أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

yerine getirmek

yerine getirmek Deyim 1) istenileni, gerekeni yapmak;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

5/Maide-1
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِۜ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَه۪يمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌۜ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُر۪يدُ

Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. -Hac için ihrama girdiğinizde, avı helal saymamanız şartı ile- (küçük ve büyük baş) hayvanlardan şu okunacakların dışındakiler size helaldir. Allah; kuşkusuz, dilediği gibi hükmünü icra eder.

6/Enam-152
وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ

'Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (biçim) dışında yaklaşmayın. Ölçü ve tartıda kıstı yerine getirin. Biz hiç kimseye altından kalkamayacağı işler için öneride bulunmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız dahi olsa, adil olun. Allah'a olan ahdinizi yerine getirin. İşte bunlarla size salık verdi. Umulur ki ders alırsınız.'

11/Hud-85
وَيَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَ

Ölçü ve tartıda kıstı yerine getirin. Ve insanların eşyasını değer düşümüne uğratmayın. Ortalığı fesada verip kargaşa çıkarmayın.

13/Rad-19
اَفَمَنْ يَعْلَمُ اَنَّـمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ مِنْ رَبِّكَ الْحَقُّ كَمَنْ هُوَ اَعْمٰىۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِۙ

Şimdi, Rabb’inden sana indirilenin hak olduğunu bilen kişi, kör gibi olur mu? Ancak sağduyu sahipleri ders alır.

13/Rad-20
اَلَّذ۪ينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ اللّٰهِ وَلَا يَنْقُضُونَ الْم۪يثَاقَۙ

Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır.

76/İnsan-4
اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْـكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالاً وَسَع۪يراً

Biz kâfirler için zincirler, halkalar ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

76/İnsan-5
اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُوراًۚ

Kuşkusuz ki iyilik timsali olanlar (ebrar), karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.

76/İnsan-6
عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يراً

Bu, Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.

76/İnsan-7
يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً

Adaklarını yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkuya kapılırlar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 01.06.2026
Paylaş: