أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

secdeye varmak (kapanmak)

secdeye varmak (kapanmak) Deyim secde etmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

3/Aliimran-113
لَيْسُوا سَوَٓاءًۜ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَٓائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ۠

Onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinden bir topluluk vardır ki gece saatlerinde, kıyamda, Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye varırlar.

4/Nisa-102
وَاِذَا كُنْتَ ف۪يهِمْ فَاَقَمْتَ لَهُمُ الصَّلٰوةَ فَلْتَقُمْ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُٓوا اَسْلِحَتَهُمْ۠ فَاِذَا سَجَدُوا فَلْيَكُونُوا مِنْ وَرَٓائِكُمْۖ وَلْتَأْتِ طَٓائِفَةٌ اُخْرٰى لَمْ يُصَلُّوا فَلْيُصَلُّوا مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا
Bu kelime "tedbir almak" deyiminde vurgulanmış
حِذْرَهُمْ
Bu kelime "tedbir almak" deyiminde vurgulanmış
وَاَسْلِحَتَهُمْۚ وَدَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ
Bu kelime "(birini) gafil avlamak " deyiminde vurgulanmış
تَغْفُلُونَ
Bu kelime "(birini) gafil avlamak " deyiminde vurgulanmış
عَنْ اَسْلِحَتِكُمْ وَاَمْتِعَتِكُمْ فَيَم۪يلُونَ
Bu kelime "baskın yapmak" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْكُمْ مَيْلَةً
Bu kelime "baskın yapmak" deyiminde vurgulanmış
وَاحِدَةًۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اِنْ كَانَ بِكُمْ اَذًى
Bu kelime "eziyet çekmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْ مَطَرٍ اَوْ كُنْتُمْ
Bu kelime "hasta düşmek " deyiminde vurgulanmış
مَرْضٰٓى
Bu kelime "hasta düşmek " deyiminde vurgulanmış
اَنْ تَضَعُٓوا اَسْلِحَتَكُمْۚ وَخُذُوا
Bu kelime "tedbir almak" deyiminde vurgulanmış
حِذْرَكُمْۜ
Bu kelime "tedbir almak" deyiminde vurgulanmış
اِنَّ اللّٰهَ اَعَدَّ لِلْكَافِر۪ينَ عَذَاباً مُه۪يناً

Sen de içlerinde bulunup onlara namazı başlattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silahlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secdeye varınca arkanıza geçsinler. Bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar. Tedbirlerini ve silahlarını da alsınlar. Çünkü kâfirler, sizi silahsız ve teçhizatsız yakalamak isterler ki ani bir baskın yapıp gafil avlayabilsinler. Yağmurdan eziyet çekerseniz ya da hasta düşmüşseniz silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. Ama tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allah, kâfirlere utanç verici bir azap hazırlamıştır.

7/Araf-120
وَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۚ

Ve büyücüler secdeye kapandılar.

7/Araf-121
قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

"Âlemlerin Rabb’ine iman ettik.

7/Araf-122
رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ

Musa ve Harun'un Rabb’ine…" dediler.

12/Yusuf-100
وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّداًۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقاًّۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي
Bu kelime "içeriden çıkmak" deyiminde vurgulanmış
مِنَ
Bu kelime "içeriden çıkmak" deyiminde vurgulanmış
السِّجْنِ
Bu kelime "içeriden çıkmak" deyiminde vurgulanmış
وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ
Bu kelime "arasını (aralarını) açmak (bozmak)" deyiminde vurgulanmış
نَزَغَ
Bu kelime "arasını (aralarını) açmak (bozmak)" deyiminde vurgulanmış
الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ

Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu. Onun yanında (Allah’a şükür için) secdeye kapandılar. Dedi ki “Ey Babam! Bu, daha önceki rüyamın sonucudur. Doğrusu Rabb’im onu gerçek kıldı. Beni içeriden (zindandan) çıkararak bana iyilik etti. Şeytan benimle kardeşlerimin aramızı açtıktan sonra, (o,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabb’im, dilediğini incelikle yapandır. Gerçekten bilen, hüküm sahibi odur.”

17/İsra-105
وَبِالْحَقِّ اَنْزَلْنَاهُ وَبِالْحَقِّ نَزَلَۜ وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّراً وَنَذ۪يراًۢ

Biz onu (vahyi) hak olarak indirdik ve o da Hakk’ı getirdi. Seni de yalnızca bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

17/İsra-106
وَقُرْاٰناً فَرَقْنَاهُ لِتَقْرَاَهُ۫ عَلَى النَّاسِ عَلٰى مُكْثٍ وَنَزَّلْنَاهُ تَنْز۪يلاً

Ve Kur’an’ı, insanlara okuman için bölümlere ayırdık ve onu aşama aşama indirdik.

17/İsra-107
قُلْ اٰمِنُوا بِه۪ٓ اَوْ لَا تُؤْمِنُواۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِه۪ٓ اِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ سُجَّداًۙ

Şöyle de “Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.

19/Meryem-58
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ مِنْ ذُرِّيَّةِ اٰدَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍۘ وَمِنْ ذُرِّيَّةِ اِبْرٰه۪يمَ وَاِسْرَٓائ۪لَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا
Bu kelime "yol göstermek " deyiminde vurgulanmış
وَاجْتَبَيْنَاۜ اِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُ الرَّحْمٰنِ خَرُّوا سُجَّداً وَبُكِياًّ

İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği nebilerden, Âdem'in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in (Yakup) soyundan, yol gösterdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdendir. Onlara, çok merhametli olan Allah'ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.

20/Taha-69
وَاَلْقِ مَا ف۪ي يَم۪ينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُواۜ اِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍۜ وَلَا
Bu kelime "iflah olmamak " deyiminde vurgulanmış
يُفْلِحُ
Bu kelime "iflah olmamak " deyiminde vurgulanmış
السَّاحِرُ حَيْثُ اَتٰى

“Sağ elindekini at da onların yaptıklarını yutsun. Yaptıkları, sadece bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa (ne yapsa) iflah olmaz.”

20/Taha-70
فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سُجَّداً قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ هٰرُونَ وَمُوسٰى

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar; “Harun'un ve Musa'nın Rabb’ine iman ettik.” dediler.

20/Taha-71
قَالَ اٰمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ اَنْ اٰذَنَ
Bu kelime "müsaade etmek (buyurmak)" deyiminde vurgulanmış
لَكُمْۜ اِنَّهُ لَكَب۪يرُكُمُ الَّذ۪ي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَۚ فَلَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَاُصَلِّبَنَّكُمْ ف۪ي جُذُوعِ النَّخْلِۘ وَلَتَعْلَمُنَّ اَيُّـنَٓا اَشَدُّ عَذَاباً وَاَبْقٰى

(Firavun) dedi ki "Ben size müsaade etmeden ona iman mı ettiniz? Muhakkak o size büyüyü öğreten büyüğünüzdür. Öyleyse ben de sizin ellerinizi ve bacaklarınızı çaprazlama kesecek ve sizi hurma dallarına asacağım. Siz de hangimizin azabının daha şiddetli ve daha kalıcı olduğunu bileceksiniz!"

25/Furkan-63
وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ الَّذ۪ينَ يَمْشُونَ عَلَى الْاَرْضِ هَوْناً وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَاماً

Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler ve cahiller kendilerine laf attıklarında "selam!" derler.

25/Furkan-64
وَالَّذ۪ينَ يَب۪يتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّداً وَقِيَاماً

Onlar geceleri Rableri için secdeye varırlar ve kıyamda dururlar.

25/Furkan-65
وَالَّذ۪ينَ يَقُولُونَ رَبَّـنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَۗ اِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَاماًۗ

Onlar "Rabb’imiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır; gerçekten onun azabı süreklidir.” derler.

25/Furkan-66
اِنَّهَا سَٓاءَتْ مُسْتَقَراًّ وَمُقَاماً

O ne kötü bir konaklama yeri ve makamdır!

26/Şuara-45
فَاَلْقٰى مُوسٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ

Musa, asasını atınca, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı.

26/Şuara-46
فَاُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِد۪ينَۙ

Sihirbazlar hemen secdeye kapandılar.

26/Şuara-47
قَالُٓوا اٰمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

Dediler ki "Biz Âlemlerin Rabb’ine iman ettik.”

26/Şuara-48
رَبِّ مُوسٰى وَهٰرُونَ

“Musa’nın ve Harun’un Rabb’ine..."

32/Secde-15
اِنَّمَا يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّداً وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا
Bu kelime "büyüklük taslamak " deyiminde vurgulanmış
يَسْتَكْبِرُونَ
Bu kelime "büyüklük taslamak " deyiminde vurgulanmış

Bizim ayetlerimize ancak o kimseler inanır ki bunlarla kendilerine öğüt verildiğinde, büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamt ile tespih ederler.

32/Secde-16
تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفاً وَطَمَعاًۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Onlar geceleyin yataklarından kalkarlar. Korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler. Verdiğimiz rızıklardan da infak ederler.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 02.08.2026
Paylaş: