أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

mesken tutmak

mesken tutmak Deyim yerleşmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

34/Sebe-15
لَقَدْ كَانَ لِسَبَأٍ ف۪ي مَسْكَنِهِمْ اٰيَةٌۚ جَنَّتَانِ عَنْ يَم۪ينٍ وَشِمَالٍۜ كُلُوا مِنْ رِزْقِ رَبِّكُمْ وَاشْكُرُوا لَهُۜ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ

Ant olsun ki Sebe (halkı)’nin mesken tuttuğu yerlerde de bir ayet vardır. Sağdan ve soldan iki bahçe. "Rabb’inizin rızkından yiyin ve ona şükredin. Güzel bir şehir ve bağışlayan bir Rab (var)."

34/Sebe-16
فَاَعْرَضُوا فَاَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ الْعَرِمِ وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَيْ اُكُلٍ خَمْطٍ وَاَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَل۪يلٍ

Ancak onlar ilgilerini kestiler, biz de onlara Arîm selini gönderdik. Onların bahçelerini acı, buruk yemişli ılgın ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.

34/Sebe-17
ذٰلِكَ جَزَيْنَاهُمْ بِمَا كَفَرُواۜ وَهَلْ نُجَاز۪ٓي اِلَّا الْكَفُورَ

Küfranlık etmeleri nedeniyle onları cezalandırdık. Biz küfranlardan başkasını cezalandırır mıyız?

34/Sebe-18
وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّت۪ي بَارَكْنَا ف۪يهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا ف۪يهَا السَّيْرَۜ س۪يرُوا ف۪يهَا لَيَالِيَ وَاَيَّاماً اٰمِن۪ينَ

Onlarla (Sebeliler ile) içini bereketli kıldığımız beldeler arasında (karşıdan karşıya) görünen kasabalar var ettik ve oralarda yürümeyi takdir ettik. "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven duyarak dolaşın!"

34/Sebe-19
فَقَالُوا رَبَّنَا بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا وَظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَاد۪يثَ وَمَزَّقْنَاهُمْ
Bu kelime "darmadağın etmek " deyiminde vurgulanmış
كُلَّ مُمَزَّقٍۜ
Bu kelime "darmadağın etmek " deyiminde vurgulanmış
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

Onlar ise “Rabb’imiz, seferlerimizin arasındaki mesafeyi uzaklaştır.” dediler ve kendilerine zulmettiler. Böylece biz de onları ibretlik bir olay yaptık. Onları darmadağın ettik. Bunda çokça şükreden çok sabırlı olan kimseler için ayetler vardır.

34/Sebe-20
وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ اِبْل۪يسُ ظَنَّهُ فَاتَّبَعُوهُ اِلَّا فَر۪يقاً مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

Muhakkak ki İblis onlar hakkındaki zannında doğru çıktı. Böylece mü’min bir grup dışında hepsi ona uydular.

34/Sebe-21
وَمَا كَانَ لَهُ عَلَيْهِمْ مِنْ سُلْطَانٍ اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يُؤْمِنُ بِالْاٰخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا ف۪ي شَكٍّۜ وَرَبُّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ حَف۪يظٌ۟

Oysa İblis’in onlar üzerinde hiçbir gücü yoktu. Ancak biz ahirete iman edeni, ondan kuşku içinde olandan ayırt etmek için (ona süre tanıdık). Rabb’in her şeyi görüp gözetendir.

65/Talak-6
اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ
Bu kelime "zarar vermek " deyiminde vurgulanmış
لِتُضَيِّقُوا
Bu kelime "zora koşmak" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ
Bu kelime "anlaşmazlık çıkmak" deyiminde vurgulanmış
تَعَاسَرْتُمْ
Bu kelime "anlaşmazlık çıkmak" deyiminde vurgulanmış
فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ

O kadınları gücünüz ölçüsünde mesken tuttuğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları zora koşmak için kendilerine zarar vermeyin. Eğer hamile iseler doğum yapıncaya kadar onlara nafaka verin. Sizin için (çocuklarınızı) emzirirlerse onları ücretlendirin, aranızda uygun bir biçimde anlaşın. Anlaşmazlık çıkarsa da o zaman onu başka biri emzirir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 28.06.2026
Paylaş: