أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

hüsrana uğramak

hüsrana uğramak Deyim beklenilen sonucun elde edilememesi sebebiyle çok üzülmek, acı çekmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-64
ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Ondan sonra yüz çevirmiştiniz. Üzerinizdeki Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

2/Bakara-121
اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَتْلُونَهُ حَقَّ تِلَاوَتِه۪ۜ اُو۬لٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِه۪ۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟

Kitap verdiğimiz kimseler (den bazısı) onu, hakkını vererek okurlar. Çünkü onlar, ona iman ederler. Kim de onun üstünü örterse işte hüsrana uğrayanlar onlardır.

3/Aliimran-85
وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ د۪يناً فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُۚ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Kim, İslam'dan başka bir din ararsa bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul görmeyecek ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.

3/Aliimran-149
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُط۪يعُوا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ

Ey iman edenler! Kâfirlerin sözlerine uyarsanız sizi ökçelerinizin üzerine geri çevirirler de hüsrana uğrayanlardan olursunuz.

4/Nisa-119
وَلَاُضِلَّنَّهُمْ وَلَاُمَنِّيَنَّهُمْ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُبَتِّكُنَّ اٰذَانَ الْاَنْعَامِ وَلَاٰمُرَنَّهُمْ فَلَيُغَيِّرُنَّ خَلْقَ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَّخِذِ الشَّيْطَانَ وَلِياًّ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَقَدْ خَسِرَ خُسْرَاناً مُب۪يناًۜ

“Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara kaptıracağım. Ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar. Onlara emredeceğim de Allah'ın yaratışını değiştirecekler!” Kim Allah'ın yerine şeytanı dost edinirse elbette o açık bir hüsrana uğramıştır.

5/Maide-5
اَلْيَوْمَ اُحِلَّ لَكُمُ الطَّيِّبَاتُۜ وَطَعَامُ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ حِلٌّ لَكُمْۖ وَطَعَامُكُمْ حِلٌّ لَهُمْۘ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُحْصَنَاتُ مِنَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكُمْ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّ مُحْصِن۪ينَ غَيْرَ مُسَافِح۪ينَ وَلَا مُتَّخِذ۪ٓي اَخْدَانٍۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِالْا۪يمَانِ فَقَدْ حَبِطَ عَمَلُهُۘ وَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ۟

Bugün size temiz ve iyi şeyler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (Yahudi, Hristiyan vb. nin) yiyeceği size helâldir, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Mü’min kadınlardan iffetli olanlar ile daha önce kendilerine kitap verilenlerden iffetli kadınlar da, mihrlerini vermeniz şartıyla, namuslu olmak, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helaldir. Kim (İslami hükümlere) inanmayı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.

5/Maide-21
يَا قَوْمِ ادْخُلُوا الْاَرْضَ الْمُقَدَّسَةَ الَّت۪ي كَتَبَ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَرْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِر۪ينَ

Ey kavmim! Allah'ın size (vatan olarak) yazdığı mukaddes toprağa girin ve arkanıza dönmeyin, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursunuz.

5/Maide-30
فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Bunun üzerine, kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.

5/Maide-53
وَيَقُولُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْۙ اِنَّهُمْ لَمَعَكُمْۜ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فَاَصْبَحُوا خَاسِر۪ينَ

(O zaman) iman edenler "Bunlar mıdır sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle yemin billah edenler?" diyeceklerdir. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir de hüsrana uğrayanlardan olmuşlardır.

6/Enam-140
قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ قَتَلُٓوا اَوْلَادَهُمْ سَفَهاً بِغَيْرِ عِلْمٍ وَحَرَّمُوا مَا رَزَقَهُمُ اللّٰهُ افْتِرَٓاءً عَلَى اللّٰهِۜ قَدْ ضَلُّوا وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ۟

Akılsızlıkları yüzünden bilgisizce çocuklarını öldüren ve Allah'a iftira atarak Allah'ın onlara rızık olarak verdiği şeyleri kendilerine haram edenler elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar dalalete düşmüşler ve hidayete erememişlerdir.

7/Araf-23
قَالَا رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

(Âdem ile eşi) dediler ki Ey Rabb’imiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.

7/Araf-90
وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْباً اِنَّكُمْ اِذاً لَخَاسِرُونَ

Kavminin ileri gelen kâfirleri, “Eğer Şuayp’a uyarsanız o takdirde siz mutlaka hüsrana uğrarsınız!” dediler.

7/Araf-92
اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْباً كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا ف۪يهَاۚۛ اَلَّذ۪ينَ كَذَّبُوا شُعَيْباً كَانُوا هُمُ الْخَاسِر۪ينَ

Şuayp'ı yalanlayanlar sanki yurtlarında hiç oturmamış gibiydiler. Asıl hüsrana uğrayanlar Şuayp'ı yalanlayanların kendileridir.

7/Araf-148
وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِه۪ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلاً جَسَداً لَهُ خُوَارٌۜ اَلَمْ يَرَوْا اَنَّهُ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْد۪يهِمْ سَب۪يلاًۢ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِم۪ينَ

Musa’nın peşi sıra kavmi süs eşyalarından, böğüren bir buzağı heykelini (ilah) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onları hiçbir yola ulaştırmadığını görmediler mi? Onu (ilah) edindiler ve zalim oldular.

7/Araf-149
وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını görünce dediler: “Eğer Rabb’imiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacağız!”

8/Enfal-37
لِيَم۪يزَ اللّٰهُ الْخَب۪يثَ مِنَ الطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ الْخَب۪يثَ بَعْضَهُ عَلٰى بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُ جَم۪يعاً فَيَجْعَلَهُ ف۪ي جَهَنَّمَۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ۟

Allah, pis olanı temiz olandan ayırmak, pis olanları üst üste yığarak hepsini cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.

9/Tevbe-69
كَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَانُٓوا اَشَدَّ مِنْكُمْ قُوَّةً وَاَكْثَرَ اَمْوَالاً وَاَوْلَاداًۜ فَاسْتَمْتَعُوا بِخَلَاقِهِمْ فَاسْتَمْتَعْتُمْ بِخَلَاقِكُمْ كَمَا اسْتَمْتَعَ الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ بِخَلَاقِهِمْ وَخُضْتُمْ كَالَّذ۪ي خَاضُواۜ اُو۬لٰٓئِكَ حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

(Ey münafıklar!) siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenle sefa sürmüşlerdi. Sizden öncekilerin, paylarına düşen ile sefa sürdüğü gibi siz de payınıza düşen ile öylece sefa sürdünüz ve onların daldığı gibi, siz de (dünya) telaşına daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

10/Yunus-45
وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَاَنْ لَمْ يَلْبَثُٓوا اِلَّا سَاعَةً مِنَ النَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْۜ قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِ وَمَا كَانُوا مُهْتَد۪ينَ

Onları huzuruna toplayacağı gün (haşir günü), gündüzün bir saatinden başka, (kabirde) durmamış gibidirler; aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmamış bulunanlar, hüsrana uğramışlardır.

10/Yunus-95
وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَتَكُونَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra hüsrana uğrayanlardan olursun.

11/Hud-22
لَا جَرَمَ اَنَّهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ

Kuşkusuz ki bunlar, ahirette en çok hüsrana uğrayanlardır.

11/Hud-47
قَالَ رَبِّ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۜ وَاِلَّا تَغْفِرْ ل۪ي وَتَرْحَمْن۪ٓي اَكُنْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

(Nuh) dedi ki 'Rabb’im, bilgim olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamaz ve beni esirgemezsen hüsrana uğrayanlardan olurum.'

23/Mü'minun-33
وَقَالَ الْمَلَأُ مِنْ قَوْمِهِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ الْاٰخِرَةِ وَاَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ مَا هٰذَٓا اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُكُمْۙ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ

Kavminden kâfir olup ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiğimiz önde gelenler şöyle dediler: "Bu da ancak sizin gibi bir beşer, yediklerinizden yiyor, içtiklerinizden içiyor.

23/Mü'minun-34
وَلَئِنْ اَطَعْتُمْ بَشَراً مِثْلَكُمْ اِنَّكُمْ اِذاً لَخَاسِرُونَ

Eğer benzeriniz olan bir beşere itaat ederseniz hüsrana uğrarsınız.

23/Mü'minun-35
اَيَعِدُكُمْ اَنَّكُمْ اِذَا مِتُّمْ وَكُنْتُمْ تُرَاباً وَعِظَاماً اَنَّكُمْ مُخْرَجُونَۖ

Size, öldüğünüz, toprak ve kemik hâline geldiğiniz zaman (diriltilip) çıkarılacağınızı mı vadediyor?

23/Mü'minun-36
هَيْهَاتَ هَيْهَاتَ لِمَا تُوعَدُونَۖ

Size vadedilen çok uzaktır, çok uzak!

23/Mü'minun-37
اِنْ هِيَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا نَمُوتُ وَنَحْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوث۪ينَۖ

“Bu dünya hayatımızdan başkası yoktur. (Kimimiz) ölürüz, (kimimiz) yaşarız. Biz tekrar diriltilecek değiliz.”

27/Nemil-5
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَهُمْ سُٓوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ هُمُ الْاَخْسَرُونَ

Onlar için azabın en kötüsü vardır ve onlar ahirette de en çok hüsrana uğrayacak olanlardır.

29/Ankebut-52
قُلْ كَفٰى بِاللّٰهِ بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْ شَه۪يداًۚ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِالْبَاطِلِ وَكَفَرُوا بِاللّٰهِۙ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

De ki “Benimle sizin aramızda şahit olarak Allah kâfi gelir. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'a küfranlık edenler (var ya), işte hüsrana uğrayacaklar onlardır.

