sevk etmek
sevk etmek Deyim 1) göndermek, götürmek; 2) mec. sürüklemek, itmek.
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Rüzgârları gönderip de bulutları harekete geçiren Allah’tır. Biz onları ölü bir beldeye sevk eder ve onunla ölmüş olan yere/toprağa can veririz. İşte yeniden dirilme de böyledir.
Kâfirler zümre zümre cehenneme sevk edilir. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle der: “Size içinizden, Rabb’inizin ayetlerini okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran kimseler gelmedi mi?” Onlar da “Evet geldi!” derler. Fakat kâfirler hakkında azap sözü gerçekleşmiştir.
(Onlara) “İçinde yerleşip kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!” denir. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!
Rablerine karşı sorumluluk alanlar da zümre zümre cennete sevk edilir. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selam olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin buraya!”
(O gün) her insan, yanında bir sevk edici ve bir de şâhit (melekler) ile gelir.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?