafından yol gösterilenler ve felah bulanlar onlardır.

2/Bakara-38
قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعاًۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا
Bu kelime "korkuya kapılmak" deyiminde vurgulanmış
خَوْفٌ
Bu kelime "korkuya kapılmak" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِمْ وَلَا
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
هُمْ
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
يَحْزَنُونَ
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış

Dedik ki “Hepiniz oradan inin! Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-97
قُلْ مَنْ كَانَ
Bu kelime "düşman olmak " deyiminde vurgulanmış
عَدُواًّ
Bu kelime "düşman olmak " deyiminde vurgulanmış
لِجِبْر۪يلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقاً
Bu kelime "doğru bulmak" deyiminde vurgulanmış
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى
Bu kelime "müjde vermek (götürmek)" deyiminde vurgulanmış
لِلْمُؤْمِن۪ينَ

“Kim Cebrail'e düşman olursa iyi bilsin ki Cebrail; Allah'ın izniyle evvelce inen kitapları doğru bulan, inananlara yol gösteren ve müjde veren Kur'an'ı senin kalbine indirmiştir.” de.

2/Bakara-185
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ
Bu kelime "oruç tutmak" deyiminde vurgulanmış
وَمَنْ كَانَ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Ramazan ayı, insanlara yol gösteren ve furkan olan (doğruyu yanlıştan ayıran) Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayete erdirmesine karşılık, Allah'ı yüceltmeniz ve ona şükretmeniz içindir.

3/Aliimran-4
مِنْ قَبْلُ هُدًى لِلنَّاسِ وَاَنْزَلَ الْفُرْقَانَۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا
Bu kelime "görmezlikten gelmek " deyiminde vurgulanmış
بِاٰيَاتِ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَد۪يدٌۜ وَاللّٰهُ عَز۪يزٌ ذُوانْتِقَامٍ
Bu kelime "intikam almak " deyiminde vurgulanmış

Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir yol göstericiydi. Furkanı (doğruyu yanlıştan ayıranı) da indirdi. Gerçek şu ki Allah'ın ayetlerini görmezlikten gelenler için şiddetli bir azap vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır.

3/Aliimran-5
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَخْفٰى عَلَيْهِ شَيْءٌ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِۜ

Gökte de yerde de hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.

3/Aliimran-96
اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذ۪ي بِبَكَّةَ مُبَارَكاً وَهُدًى لِلْعَالَم۪ينَۚ

İnsanlar için kurulan ilk ev, Bekke'deki, kutlu ve bütün insanlığa yol gösterici olan (Kâbe)’dir.

5/Maide-46
وَقَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقاً
Bu kelime "doğru bulmak" deyiminde vurgulanmış
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِۖ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ ف۪يهِ هُدًى وَنُورٌۙ وَمُصَدِّقاً
Bu kelime "doğru bulmak" deyiminde vurgulanmış
لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ

Onların (elçiler) ardından yanlarındaki Tevrat'ı doğru bulan Meryem oğlu İsa'yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğru bulan ve muttakiler için yol gösterici ve öğüt olan İncil'i verdik.

6/Enam-91
وَمَا قَدَرُوا اللّٰهَ حَقَّ
Bu kelime "hakkını vermek-1" deyiminde vurgulanmış
قَدْرِه۪ٓ اِذْ قَالُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ عَلٰى بَشَرٍ مِنْ شَيْءٍۜ قُلْ مَنْ اَنْزَلَ الْكِتَابَ الَّذ۪ي جَٓاءَ بِه۪ مُوسٰى نُوراً وَهُدًى لِلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاط۪يسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَث۪يراًۚ وَعُلِّمْتُمْ مَا لَمْ تَعْلَمُٓوا اَنْتُمْ وَلَٓا اٰبَٓاؤُ۬كُمْۜ قُلِ اللّٰهُۙ ثُمَّ ذَرْهُمْ ف۪ي خَوْضِهِمْ
Bu kelime "batağa saplanmak " deyiminde vurgulanmış
يَلْعَبُونَ

Onlar “Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir.” demekle Allah'ı, hakkını vererek, takdir edemediler. De ki 'Musa'nın insanlar için bir nur ve yol gösterici olarak getirdiği ve sizin de kâğıtlar üzerine yazıp (bir kısmını) gösterdiğiniz ve çoğunu göz ardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.' De ki “Allah (indirdi).” Artık onları bırak, saplandıkları batakta oyalanadursunlar.

7/Araf-52
وَلَقَدْ جِئْنَاهُمْ بِكِتَابٍ فَصَّلْنَاهُ عَلٰى عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Biz onlara bilgi ile açıkladımız, iman edenler topluluğu için yol gösterici ve rahmet olan bir kitap getirdik.

7/Araf-159
وَمِنْ قَوْمِ مُوسٰٓى اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ

Musa’nın kavminden hak yolu gösteren ve bu yolda adil davranan bir topluluk da vardı.

7/Araf-181
وَمِمَّنْ خَلَقْنَٓا اُمَّةٌ يَهْدُونَ بِالْحَقِّ وَبِه۪ يَعْدِلُونَ۟

Yarattıklarımızdan hak yolu gösteren ve bu yolda adil davranan bir topluluk da vardı.

7/Araf-186
مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Bu kelime "(birinin) tebdili şaşmak " deyiminde vurgulanmış

Allah kimi şaşırtırsa artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları tuğyanları içinde tebdili şaşmış olarak bırakırız.

16/Nahıl-89
وَيَوْمَ نَبْعَثُ ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ شَه۪يداً عَلَيْهِمْ مِنْ اَنْفُسِهِمْ وَجِئْنَا
Bu kelime "şahit tutmak " deyiminde vurgulanmış
بِكَ شَه۪يداً
Bu kelime "şahit tutmak " deyiminde vurgulanmış
عَلٰى هٰٓؤُ۬لَٓاءِۜ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَاناً لِكُلِّ شَيْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِم۪ينَ۟

Her ümmete kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de bunlara (ümmetine) şahit tutacağız. Sana kitabı her şeyi beyan edici, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.

17/İsra-2
وَاٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَاهُ هُدًى لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اَلَّا تَتَّخِذُوا مِنْ دُون۪ي وَك۪يلاًۜ

Musa'ya da Kitap’ı verdik ve "Benden başka vekil edinmesinler." diye onu İsrailoğullarına yol gösterici kıldık.

19/Meryem-58
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓائ۪لَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا
Bu kelime "secdeye varmak (kapanmak)" deyiminde vurgulanmış
سُجَّداً
Bu kelime "secdeye varmak (kapanmak)" deyiminde vurgulanmış
وَبُكِياًّ

İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği nebilerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in (Yakup) soyundan, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.

20/Taha-9
وَهَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ مُوسٰىۢ

Sana Musa'nın haberi geldi mi?

20/Taha-10
اِذْ رَاٰ نَاراً فَقَالَ لِاَهْلِهِ امْكُـثُٓوا اِنّ۪ٓي اٰنَسْتُ
Bu kelime "(bir şey) gözüne ilişmek " deyiminde vurgulanmış
نَاراً لَعَلّ۪ٓي اٰت۪يكُمْ مِنْهَا بِقَبَسٍ اَوْ اَجِدُ عَلَى النَّارِ هُدًى

Hani o bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size bir kor getirir yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum." demişti.

22/Hac-8
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ
Bu kelime "mücadele vermek" deyiminde vurgulanmış
فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُن۪يرٍۙ

İnsanlardan kimi de bilgisizce, bir yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın Allah hakkında mücadele verir.

26/Şuara-60
فَاَتْبَعُوهُمْ
Bu kelime "peşine düşmek (gitmek) " deyiminde vurgulanmış
مُشْرِق۪ينَ
Bu kelime "tan ağarmak (atmak sökmek)" deyiminde vurgulanmış

(Firavun ve adamları) tan sökerken onların peşlerine düşmüşlerdi.

26/Şuara-61
فَلَمَّا تَـرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ

İki topluluk birbirini görünce, Musa’nın arkadaşları: "Gerçekten yakalandık." dedi.

26/Şuara-62
قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ

Musa "Hayır! Rabb’im benimledir, bana yol gösterir." dedi.

26/Şuara-78
اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ

O, beni yaratan ve bana yol gösterendir.

26/Şuara-79
وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ

O, bana yediren ve içirendir.

27/Nemil-2
هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ

(O kitap) inananlar için bir yol gösterici ve bir müjdedir;

28/Kasas-50
فَاِنْ لَمْ يَسْتَج۪يبُوا
Bu kelime "karşılık vermek" deyiminde vurgulanmış
لَكَ فَاعْلَمْ اَنَّمَا يَتَّبِعُونَ
Bu kelime "hissine (hislerine) kapılmak " deyiminde vurgulanmış
اَهْوَٓاءَهُمْۜ
Bu kelime "hissine (hislerine) kapılmak " deyiminde vurgulanmış
وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنِ اتَّبَعَ
Bu kelime "hissine (hislerine) kapılmak " deyiminde vurgulanmış
هَوٰيهُ
Bu kelime "hissine (hislerine) kapılmak " deyiminde vurgulanmış
بِغَيْرِ هُدًى مِنَ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
يَهْدِي
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
الْقَوْمَ الظَّالِم۪ينَ

Eğer sana karşılık veremezlerse bil ki onlar, sırf hislerine kapılmaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterme olmaksızın hissine kapılanlardan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah zalim kavmi hidayete erdirmez.

29/Ankebut-68
وَمَنْ اَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرٰى عَلَى اللّٰهِ كَذِباً
Bu kelime "yalan atmak (kıvırmak) " deyiminde vurgulanmış
اَوْ كَذَّبَ بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُۜ اَلَيْسَ ف۪ي جَهَنَّمَ مَثْوًى لِلْكَافِر۪ينَ

Allah'a karşı yalan kıvıran yahut kendisine hak gelmişken onu yalanlayandan daha zalimi kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok!

29/Ankebut-69
وَالَّذ۪ينَ جَاهَدُوا
Bu kelime "gayret göstermek " deyiminde vurgulanmış
ف۪ينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَاۜ وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِن۪ينَ
Bu kelime "inayette bulunmak " deyiminde vurgulanmış

Bizim için gayret gösterenleri yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, inayette bulunanlarla beraberdir.

41/Fussilet-17
وَاَمَّا ثَمُودُ فَهَدَيْنَاهُمْ فَاسْتَحَبُّوا
Bu kelime "yeğ tutmak " deyiminde vurgulanmış
الْعَمٰى عَلَى الْهُدٰى فَاَخَذَتْهُمْ صَاعِقَةُ الْعَذَابِ الْهُونِ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَۚ

Semud'aysa yol gösterdik de onlar, körlüğü, doğru yola yeğ tutup sevdiler. Onları da kazandıklarına karşılık alçaltıcı bir azap yıldırımı yakaladı.

53/Necim-19
اَفَرَاَيْتُمُ اللَّاتَ وَالْعُزّٰىۙ

Gördünüz mü Lat'ı ve Uzza'yı?

53/Necim-20
وَمَنٰوةَ الثَّالِثَةَ الْاُخْرٰى

Ve üçüncüleri olan diğer (put) Menat'ı?..

53/Necim-21
اَلَـكُمُ الذَّكَرُ وَلَهُ الْاُنْثٰى

Erkek sizin de dişi onun mu?

53/Necim-22
تِلْكَ اِذاً قِسْمَةٌ ض۪يزٰى

O zaman şu (yaptığınız) haksız bir paylaşımdır!

53/Necim-23
اِنْ هِيَ اِلَّٓا اَسْمَٓاءٌ سَمَّيْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَمَا
Bu kelime "hoşa gitmek" deyiminde vurgulanmış
تَهْوَى
Bu kelime "hoşa gitmek" deyiminde vurgulanmış
الْاَنْفُسُۚ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مِنْ رَبِّهِمُ الْهُدٰىۜ

Bunlar sizin ve atalarınızın koyduğu adlardan başka bir şey değildir. Allah, haklarında hiçbir belge indirmemiştir. Onlar ancak zanlarına ve nefislerinin hoşuna gidenlere uymaktadırlar. Oysa ant olsun ki onlara Rablerinden yol gösterici gelmiştir.

64/Tegabun-5
اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذ۪ينَ كَـفَرُوا مِنْ قَبْلُۘ فَذَاقُوا
Bu kelime "tadına bakmak " deyiminde vurgulanmış
وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ

Daha önceki kâfirlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar, işlediklerinin vebalinin tadına baktılar. Onlara can yakıcı bir azap vardır.

64/Tegabun-6
ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَأْت۪يهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُٓوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَاۘ فَكَفَرُوا وَتَوَلَّوْا وَاسْتَغْنَى اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ

Bu, rasulleri onlara apaçık delillerle geldiğinde onların "Bir beşer mi bize yol gösterecek?" diyerek kâfir olmaları ve yüz çevirip arkalarını dönmeleridir. Allah da hiçbir şeye ihtiyacının olmadığını gösterdi. Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, hamt etmeye layık olandır.

90/Beled-8
اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِۙ

Biz ona iki göz vermedik mi?

90/Beled-9
وَلِسَاناً وَشَفَتَيْنِۙ

Bir dil ve iki dudak?..

90/Beled-10
وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِۚ

Ona iki de yol gösterdik.

92/Leyl-11
وَمَا
Bu kelime "faydası dokunmak" deyiminde vurgulanmış
يُغْن۪ي
Bu kelime "faydası dokunmak" deyiminde vurgulanmış
عَنْهُ مَالُـهُٓ اِذَا تَرَدّٰىۜ

(Cehenneme) yuvarlandığı zaman malının ona bir faydası dokunmaz.

92/Leyl-12
اِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدٰىۘ

Muhakkak ki doğru yolu göstermek bize aittir.

92/Leyl-13
وَاِنَّ لَنَا لَلْاٰخِرَةَ وَالْاُو۫لٰى

Elbette, son da ilk de (ahiret ve dünya) bizimdir.

93/Duha-6
اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪ـيـماً فَاٰوٰىۖ

O, seni yetim bulup barındırmadı mı?

93/Duha-7
وَوَجَدَكَ ضَٓالاًّ فَهَدٰىۖ

Şaşırmış bulup yol göstermedi mi?

93/Duha-8
وَوَجَدَكَ عَٓائِلاً فَاَغْنٰىۜ

Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?

93/Duha-9
فَاَمَّا الْيَت۪يمَ فَلَا
Bu kelime "kahır (kahrını) çekmek " deyiminde vurgulanmış
تَقْهَرْۜ
Bu kelime "kahır (kahrını) çekmek " deyiminde vurgulanmış

O hâlde yetime sakın kahır çektirme.

93/Duha-10
وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا
Bu kelime "sert çıkmak " deyiminde vurgulanmış
تَنْهَرْۜ
Bu kelime "sert çıkmak " deyiminde vurgulanmış

Soru sorana sert çıkma (çıkışma).

93/Duha-11
وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

Ve Rabb’inin nimetini anlat.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 06.05.2026
Paylaş: