secde etmek
secde etmek Deyim 1) alnı, eli, ayakları, dizleri, ayak parmaklarını yere getirmek; 2) mec. saygı göstermek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Ve o zaman meleklere şöyle dedik: “Âdem için (Allah’a) secde edin!” İblis hariç, hemen secde ettiler. O kaçındı, kibrine yediremedi ve kâfirlerden oldu.
Ve dedik ki “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin. İkiniz de orada, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.”
Şöyle demiştik: “Şu şehre girin, orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak secde ederek kapısından girerken ‘Dileğimiz bağışlanmadır.' deyin; (biz de) işlediğiniz hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz.”
Beyt’i, insanlar için bir toplanma ve güven yeri yaptık. İbrahim'in makamından salat yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e, “Tavaf edenler, itikâfa girenler, rükû ve secde edenler için Beyt'imi temiz tutunuz!” diye emretmiştik.
“Ey Meryem! Rabb’ine el pençe divan dur. Secde et ve (onun huzurunda) rükû edenlerle beraber rükû et.” demişlerdi.
Onlardan söz almak için Tur dağını onların üzerine yükselttik. “(Şehir) kapısından secde ederek girin.” dedik. “Cumartesi yasağında sınırları aşmayın!” dedik. Ve onlardan ağır bir söz aldık.
Sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra meleklere; “Âdem için (Allah’a) secde edin!” dedik. İblis dışında hepsi secde etti. O ise secde edenlerden olmadı.
(Allah) "Sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan ne oldu?" dedi. O da "Ben ondan üstünüm. Beni ateşten yarattın onu ise çamurdan yarattın." dedi.
(Allah) "Öyleyse oradan in. Orada büyüklük taslamak haddine mi düşmüş. Çık. Sen küçük düşürülenlerdensin." dedi.
Onlara şöyle denildi: “Şu şehri (Kudüs) yurt edinin. Ondan (nimetlerinden) dilediğiniz gibi yiyin. ‘Dileğimiz bağışlanmadır.' deyin ve kapıdan secde ederek girin ki işlediğiniz hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha fazlasını vereceğiz."
Rabb’inin katında olanlar ona kullukta büyüklük taslamazlar. Onu tespih ederler ve ona secde ederler.
(Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, geziye çıkanlar, rükûya edenler, secde edenler; iyiliği kendine iş edinen ve kötülükten sakındıranlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!
Hani Yusuf, babasına "Ey babacığım! Ben (rüyada) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Bunların bana secde ettiklerini gördüm." demişti.
Göklerde ve yerde olanların hepsi, isteyerek yahut istemeyerek Allah'a secde ederler. Gölgeleri de sabah akşam (secde ederler).
Meleklerin tamamı ona secde ederek saygı gösterdiler.
Fakat İblis hariç! O, secde edenlerle birlik olmaktan kaçındı.
(Allah) Ey İblis! Secde edenlerle birlik olmayışının sebebi nedir? dedi.
Dedi ki "Ben kuru bir çamurdan, şekil alabilir bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edemezdim."
“Sen şimdi Rabb'ini hamt ile tespih et ve secde edenlerden ol!”
Allah'ın yarattığı herhangi bir şeyi nazarıdikkate almıyorlar mı? Onların gölgesi, küçülerek ve Allah'a secde ederek sağa sola döner.
Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler, Allah'a secde ederler ve büyüklük taslamazlar.
Onlar, üzerlerinde (egemen) olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.
Hani meleklere “Âdem için (Allah’a) secde edin!” demiştik. İblis hariç secde etmişlerdi. “Ben çamurdan yarattığın kimse için secde eder miyim?” dedi.
Meleklere; “Âdem için (Allah’a) secde edin!” dediğimizde İblis dışında hepsi secde etti. O cinlerdendi, Rabb’inin emrinden çıktı. Şimdi siz beni bırakıp da onu ve soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Bu zalimler için ne kötü bir değişmedir.
Hani meleklere “Âdem için secde edin.” demiştik de İblis hariç secde etmişlerdi, o ise mukavemet etmişti.
Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğunun Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? (İnsanların) birçoğu da azabı hak etmiştir. Allah’ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur. Allah dilediğini yapar. ۩
Hani biz İbrahim'e Ev'in yerini belirtmiş (şöyle demiştik): "Bana bir şeyi ortak koşma ve evimi; tavaf edenler, kıyam edenler, rükû edenler ve secde edenler için temiz tut!
Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabb’inize ibadet edin ve hayır işleyin! Ola ki felah bulursunuz!
Onlara "Rahman’a secde edin!" denildiğinde "Rahman da neymiş? Senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" dediler ve bu onların nefretini arttırdı. ۩
Sen, aziz ve rahîm olana tevekkül et.
O (Allah), (Sen namaz için) ayağa kalktığında da seni görür.
Secde edenlerle eğilip doğrulurken de…
O semîdir, alimdir.
Onun ve kavminin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Şeytan onların amellerine “çok değerliymiş” süsü vermiş de kendilerini yoldan çevirmiş. Dolayısıyla hidayete eremiyorlar.
(Şeytan bunu) göklerde ve yerde gizli olanı açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen Allah’a secde etmesinler, diye yapmış.
Allah’tan başka ilah yoktur. O, büyük arşın Rabb’idir.
Hani Rabb’in meleklere demişti: "Ben çamurdan, bir beşer yaratacağım.
Ona düzen verdiğim ve içine ruhumdan üflediğim zaman siz onun için (bana) secde edin."
Bunun üzerine meleklerin tümü topluca secde ettiler.
Yalnız İblis hariç. O büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
(Allah) “Ey İblis! Ellerimle yarattığıma secde etmene engel çıkaran ne idi? Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldun?” dedi.
Yoksa o; gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten sakınan ve Rabb’inin rahmetini uman gibi midir? De ki "Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Sadece sağduyu sahipleri ders alır."
Gece, gündüz, Güneş ve Ay onun ayetlerindendir. Güneş’e de Ay’a da secde etmeyin. Yalnızca Allah’a kul oluyorsanız onları yaratan Allah’a secde edin. ۩
Muhammed, Allah'ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken görürsün. Allah'ın fazlını ve rızasını isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki vasıflarıdır. İncil'deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük ecir vadetmiştir.
Haydi Allah'a secde edin ve ona kul olun. ۩
Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir.
Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedir.
Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar? ۩
Aksine, kâfirler yalanlıyorlar.
Oysa Allah onların içlerinde sakladıklarını çok iyi bilmektedir.
Onları can yakıcı bir azapla müjdele!
İman edip de güzel iş yapanlar başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükâfat vardır.
O meclisini (yandaşlarını) çağırsın.
Biz de zebanileri çağıracağız.
Hayır! Sen onu dinleme! Secde et ve yaklaş! ۩
Bu sayfa yardımcı oldu mu?