39/Zümer-15
فَاعْبُدُوا مَا شِئْتُمْ مِنْ دُونِه۪ۜ قُلْ اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَا ذٰلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُب۪ينُ

“Siz, onun dışında dilediklerinize ibadet edin.” De ki “İşte asıl hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini düş kırıklığına uğratanlardır. Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın ta kendisidir.”

39/Zümer-65
وَلَقَدْ اُو۫حِيَ اِلَيْكَ وَاِلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَئِنْ اَشْرَكْتَ لَيَحْبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

(Resul’üm!) Şüphesiz sana da senden öncekilere de şöyle vahyolunmuştur: “Ant olsun, Allah'a şirk koşarsan amellerin boşa gider ve hüsrana uğrayanlardan olursun!”

40/Mü'min-78
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلاً مِنْ قَبْلِكَ مِنْهُمْ مَنْ قَصَصْنَا عَلَيْكَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ نَقْصُصْ عَلَيْكَۜ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ اَنْ يَأْتِيَ بِاٰيَةٍ اِلَّا بِـاِذْنِ اللّٰهِۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ قُضِيَ بِالْحَقِّ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْمُبْطِلُونَ۟

Ant olsun senden önce de elçiler gönderdik. Onlardan bazılarını sana anlattık bazılarını ise anlatmadık. Allah'ın izni olmadan hiçbir elçinin bir ayet getirmesi mümkün olamaz! Allah'ın emri geldiğinde hak ile karara varılır ve işte burada, (hakkı) hükümsüz kılmaya çalışanlar hüsrana uğrarlar.

40/Mü'min-85
فَلَمْ يَكُ يَنْفَعُهُمْ ا۪يمَانُهُمْ لَمَّا رَاَوْا بَأْسَنَاۜ سُنَّتَ اللّٰهِ الَّت۪ي قَدْ خَلَتْ ف۪ي عِبَادِه۪ۚ وَخَسِرَ هُنَالِكَ الْكَافِرُونَ

Ancak hışmımızı gördüklerinde imanlarının onlara faydası olmadı. (Bu) Allah'ın, kulları hakkında uygulanagelen sünnetidir. İşte kâfirler, burada hüsrana uğramışlardır.

41/Fussilet-23
وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذ۪ي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ

İşte bu zannınız, Rabb’iniz hakkında zehapta bulunmanız var ya, bu sizi harap düşürdü ve hüsrana uğrayanlardan oldunuz.

41/Fussilet-25
وَقَيَّضْنَا لَهُمْ قُرَنَٓاءَ فَزَيَّنُوا لَهُمْ مَا بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَحَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۚ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ۟

Biz onların başına birtakım yoldaşlar sardık da bunlar, onların geçmişlerine ve geleceklerine (yaptıklarına ve yapacaklarına) “çok değerliymiş” süsü verdiler. Kendilerinden önce gelip geçmiş olan cinler ve insanlar için (uygulanan) azap onlara da gerekli olmuştur. Kuşkusuz ki onlar hüsrana uğrayanlardır.

42/Şûra-45
وَتَرٰيهُمْ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا خَاشِع۪ينَ مِنَ الذُّلِّ يَنْظُرُونَ مِنْ طَرْفٍ خَفِيٍّۜ وَقَالَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ الْخَاسِر۪ينَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ وَاَهْل۪يهِمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اَلَٓا اِنَّ الظَّالِم۪ينَ ف۪ي عَذَابٍ مُق۪يمٍ

Ateşe sunulurken onların, zillet içinde eğilip bükülerek göz ucuyla süzdüklerini göreceksin. İnananlar da “İşte asıl hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü kendilerini ve ailelerini düş kırıklığına uğratanlardır.” diyecekler. Kesinlikle biliniz ki zalimler, sürekli bir azap içindedirler.

46/Ahkaf-17
وَالَّذ۪ي قَالَ لِوَالِدَيْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِن۪ٓي اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْل۪ي وَهُمَا يَسْتَغ۪يثَانِ اللّٰهَ وَيْلَكَ اٰمِنْۗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَيَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ

Anne ve babasına “Öf size. Benden önce nice nesiller gelip geçmişken (yeniden diriltilip) çıkarılacağımı mı vadediyorsunuz?” diyen kimseye, o ikisi Allah’a sığınarak “Yazıklar olsun sana! İman et, Allah’ın vaadi haktır!” (derler.) O da “Bu, eskilerin masallarından başkası değildir.” der.

46/Ahkaf-18
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde üzerlerine söz gerçekleşmiş kimselerdir. Şüphesiz onlar hüsrana uğrayanlardır.

58/Mücadele-19
اِسْتَحْوَذَ عَلَيْهِمُ الشَّيْطَانُ فَاَنْسٰيهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّيْطَانِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّيْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Şeytan onları avucunun içine aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın tarafını tutanlardır. Şeytanın tarafını tutanlar ise hep hüsrana uğrayacaktır.

63/Münafikun-9
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Ey inananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın! Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 05.08.2026
Paylaş: