أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

baştan çıkmak

baştan çıkmak Deyim ahlakı bozulmak, doğru yoldan ayrılıp uygunsuz işlere yönelmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

10/Yunus-23
فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksızlık ederek baştan çıkarlar. Ey İnsanlar! Sizin baştan çıkmanız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının meta’sını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

28/Kasas-76
اِنَّ قَارُونَ كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى فَبَغٰى عَلَيْهِمْۖ وَاٰتَيْنَاهُ مِنَ الْكُنُوزِ مَٓا اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُٓوأُ بِالْعُصْبَةِ اُو۬لِي الْقُوَّةِۗ اِذْ قَالَ لَهُ قَوْمُهُ لَا تَفْرَحْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْفَرِح۪ينَ

Karun, Musa’nın kavmindendi ancak onlara karşı baştan çıktı. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki anahtarlarını güçlü bir topluluk zor taşıyordu. Kavmi ona demişti ki “Şımarma çünkü Allah şımaranları sevmez.

28/Kasas-77
وَابْتَغِ ف۪يمَٓا اٰتٰيكَ اللّٰهُ الدَّارَ الْاٰخِرَةَ وَلَا تَنْسَ نَص۪يبَكَ مِنَ الدُّنْيَا وَاَحْسِنْ كَمَٓا اَحْسَنَ اللّٰهُ اِلَيْكَ وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِي الْاَرْضِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُفْسِد۪ينَ

Allah’ın sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilikte bulun ve yeryüzünde fesat çıkarmayı isteme. Çünkü Allah, fesat çıkaranları sevmez.”

28/Kasas-78
قَالَ اِنَّـمَٓا اُو۫ت۪يتُهُ عَلٰى عِلْمٍ عِنْد۪يۜ اَوَلَمْ يَعْلَمْ اَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَهْلَكَ مِنْ قَبْلِه۪ مِنَ الْقُرُونِ مَنْ هُوَ اَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَاَكْثَرُ جَمْعاًۜ وَلَا يُسْـَٔلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ

(Karun) “Bunlar, bende olan bir ilim sayesinde bana verildi.” dedi. Allah’ın önceki nesiller içinden ondan daha kuvvetli, sayıca daha çok olanları bile helak ettiğini bilmez mi? Mücrimlerden günahları sorulmaz.

28/Kasas-79
فَخَرَجَ عَلٰى قَوْمِه۪ ف۪ي ز۪ينَتِه۪ۜ قَالَ الَّذ۪ينَ يُر۪يدُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا يَا لَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَٓا اُو۫تِيَ قَارُونُۙ اِنَّهُ لَذُو حَظٍّ عَظ۪يمٍ

O (Karun), tüm görkemi ile kavminin karşısına çıkınca, dünya hayatını isteyenler “Ah keşke, Karun’a verilenin aynısı bizim de olsaydı! O, büyük bir servetin sahibidir.” dediler.

28/Kasas-80
وَقَالَ الَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ اللّٰهِ خَيْرٌ لِمَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحاًۚ وَلَا يُلَقّٰيهَٓا اِلَّا الصَّابِرُونَ

Kendilerine ilim verilenler ise “Yazıklar olsun size! Allah’ın ödüllendirmesi iman edip salih amellerde bulunan kimse için daha hayırlıdır. Buna da ancak sabredenler kavuşturulur.” dediler.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 24.06.2026
Paylaş: