fesat çıkarmak (fesada vermek)
fesat çıkarmak (fesada vermek) Deyim ara bozmak, ortalığı karıştırmaya çalışmak, insanları birbirine düşürecek işler yapmak.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Onlara “Yeryüzünde fesat çıkarmayın.” denildiğinde “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.
Şunu bilin ki onlar fesat çıkaranların ta kendileridir lakin farkında olmazlar.
onlar, (fıtratlarına) yerleştirildikten sonra Allah’a karşı taahhütlerini bozarlar, Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyi koparıp atarlar ve yeryüzünü fesada verirler: İşte bunlardır hüsrana uğrayanlar.
Rabb’in meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.” dediği vakit melekler, “Biz seni överek anarken ve yüceltip dururken, orada fesat çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim.” diye cevap verdi.
Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona “Değneğinle taşa vur!” demiştik. Derhal (taştan) on iki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara) “Allah'ın rızkından yiyip için, ortalığı fesada verip kargaşa çıkarmayın.” dedik.
O, iş başına geldi mi yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çalışır. Allah ise, fesadı sevmez.
Dünya ve ahiret hakkında… Sana yetimleri soruyorlar. De ki “Onları ıslah etmek (iyi yetiştirmek) hayırlıdır. Onları aranıza (ailenize) alırsanız onlar, sizin kardeşleriniz olur. Allah, fesat çıkaran ile ıslah edeni bilir. Allah dileseydi sizi de güçsüz düşürürdü. Kuşkusuz ki Allah, güçlü olandır; hükmü geçendir.”
Eğer yüz çevirirlerse elbette Allah, fesat çıkaranları bilir.
Allah’a ve Rasülüne savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkarmak için gayrete gelenlerin cezaları, onların öldürülmeleri veya asılmaları veya çaprazlama ellerinin ve ayaklarının kesilmeleri veya yeryüzünde sürgüne gönderilmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır. Ahirette ise onlar için büyük bir azap vardır.
Yahudiler, “Allah'ın eli sıkıdır.” dediler. Hay dedikleri yüzünden elleri bağlanası ve lanet olasılar! Bilakis, Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Ant olsun ki sana Rabb’inden indirilen, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttırır. Aralarına, kıyamete kadar (sürecek) düşmanlık ve kin soktuk. Ne zaman bir savaş için (fitiline) ateş vermişlerse Allah onu söndürmüştür. (Onlar) Yeryüzünde fesat çıkarırlar; Allah ise fesatçıları sevmez.
Islah edilmesinden sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Ona korkarak ve umut besleyerek dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti muhsinlere pek yakındır.
Allah'ın sizi Ad’ın (Ad kavminin) yerine getirdiğini, ovalarında köşkler kurup dağlarında kayadan evler yonttuğunuz yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın. Allah'ın nimetlerini anın, ortalığı fesada verip kargaşa çıkarmayın.
Medyen’e (halkına da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik.) Dedi ki “Ey kavmim, Allah'a kul olun, ondan başka ilahınız yoktur. Size Rabb’inizden beyyine gelmiştir. Ölçüde ve tartıda titizlik gösterin. İnsanların eşyasını değer düşümüne uğratmayın ve ıslah edilmesinden sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Eğer siz iman getirmişseniz bu sizin için daha hayırlıdır,”
Sonra bunların ardından Musa'yı ayetlerimizle Firavun'a ve önde gelen çevresine gönderdik. Onlar ona (ayetlerimize), haksızlık ettiler. İşte fesat çıkaranların nasıl bir sona uğradıklarına bir bak.
Firavun kavminden ileri gelenler "Sen Musa'yı ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarmaları, seni ve ilahlarını terk etmeleri için bırakacak mısın?" dediler. O da "Onların oğullarını öldürecek ve kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üstünde ezici bir güce sahibiz." dedi.
Musa da kavmine "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin. Yeryüzü Allah'ındır, ona kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç ise takva sahiplerinindir." dedi.
İnsanlardan kimi ayetlerimize içten inanır, kimi de inanmaz. Rabb’in inanma konusunda fesat çıkaranları iyi bilir.
Onlar atınca, Musa dedi ki “Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu ziyan edecektir. Şüphesiz ki Allah, fesat çıkaranların işini ıslah etmez.”
Derken (iman eden) İsrailoğullarını (Kızıl) denizden geçirdik. Firavun ve askerleri takip ve taarruz etmek için peşlerine düştü. Sonunda (Firavun) boğulmaya başlayınca “İnandım, gerçekten de İsrailoğullarının iman ettiği Allah’tan başka tanrı yok, artık ben de (ona) teslim olanlardanım.” dedi.
"Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş ve fesat çıkaranlardan olmuştun."
Ölçü ve tartıda kıstı yerine getirin. Ve insanların eşyasını değer düşümüne uğratmayın. Ortalığı fesada verip kargaşa çıkarmayın.
Yüklerini kendilerine hazırlatınca da su kabını öz kardeşinin yükünün içine bıraktı. Sonra bir çağrıcı şöyle seslendi: “Ey kafile! Sizler hırsızsınız.”
Onlara dönüp “Kaybettiğiniz nedir?” dediler.
Dediler ki “Melik’in su tasını kaybettik. Onu getirene bir deve yükü ödül vardır. Ben de buna kefilim.”
Dediler ki “Allah’a ant olsun! Siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik. Hırsız da değiliz.”
Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparıp atanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya… Lanet okumak onlar içindir ve yurtların en kötüsü de onlar içindir.
Ey Nuh ile birlikte taşıdıklarımızın çocukları! Şüphesiz o, şükreden bir kuldu.
Biz; Kitap’ta (Tevrat’ta) İsrailoğullarına, “Yeryüzünde muhakkak iki defa fesat çıkaracaksınız ve büyüklenip kendinizi çok üstün göreceksiniz.” diye aktardık.
Onlar dediler ki "Ey Zulkarneyn! Doğrusu Yecüc ve Mecüc (bu) yerde fesat çıkarıyorlar. Onlarla bizim aramızda bir set yapman için sana bir vergi verelim mi?"
Onlar yeryüzünde fesat çıkarırlar, ıslah edici değiller.
Ve insanların eşyasını değer düşümüne uğratmayın. Ortalığı fesada verip kargaşa çıkarmayın.
Nefisleri kabul ettiği hâlde, zulümleri ve (kendilerini) üstün görmeleri dolayısıyla bunları hiçe saydılar. Artık sen, fesat çıkaranların nasıl bir akıbete uğratıldıklarına bir bak.
Şehirde dokuzlu bir çete vardı. Onlar yeryüzünde fesat çıkarırlardı, ıslah edici değillerdi.
İşte Ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde (kendilerini) üstün görmeyen ve fesat çıkarmayan kimselere veririz. Sonuç, takva sahiplerinindir.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?