أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

felah bulmak

felah bulmak Deyim kurtulmak, onmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-5
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

İşte, Rableri tarafından yol gösterilenler ve felah bulanlar onlardır.

2/Bakara-189
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْاَهِلَّةِۜ قُلْ هِيَ مَوَاق۪يتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّۜ وَلَيْسَ الْبِرُّ بِاَنْ تَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ ظُهُورِهَا وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنِ اتَّقٰىۚ وَأْتُوا الْبُيُوتَ مِنْ اَبْوَابِهَاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Sana, hilalleri soruyorlar. “Onlar, insanlar için (örneğin) hac için vakit ölçüleridir.” de. İyilik (birr), evlere arkasından girmeniz değildir. Ancak İyilik (birr), kişinin takvasıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’a karşı takvalı olun ki felah bulasınız.

3/Aliimran-104
وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Sizden marufu (örfe uygun olanı) iş edinen, münkerden (bilinmedik olandan) kaçınan ve hayra davet eden bir ümmet olsun! İşte onlar felaha erenlerdir.

3/Aliimran-130
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَأْكُلُوا الرِّبٰٓوا اَضْعَافاً مُضَاعَفَةًۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

Ey iman edenler! öyle kat kat riba yemeyin. Allah’tan korkun ki felah bulasınız.

3/Aliimran-200
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ey iman edenler! sabredin ve sabırda yarışın. (birbirinizle) irtibat kurun ve Allah'tan korkun. Umulur ki felah bulursunuz.

5/Maide-35
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَابْتَغُٓوا اِلَيْهِ الْوَس۪يلَةَ وَجَاهِدُوا ف۪ي سَب۪يلِه۪ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve ona vesile arayın. Ve onun yolunda gayret gösterin ki felah bulabilesiniz.

5/Maide-90
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Ey iman edenler! Serseme çeviren içki, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlarla aranıza mesafe koyun ki felah bulasınız.

5/Maide-100
قُلْ لَا يَسْتَوِي الْخَب۪يثُ وَالطَّيِّبُ وَلَوْ اَعْجَبَكَ كَـثْرَةُ الْخَب۪يثِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ۟

De ki habis ve tayyip bir değildir; habisin çokluğu acayibine gitse de (bu böyledir). Öyleyse ey sağduyu sahipleri! Allah'tan sakınınız ki felah bulasınız.

7/Araf-8
وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

O gün tartı haktır. Kimin sevapları ağır basarsa işte onlar felah bulanlardır.

7/Araf-69
اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِيُنْذِرَكُمْۜ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَـفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِي الْخَلْقِ بَصْۣـطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Sizi uyarması için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabb’inizden size bir uyarı (zikir) gelmesi mi acayibinize gitti? Düşünün ki Nuh kavminden sonra sizi halifeler yaptı ve sizin yaratılıştaki gücünüzü daha da artırdı. Allah'ın nimetlerini anın; olur ki felah bulursunuz.

7/Araf-157
اَلَّذ۪ينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْاُمِّيَّ الَّذ۪ي يَجِدُونَهُ مَكْتُوباً عِنْدَهُمْ فِي التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْج۪يلِۘ يَأْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰيهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّت۪ي كَانَتْ عَلَيْهِمْۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِه۪ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّـذ۪ٓي اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ۟

Onlar, ellerindeki Tevrat'ta ve İncil'de tanımlanmış olan ümmi nebi olan Rasul’e uyarlar. O, onlara marufu emreder, münkeri nehyeder. Yine onlara tayyip olanları helal kılar, habis olanları yasaklar. Ağır sorumluluk yüklerini ve zincirlerini kaldırır. Ve sonuç olarak, ona inanan, onu destekleyen, ona yardım eden ve ona bahşedilen nurun (Kur'an'ın) ardına onunla birlikte düşenler; işte böyleleri, felah bulanlardır.

8/Enfal-45
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا لَق۪يتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يراً لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

Ey iman edenler! Bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman sebat edin ve Allah’ı çokça anın ki felah bulasınız.

9/Tevbe-88
لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Fakat Rasul ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve işte böyleleri, felah bulanlardır.

18/Kehif-20
اِنَّهُمْ اِنْ يَظْهَرُوا عَلَيْكُمْ يَرْجُمُوكُمْ اَوْ يُع۪يدُوكُمْ ف۪ي مِلَّتِهِمْ وَلَنْ تُفْلِحُٓوا اِذاً اَبَداً

Çünkü onlar sizi derdest ederlerse taşa tutarlar veya kendi dinlerine döndürürler. O takdirde asla felah bulamazsınız."

20/Taha-64
فَاَجْمِعُوا كَيْدَكُمْ ثُمَّ ائْتُوا صَفاًّۚ وَقَدْ اَفْلَحَ الْيَوْمَ مَنِ اسْتَعْلٰى

Artık bütün tuzaklarınızı kurun sonra da sırayla gelin. Bugün üstün gelen felah bulur."

22/Hac-77
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ارْكَعُوا وَاسْجُدُوا وَاعْبُدُوا رَبَّكُمْ وَافْعَلُوا الْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَۚ

Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabb’inize ibadet edin ve hayır işleyin! Ola ki felah bulursunuz!

23/Mü'minun-1
قَدْ اَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَۙ

Müminler, kesin felah bulmuştur.

23/Mü'minun-2
اَلَّذ۪ينَ هُمْ ف۪ي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَۙ

Onlar, namazlarında derin bir saygı duyarlar.

23/Mü'minun-3
وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَۙ

Onlar ki yararsız şeylerden ilgilerini keserler;

23/Mü'minun-4
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِلزَّكٰوةِ فَاعِلُونَۙ

Onlar zekât vermek için çalışırlar.

23/Mü'minun-5
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَۙ

Onlar, iffetlerini korurlar.

23/Mü'minun-6
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُوم۪ينَۚ

Sadece eşleri veya ellerine bakanlar hariç. Kuşkusuz ki onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

23/Mü'minun-7
فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ

Kim bunun ötesine geçmek isterse işte onlar, hadlerini aşanlardır.

23/Mü'minun-8
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ

Ve onlar (mü’minler), emanetlerine ve ahitlerine özen gösterirler.

23/Mü'minun-9
وَالَّذ۪ينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَۢ

Onlar, ibadetlerinin üstüne titreyenlerdir.

23/Mü'minun-10
اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْوَارِثُونَۙ

İşte varis olacaklar, bunlardır.

23/Mü'minun-102
فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Kimin sevapları ağır basarsa işte onlar felah bulanlardır.

24/Nur-31
وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ اَوْ اٰبَٓائِهِنَّ اَوْ اٰبَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓائِهِنَّ اَوْ اَبْنَٓاءِ بُعُولَتِهِنَّ اَوْ اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اِخْوَانِهِنَّ اَوْ بَن۪ٓي اَخَوَاتِهِنَّ اَوْ نِسَٓائِهِنَّ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُنَّ اَوِ التَّابِع۪ينَ غَيْرِ اُو۬لِي الْاِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ اَوِ الطِّفْلِ الَّذ۪ينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلٰى عَوْرَاتِ النِّسَٓاءِۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِاَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْف۪ينَ مِنْ ز۪ينَتِهِنَّۜ وَتُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعاً اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Mümin kadınlara da söyle, gözlerini (haramdan) kaçırsınlar; ferçlerini korusunlar. Güzelliklerinden görünen kısım dışındakileri açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üstüne salsınlar. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, ellerine bakanlar, kadına ihtiyacı kalmamış erkekler ve kadınların avret yerlerine ilgi duymayan küçük çocuklar dışında hiç kimseye süslerini açmasınlar. Gizledikleri güzellikleri dikkat çeksin (bilinsin) diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey mü’minler! Hepiniz Allah'a tövbe ediniz ki felah bulasınız.

24/Nur-51
اِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِن۪ينَ اِذَا دُعُٓوا اِلَى اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ اَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَاۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sadece “İşittik ve itaat ettik!” derler. İşte asıl bunlar felah bulanlardır.

24/Nur-52
وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللّٰهَ وَيَتَّقْهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَٓائِزُونَ

Kim Allah'a ve Rasulüne itaat eder, Allah'tan içi titrer ve ona karşı sorumluluk bilinciyle hareket ederse işte onlar muratlarına ermişlerdir.

28/Kasas-67
فَاَمَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاً فَعَسٰٓى اَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُفْلِح۪ينَ

Fakat tevbe eden, iman edip iyi işler yapan kimseye gelince, onun felah bulanlardan olması umulur.

30/Rum-38
فَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِۜ ذٰلِكَ خَيْرٌ لِلَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ وَجْهَ اللّٰهِۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

O hâlde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver. Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar felah bulanlardır.

31/Lokman-5
اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

İşte onlar, Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve onlar felah bulanlardır.

58/Mücadele-22
لَا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve rasulüne karşı gelenlere sıcak yüz gösterdiğini göremezsin. İşte onların kalbine (Allah), iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da ondan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafını tutanlardır. İyi bilin ki felah bulacaklar da sadece Allah'ın tarafını tutanlardır.

59/Haşir-9
وَالَّذ۪ينَ تَبَوَّؤُ الدَّارَ وَالْا۪يمَانَ مِنْ قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ اِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ ف۪ي صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِمَّٓا اُو۫تُوا وَيُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَۚ

Onlardan önce o yurda yerleşen ve imana sarılanlar, göç edenleri, kendilerine yeğ tutarlar. Onlara verilenlerden, içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile onlar kendileri için önde gelir. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar felah bulanlardır.

62/Cuma-9
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Ey iman edenler! Cuma günü namaz için nida edildiğinde alışverişi bırakıp Allah'ın zikrine koşun. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

62/Cuma-10
فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَث۪يراً لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın fazlından isteyin. Allah'ı çok hatırınıza getirin; umulur ki felah bulursunuz.

64/Tegabun-15
اِنَّـمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌۜ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظ۪يمٌ

Mallarınız ve çocuklarınız bir fitnedir (imtihandır). Allah katında ise büyük ecir vardır.

64/Tegabun-16
فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَط۪يعُوا وَاَنْفِقُوا خَيْراً لِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

O hâlde elinizden geleni yaparak Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar felah bulanlardır.

87/âlâ-14
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ

Tezkiyesini düzelten, gerçekten felah bulmuştur.

87/âlâ-15
وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ

Ve Rabb’inin adını anıp (dinine) destek olan…

91/Şems-9
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۙۖ

Tezkiyesini düzelten, gerçekten felah bulmuştur.

91/Şems-10
وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَاۜ

Onu (nefsini) günaha sokan kimse de ağır kayba uğramıştır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 30.05.2026
Paylaş: