أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

aşırı gitmek

aşırı gitmek Deyim ölçüyü kaçırmak, usandırmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

10/Yunus-83
فَمَٓا اٰمَنَ لِمُوسٰٓى اِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِنْ قَوْمِه۪ عَلٰى خَوْفٍ مِنْ فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِهِمْ اَنْ يَفْتِنَهُمْۜ وَاِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الْاَرْضِۚ وَاِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korktukları için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde kendini üstün gören (bir diktatör) ve aşırı gidenlerden idi.

20/Taha-127
وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى

İşte aşırı giden ve Rabb’inin ayetlerine inanmayanları böyle cezalandırırız. Ahiret azabı elbette daha çetin ve süreklidir.

21/Enbiya-9
ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَٓاءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ

Sonra sözümüze sadık kaldık. Böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri ise helak ettik.

26/Şuara-151
وَلَا تُط۪يعُٓوا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ

“Aşırı gidenlerin emrine itaat etmeyin!”

36/Yasin-19
قَالُوا طَٓائِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ

'Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz.' dediler.

39/Zümer-53
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَم۪يعاًۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ

“Ey kendi aleyhlerinde aşırı giden kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah kuşkusuz, bütün günahları bağışlar. Çünkü o, bağışlayandır, esirgeyendir.” de.

40/Mü'min-28
وَقَالَ رَجُلٌ مُؤْمِنٌۗ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَكْتُمُ ا۪يمَانَهُٓ اَتَقْتُلُونَ رَجُلاً اَنْ يَقُولَ رَبِّيَ اللّٰهُ وَقَدْ جَٓاءَكُمْ بِالْبَيِّنَاتِ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاِنْ يَكُ كَاذِباً فَعَلَيْهِ كَذِبُهُۚ وَاِنْ يَكُ صَادِقاً يُصِبْكُمْ بَعْضُ الَّذ۪ي يَعِدُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ كَذَّابٌ

Firavun ailesinden imanını gizleyen mü'min bir adam dedi ki "Bir adamı 'Rabb’im Allah'tır.' dediğinden dolayı öldürüyor musunuz? Oysa o size Rabb’inizden apaçık deliller getirmiştir. Eğer yalancıysa, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru sözlüyse o zaman size vadettiklerinin bir kısmı başınıza gelir. Şüphesiz Allah aşırı giden yalancıyı hidayete erdirmez.

40/Mü'min-34
وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ يُوسُفُ مِنْ قَبْلُ بِالْبَيِّنَاتِ فَمَا زِلْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِمَّا جَٓاءَكُمْ بِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَا هَلَكَ قُلْتُمْ لَنْ يَبْعَثَ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِه۪ رَسُولاًۜ كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ مَنْ هُوَ مُسْرِفٌ مُرْتَابٌۚ

Ant olsun daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti. Onun getirdikleri ile ilgili içinize kuşku çökmüştü. Sonunda o ölünce "Artık ondan sonra Allah bize elçi göndermeyecek." dediniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseyi böyle saptırır.

40/Mü'min-41
وَيَا قَوْمِ مَا ل۪ٓي اَدْعُوكُمْ اِلَى النَّجٰوةِ وَتَدْعُونَن۪ٓي اِلَى النَّارِۜ

Ey kavmim! Ben sizi kurtuluşa davet ettiğim hâlde neden siz beni ateşe davet ediyorsunuz?

40/Mü'min-42
تَدْعُونَن۪ي لِاَكْفُرَ بِاللّٰهِ وَاُشْرِكَ بِه۪ مَا لَيْسَ ل۪ي بِه۪ عِلْمٌۘ وَاَنَا۬ اَدْعُوكُمْ اِلَى الْعَز۪يزِ الْغَفَّارِ

Beni, Allah'ı görmezlikten gelmeye ve hakkında bilgi sahibi olmadığım şeyleri ona ortak koşmaya davet ediyorsunuz. Bense sizi güçlü, çok bağışlayıcı olan (Allah)'a davet ediyorum.

40/Mü'min-43
لَا جَرَمَ اَنَّمَا تَدْعُونَن۪ٓي اِلَيْهِ لَيْسَ لَهُ دَعْوَةٌ فِي الدُّنْيَا وَلَا فِي الْاٰخِرَةِ وَاَنَّ مَرَدَّنَٓا اِلَى اللّٰهِ وَاَنَّ الْمُسْرِف۪ينَ هُمْ اَصْحَابُ النَّارِ

“Şurası bir gerçektir ki sizin beni (tapmaya) davet ettiğiniz şeyin dünyada da ahirette de davete değer bir tarafı yoktur. Dönüşümüz mutlaka Allah’adır. Aşırı gidenlere gelince elbette onlar ateş ehlidir.”

43/Zuhruf-5
اَفَنَضْرِبُ عَنْكُمُ الذِّكْرَ صَفْحاً اَنْ كُنْتُمْ قَوْماً مُسْرِف۪ينَ

Siz, aşırı giden kimseler oldunuz diye sizi zikirle/Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?

43/Zuhruf-6
وَكَمْ اَرْسَلْنَا مِنْ نَبِيٍّ فِي الْاَوَّل۪ينَ

Biz, öncekiler için de birçok nebi gönderdik.

44/Duhan-30
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُه۪ينِۙ

Muhakkak ki İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan kurtardık.

44/Duhan-31
مِنْ فِرْعَوْنَۜ اِنَّهُ كَانَ عَالِياً مِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

Firavun’dan (kurtardık). Çünkü o (Firavun), aşırı giden bir zorba idi.

44/Duhan-32
وَلَقَدِ اخْتَرْنَاهُمْ عَلٰى عِلْمٍ عَلَى الْعَالَم۪ينَۚ

Ant olsun onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemler içinde seçkin yaptık .

44/Duhan-33
وَاٰتَيْنَاهُمْ مِنَ الْاٰيَاتِ مَا ف۪يهِ بَلٰٓؤٌا مُب۪ينٌ

Onlara, içinde apaçık imtihanlar bulunan ayetler verdik.

44/Duhan-34
اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَيَقُولُونَۙ

Bunlar ise diyorlar ki…

44/Duhan-35
اِنْ هِيَ اِلَّا مَوْتَتُنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُنْشَر۪ينَ

“İlk ölümümüzden başka bir şey yoktur. Biz diriltilecek değiliz.

44/Duhan-36
فَأْتُوا بِاٰبَٓائِنَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ

Doğru söyleyenlerseniz atalarımızı getirin.”

44/Duhan-37
اَهُمْ خَيْرٌ اَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۙ وَالَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْۜ اَهْلَكْنَاهُمْۘ اِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِم۪ينَ

Onlar mı daha hayırlı, yoksa Tubba kavmi ile onlardan öncekiler mi? Biz onları helak ettik. Çünkü onlar mücrimlerdi.

51/Zariyat-31
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ

31. (İbrahim,) o hâlde işiniz nedir, ey elçiler? dedi.

51/Zariyat-32
قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْـنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِم۪ينَۙ

32. Biz, dediler, suçlu bir kavme gönderildik.

51/Zariyat-33
لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ ط۪ينٍۙ

33. Üzerlerine çamurdan taş yağdırmaya (geldik).

51/Zariyat-34
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِف۪ينَ

34. (Bunlar,) aşırı gidenler için Rabb’inin katında işaretlenmiş (taşlardır).

51/Zariyat-35
فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ ف۪يهَا مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ

35. Bunun üzerine orada bulunan mü’minleri çıkardık.

51/Zariyat-36
فَمَا وَجَدْنَا ف۪يهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ

36. Zaten orada, bir ev halkından başka Müslüman bulmadık.

51/Zariyat-37
وَتَرَكْنَا ف۪يهَٓا اٰيَةً لِلَّذ۪ينَ يَخَافُونَ الْعَذَابَ الْاَل۪يمَۜ

Orada, can yakıcı azaptan korkanlar için bir ayet bıraktık.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 10.07.2026
Paylaş: