أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

ders almak

2) mec. bir olaydan deneyim kazanmak, ibret almak.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 2 Bakara 221, 269
  • 3 Aliimran 7
  • 6 Enam 80, 126–127, 152
  • 7 Araf 1–3, 26, 57, 130
  • 9 Tevbe 126
  • 10 Yunus 3
  • 11 Hud 24, 114
  • 14 İbrahim 25, 52
  • 16 Nahıl 13, 17, 90
  • 20 Taha 44
  • 23 Mü'minun 81–85
  • 24 Nur 1, 27
  • 25 Furkan 50, 61–62
  • 27 Nemil 62
  • 28 Kasas 43, 46, 51–53
  • 32 Secde 4
  • 38 Sad 29, 41–44
  • 39 Zümer 9, 27
  • 40 Mü'min 12–14, 58
  • 44 Duhan 58–59
  • 51 Zariyat 47–51
  • 54 Kamer 15–40, 51–55
  • 56 Vakıa 58–62
  • 69 Hakka 38–42
  • 74 Müddessir 52–56
  • 80 Abese 4, 11–16
  • 87 âlâ 8–13

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

2/Bakara-221

وَلَا تَنْكِحُوا الْمُشْرِكَاتِ حَتّٰى يُؤْمِنَّۜ وَلَاَمَةٌ مُؤْمِنَةٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكَةٍ وَلَوْ اَعْجَبَتْكُمْۚ وَلَا تُنْكِحُوا الْمُشْرِك۪ينَ حَتّٰى يُؤْمِنُواۜ وَلَعَبْدٌ مُؤْمِنٌ خَيْرٌ مِنْ مُشْرِكٍ وَلَوْ اَعْجَبَكُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ يَدْعُونَ اِلَى النَّارِۚ وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلَى الْجَنَّةِ وَالْمَغْفِرَةِ بِاِذْنِه۪ۚ وَيُبَيِّنُ اٰيَاتِه۪ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ۟

Şirk koşan kadınları, imana gelinceye kadar nikâhlamayın; imana gelmiş bir esir kadın, hoşunuza giden şirk koşan bir kadından daha hayırlıdır. Şirk koşan erkekleri de imana gelinceye kadar nikâhlamayın; imana gelmiş bir esir erkek de hoşunuza giden şirk koşan bir erkekten daha hayırlıdır. Onlar, ateşe davet eder; Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete davet eder. O, insanlara ayetlerini bildirir. Umulur ki ders alırlar.

2/Bakara-269

يُؤْتِي الْحِكْمَةَ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُو۫تِيَ خَيْراً كَث۪يراًۜ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak sağduyu sahipleri ders alır.

3/Aliimran-7

هُوَ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ عَلَيْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰيَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَأْو۪يلِه۪ۚ وَمَا يَعْلَمُ تَأْو۪يلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۢ وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ يَقُولُونَ اٰمَنَّا بِه۪ۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا يَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

O, sana kitabı indirendir. Onun muhkem olan ayetleri kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir (birbirine benzeyendir). Kalplerinde eğrilik olanlar, kafa karıştırmak ve onlardan kafalarına göre sonuç çıkarmak (tevil) için müteşabih olanlara takılıp kalırlar. Oysa onun nasıl sonuçlanacağını (tevil) ancak Allah bilir. İlimde derine inenler (rasihun) ise “Onlara inandık, hepsi Rabb’imiz katındandır.” derler. (Bundan) ancak sağduyu sahipleri ders alır.

6/Enam-80

وَحَٓاجَّهُ قَوْمُهُۜ قَالَ اَتُحَٓاجُّٓونّ۪ي فِي اللّٰهِ وَقَدْ هَدٰينِۜ وَلَٓا اَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِه۪ٓ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ رَبّ۪ي شَيْـٔاًۜ وَسِعَ رَبّ۪ي كُلَّ شَيْءٍ عِلْماًۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Ve toplumu onunla tartışmaya girdi. Dedi ki “Beni doğru yola ileten o olduğu hâlde, siz Allah hakkında hâlâ benimle tartışmaya mı giriyorsunuz? Ben sizin şirk aracı kıldığınız şeylerden korkmuyorum. Rabb’imin istemediği hiçbir şey gerçekleşmez. Rabb’imin ilmi her şeyi içine alır. Siz hâlâ düşünüp ders almayacak mısınız?

6/Enam-126

وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يماًۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

Bu (din), Rabb’inin dosdoğru yoludur. Biz, ders alacak bir kavim için ayetleri ayrıntılı olarak açıkladık.

6/Enam-127

bağlam

لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ عِنْدَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Onlar için Rablerinin katında esenlik yurdu vardır ve işlediklerinden dolayı o (Allah), onların dostudur.

6/Enam-152

وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَت۪يمِ اِلَّا بِالَّت۪ي هِيَ اَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ اَشُدَّهُۚ وَاَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْم۪يزَانَ بِالْقِسْطِۚ لَا نُكَلِّفُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَا وَاِذَا قُلْتُمْ فَاعْدِلُوا وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبٰىۚ وَبِعَهْدِ اللّٰهِ اَوْفُواۜ ذٰلِكُمْ وَصّٰيكُمْ بِه۪ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَۙ

'Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel (biçim) dışında yaklaşmayın. Ölçü ve tartıda kıstı yerine getirin. Biz hiç kimseye altından kalkamayacağı işler için öneride bulunmayız. Söylediğiniz zaman, yakınınız dahi olsa, adil olun. Allah'a olan ahdinizi yerine getirin. İşte bunlarla size salık verdi. Umulur ki ders alırsınız.'

7/Araf-1

bağlam

الٓمٓصٓۜ

Elif. Lam. Mim. Sad.

7/Araf-2

bağlam

كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ ف۪ي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِه۪ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَ

(Ey Nebi!) Sana bir Kitap indirildi. Onunla ihtarda bulunman ve inananlara öğüt vermen hususunda için daralmasın!

7/Araf-3

اِتَّبِعُوا مَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَۜ قَل۪يلاً مَا تَذَكَّرُونَ

Rabb’inizden size indirilene itaat edin, başka şeylerle yakınlık kurup onlara itaat etmeyin. Pek azınız ders alıyorsunuz!

7/Araf-26

يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاساً يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشاً۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Ey Adem oğulları! Size avret yerlerinizi örten giysi ve giyinip süsleneceğiniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise en hayırlı olandır. İşte bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki ders alırlar.

7/Araf-57

وَهُوَ الَّذ۪ي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْراً بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِه۪ۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَقَلَّتْ سَحَاباً ثِقَالاً سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَيِّتٍ فَاَنْزَلْنَا بِهِ الْمَٓاءَ فَاَخْرَجْنَا بِه۪ مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ كَذٰلِكَ نُخْرِجُ الْمَوْتٰى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Yaklaşan rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgârları gönderen odur. Yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye… Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz. Belki düşünür ders alırsınız.

7/Araf-130

وَلَقَدْ اَخَذْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ بِالسِّن۪ينَ وَنَقْصٍ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Ant olsun ki biz de Firavun ailesini ders alsınlar diye yıllarca kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.

9/Tevbe-126

اَوَلَا يَرَوْنَ اَنَّهُمْ يُفْتَنُونَ ف۪ي كُلِّ عَامٍ مَرَّةً اَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ لَا يَتُوبُونَ وَلَا هُمْ يَذَّكَّرُونَ

Onlar, her yıl birkaç kez, sınava çekildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tövbe ediyorlar ne de ders alıyorlar.

10/Yunus-3

اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz ki Rabb’iniz, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan ve kâinatın idaresini eline alan, her şeyi çekip çeviren odur. Onun izni olmadan kimse şefaatçi olamaz. İşte o Rabb’iniz Allah’tır. O hâlde ona kul olun. Hâlâ ders almaz mısınız?

11/Hud-24

مَثَلُ الْفَر۪يقَيْنِ كَالْاَعْمٰى وَالْاَصَمِّ وَالْبَص۪يرِ وَالسَّم۪يعِۜ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلاًۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ۟

Bu iki zümrenin (müminler, kâfirler) durumu, kör ve sağır ile gören ve işiten kimseler gibidir. Bunların hâli hiç eşit olur mu? Hâlâ ders almıyor musunuz?

11/Hud-114

وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفاً مِنَ الَّيْلِۜ اِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّيِّـَٔاتِۜ ذٰلِكَ ذِكْرٰى لِلذَّاكِر۪ينَۚ

Gündüzün iki tarafında (Sabah, öğle ve ikindi) ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde (akşam ve yatsı) salatı ikame et. Unutma ki iyilikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, ders alacaklara bir hatırlatmadır.

14/İbrahim-25

تُؤْت۪ٓي اُكُلَهَا كُلَّ ح۪ينٍ بِاِذْنِ رَبِّهَاۜ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

(O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Ders alsınlar diye Allah insanlara örnekler verir.

14/İbrahim-52

هٰذَا بَلَاغٌ لِلنَّاسِ وَلِيُنْذَرُوا بِه۪ وَلِيَعْلَمُٓوا اَنَّمَا هُوَ اِلٰهٌ وَاحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

İşte bu Kur'an, insanlara bir tebliğdir. Ta ki onunla uyarılsınlar, ta ki Allah'ın tek İlah olduğunu bilsinler. Ve ta ki aklı ve vicdanı temiz olanlar, düşünüp ders alsınlar.

16/Nahıl-13

وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da ders alacak kimseler için ayet vardır.

16/Nahıl-17

اَفَمَنْ يَخْلُقُ كَمَنْ لَا يَخْلُقُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Her şeyi yaratan, hiçbir şey yaratamayanlarla bir olur mu? Ders almıyor musunuz?

16/Nahıl-90

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya yardım etmeyi emreder; fuhşu, münkeri ve azgınlığı da yasaklar. O, ders alırsınız diye size öğütte bulunuyor.

20/Taha-44

فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَيِّناً لَعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ اَوْ يَخْشٰى

Ona yumuşak söz söyleyin. Belki ders alır veya içi titrer

23/Mü'minun-81

bağlam

بَلْ قَالُوا مِثْلَ مَا قَالَ الْاَوَّلُونَ

Buna rağmen öncekilerin söylediklerinin benzerini söylediler.

23/Mü'minun-82

bağlam

قَالُٓوا ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

Şöyle dediler: "Ölüp toprak ve kemik yığını olunca mı tekrar diriltilecekmişiz?

23/Mü'minun-83

bağlam

لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَاٰبَٓاؤُ۬نَا هٰذَا مِنْ قَبْلُ اِنْ هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاط۪يرُ الْاَوَّل۪ينَ

Gerçekten bu, bize ve daha önce de atalarımıza vadolunmuştur. Bu, öncekilerin yazılı destanlarından başka bir şey değildir." dediler.

23/Mü'minun-84

bağlam

قُلْ لِمَنِ الْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهَٓا اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

De ki "Eğer biliyorsanız söyleyin, yeryüzü ve içindekiler kimindir?"

23/Mü'minun-85

سَيَقُولُونَ لِلّٰهِۜ قُلْ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

"Allah’ındır." diyecekler. De ki "Yine de ders almayacak mısınız?"

24/Nur-1

سُورَةٌ اَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَاَنْزَلْنَا ف۪يهَٓا اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Bu, bizim indirdiğimiz, (hükümlerini) farz kıldığımız bir suredir. Belki ders alırsınız diye onda apaçık ayetler indirdik.

24/Nur-27

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتاً غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, yakınlık görmeden ve halkına selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Belki ders alırsınız.

25/Furkan-50

وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُواۘ فَاَبٰٓى اَكْثَرُ النَّاسِ اِلَّا كُفُوراً

Ant olsun bunu, insanların ders almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır ama insanların çoğu nankörlük etmiştir.

25/Furkan-61

bağlam

تَبَارَكَ الَّذ۪ي جَعَلَ فِي السَّمَٓاءِ بُرُوجاً وَجَعَلَ ف۪يهَا سِرَاجاً وَقَمَراً مُن۪يراً

Gökte burçlar yapan, onların içinde bir ışık kaynağı (Güneş) ve nurlu bir Ay var eden (Allah) ne yüce bereket kaynağıdır.

25/Furkan-62

وَهُوَ الَّذ۪ي جَعَلَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ اَرَادَ اَنْ يَذَّكَّرَ اَوْ اَرَادَ شُكُوراً

O, ders almak ve şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca yürütendir.

27/Nemil-62

اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَـفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلاً مَا تَذَكَّرُونَۜ

Peki! Darda kalanın -dua ettiğinde- duasına icabet eden, kötülüğü gideren ve sizleri yeryüzünde halife yapan kimdir? Allah ile beraber başka bir ilah mı?.. Pek azınız ders alıyorsunuz!

28/Kasas-43

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ مِنْ بَعْدِ مَٓا اَهْلَكْنَا الْقُرُونَ الْاُو۫لٰى بَصَٓائِرَ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Muhakkak ki ilk nesilleri helak ettikten sonra insanlar için basiretler, hidayet ve rahmet olmak üzere Musa’ya kitap verdik. Ola ki ders alırlar.

28/Kasas-46

وَمَا كُنْتَ بِجَانِبِ الطُّورِ اِذْ نَادَيْنَا وَلٰكِنْ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْماً مَٓا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذ۪يرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

(Musa'ya) seslendiğimiz zaman da sen Tur'un yanında değildin. Bilakis, senden önce kendilerine uyarıcı (elçi) gelmemiş bir kavme ola ki ders alırlar diye ihtarda bulunman için Rabb’inden bir rahmet olarak… (bunları sana biz bildirdik.)

28/Kasas-51

وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ‌۟

Ant olsun biz, (vahyimizi) onlara ola ki ders alırlar diye birbiri ardınca göndermişizdir.

28/Kasas-52

bağlam

اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ

Bundan önce kendilerine kitap vermiş olduklarımız buna inanırlar.

28/Kasas-53

bağlam

وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ٓ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِه۪ مُسْلِم۪ينَ

Onlara (Kur'an) okunduğunda: "Biz ona inandık. Şüphesiz o Rabbimizden (gelen) bir gerçektir. Biz zaten bundan önce de Müslümanlar idik" derler.

32/Secde-4

اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ مَا لَكُمْ مِنْ دُونِه۪ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا شَف۪يعٍۜ اَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da kâinatın idaresini eline alandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ ders almıyor musunuz?

38/Sad-29

كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ اِلَيْكَ مُبَارَكٌ لِيَدَّبَّرُٓوا اٰيَاتِه۪ وَلِيَتَذَكَّرَ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ

Sana bu mübarek Kitap'ı, ayetleri üzerinde kafa yorsunlar ve sağduyu sahipleri (ondan) ders alsınlar diye indirdik.

38/Sad-41

bağlam

وَاذْكُرْ عَبْدَنَٓا اَيُّوبَۢ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَسَّنِيَ الشَّيْطَانُ بِنُصْبٍ وَعَذَابٍۜ

(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyüp’ü de an! Hani o, Rabb’ine: “Doğrusu şeytan bana (tam bir) bıkkınlık ve azap hissini vermektedir!” diye seslenmişti.

38/Sad-42

bağlam

اُرْكُضْ بِرِجْلِكَۚ هٰذَا مُغْتَسَلٌ بَارِدٌ وَشَرَابٌ

"Ayağını yere vur. İşte hem yıkanmada kullanılacak hem de içilecek soğuk bir su!.."

38/Sad-43

وَوَهَبْنَا لَهُٓ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنَّا وَذِكْرٰى لِاُو۬لِي الْاَلْبَابِ

Katımızdan bir rahmet ve sağduyu sahiplerinin de bir ders alması için ona, ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.

38/Sad-44

bağlam

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثاً فَاضْرِبْ بِه۪ وَلَا تَحْنَثْۜ اِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِراًۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌ

"Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma." Gerçekten biz onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kuldu! O yönelen biriydi.

39/Zümer-9

اَمَّنْ هُوَ قَانِتٌ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ سَاجِداً وَقَٓائِماً يَحْذَرُ الْاٰخِرَةَ وَيَرْجُوا رَحْمَةَ رَبِّه۪ۜ قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الَّذ۪ينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذ۪ينَ لَا يَعْلَمُونَۜ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُو۬لُوا الْاَلْبَابِ۟

Yoksa o; gece saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten sakınan ve Rabb’inin rahmetini uman gibi midir? De ki "Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu? Sadece sağduyu sahipleri ders alır."

39/Zümer-27

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ ف۪ي هٰذَا الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ مَثَلٍ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۚ

Ant olsun biz, bu Kur'an'da insanlara ola ki ders alırlar diye her türlü örneği verdik.

40/Mü'min-12

bağlam

ذٰلِكُمْ بِاَنَّـهُٓ اِذَا دُعِيَ اللّٰهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْۚ وَاِنْ يُشْرَكْ بِه۪ تُؤْمِنُواۜ فَالْحُكْمُ لِلّٰهِ الْعَلِيِّ الْكَب۪يرِ

İşte bu size şu yüzdendir ki bir olarak Allah’a çağırıldığında küfrettiniz, ona şirk koşulunca ise iman ediyordunuz. İşte hüküm o ulu, o büyük Allah’ın.

40/Mü'min-13

هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمْ اٰيَاتِه۪ وَيُنَزِّلُ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ رِزْقاًۜ وَمَا يَتَذَكَّرُ اِلَّا مَنْ يُن۪يبُ

O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. (Allah'a) yönelenden başkası ders almaz.

40/Mü'min-14

bağlam

فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ

Haydi! Kâfirler ikrah getirse de dininde ona gönül bağlayarak sadece Allah’a çağırın!

40/Mü'min-58

وَمَا يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَص۪يرُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَلَا الْمُس۪ٓيءُۜ قَل۪يلاً مَا تَـتَذَكَّرُونَ

Kör ile gören bir olmaz. İman edip salih amel işleyenlerle kötülük eden de… Pek azınız ders alıyorsunuz!

44/Duhan-58

فَاِنَّمَا يَسَّرْنَاهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

Biz onu (Kur'an'ı), ders alsınlar diye senin dilinle kolaylaştırdık.

44/Duhan-59

bağlam

فَارْتَقِبْ اِنَّهُمْ مُرْتَقِبُونَ

Öyleyse bekle çünkü onlar da bekliyorlar.

51/Zariyat-47

bağlam

وَالسَّمَٓاءَ بَنَيْنَاهَا بِاَيْدٍ وَاِنَّا لَمُوسِعُونَ

Göğü kendi kudretimizle biz bina ettik ve biz elbette genişleticiyiz.

51/Zariyat-48

bağlam

وَالْاَرْضَ فَرَشْنَاهَا فَنِعْمَ الْمَاهِدُونَ

Yeri de biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!

51/Zariyat-49

وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Her şeyi de çift yarattık ki düşünüp ders alasınız.

51/Zariyat-50

bağlam

فَفِرُّٓوا اِلَى اللّٰهِۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌۚ

Allah’a koşun! Kuşkusuz ki ben, ondan sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

51/Zariyat-51

bağlam

وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ

Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Kuşkusuz ki ben, ondan sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

54/Kamer-15

وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَٓا اٰيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Ant olsun ki bunu bir ayet olarak bıraktık. Ders alan yok mudur?

54/Kamer-16

bağlam

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

54/Kamer-17

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Ve doğrusu biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık öyleyse yok mudur ders alan?

54/Kamer-18

bağlam

كَذَّبَتْ عَادٌ فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Ad (kavmi) de yalanladı. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

54/Kamer-19

bağlam

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ ر۪يحاً صَرْصَراً ف۪ي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ

Biz onların üzerine, (şiddeti) gün boyu hüküm süren o kara günde, kulakları patlatan, buz gibi bir rüzgâr gönderdik.

54/Kamer-20

bağlam

تَنْزِ عُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ

İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

54/Kamer-21

bağlam

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?..

54/Kamer-22

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟

Ant olsun! Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık öyleyse yok mudur ders alan?

54/Kamer-23

bağlam

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ

Semud da uyarıları yalanladı. (Salih as. kavmi)

54/Kamer-24

bağlam

فَقَالُٓوا اَبَشَراً مِنَّا وَاحِداً نَتَّبِعُهُٓۙ اِنَّٓا اِذاً لَف۪ي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ

Dediler ki 'Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (dalalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz.'

54/Kamer-25

bağlam

ءَاُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ اَشِرٌ

“Zikir (vahiy) içimizden ona mı layık görüldü? Hayır, o çok yalan atar ve şımarıktır.”

54/Kamer-26

bağlam

سَيَعْلَمُونَ غَداً مَنِ الْـكَذَّابُ الْاَشِرُ

Onlar, çok yalan atan ve şımarık olanı yarın bilecekler.

54/Kamer-27

bağlam

اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ

Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu hâlde sen onları gözetim altında tut ve sabret.

54/Kamer-28

bağlam

وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَٓاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْۚ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ

Onlara, suyun aralarında pay edildiğini haber ver. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.

54/Kamer-29

bağlam

فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطٰى فَعَقَرَ

Arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını çekip deveyi boğazladı.

54/Kamer-30

bağlam

فَـكَيْفَ كَانَ عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?

54/Kamer-31

bağlam

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَـكَانُوا كَـهَش۪يمِ الْمُحْتَظِرِ

Çünkü biz onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik. Böylece onlar, ağıla konulan kuru ot gibi oldular.

54/Kamer-32

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Ant olsun! Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık öyleyse yok mudur ders alan?

54/Kamer-33

bağlam

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ

Lut kavmi de uyarıları yalanladı.

54/Kamer-34

bağlam

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِباً اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ

Biz de onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik, Lut’un ailesi hariç, onları seher vakti kurtardık;

54/Kamer-35

bağlam

نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ شَكَرَ

Tarafımızdan bir nimet olarak… İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.

54/Kamer-36

bağlam

وَلَقَدْ اَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ

Ant olsun! Lut onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

54/Kamer-37

bağlam

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِه۪ فَطَمَسْنَٓا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Onun konuklarından murat almaya kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik. Haydi, azabımı ve uyarılarımı tadın!

54/Kamer-38

bağlam

وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّۚ

Sabah erken, onları kararlı bir azap yakaladı.

54/Kamer-39

bağlam

فَذُوقُوا عَذَاب۪ي وَنُذُرِ

Azabımı ve uyarılarımı tadın!

54/Kamer-40

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟

Ant olsun! Biz bu Kur’an’ı ders alınsın diye kolaylaştırdık öyleyse yok mudur ders alan?

54/Kamer-51

وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

Ant olsun, sizin benzerlerinizi helak ettik! Ders alan yok mudur?

54/Kamer-52

bağlam

وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ

İşledikleri her şey kitaplardadır.

54/Kamer-53

bağlam

وَكُلُّ صَغ۪يرٍ وَكَب۪يرٍ مُسْتَطَرٌ

Küçük, büyük her şey satır satırdır.

54/Kamer-54

bağlam

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍۙ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) mutlaka cennetlerde ve nehirde (olacaklar).

54/Kamer-55

bağlam

ف۪ي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَل۪يكٍ مُقْتَدِرٍ

Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.

56/Vakıa-58

bağlam

اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ

Akıttığınız meniyi gördünüz mü?

56/Vakıa-59

bağlam

ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ

Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?

56/Vakıa-60

bağlam

نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوق۪ينَۙ

Aranızda ölümü biz takdir ettik ve bizim önümüze geçilmiş değildir.

56/Vakıa-61

bağlam

عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ ف۪ي مَا لَا تَعْلَمُونَ

Yerinize benzerlerinizi getirmemiz ve sizi bilmediğiniz şekillerde yeniden yaratmamız hususunda da (kimse bizim önümüze geçemez).

56/Vakıa-62

وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

Elbette ilk inşayı biliyorsunuz. Öyleyse ders almanız gerekmez mi?

69/Hakka-38

bağlam

فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ

Hayır! Yemin ederim, gördüklerinize!

69/Hakka-39

bağlam

وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ

Ve görmediklerinize…

69/Hakka-40

bağlam

اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ

Muhakkak ki o (Kur'an), kerim bir elçinin (Cebrail) sözüdür.

69/Hakka-41

bağlam

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلاً مَا تُـؤْمِنُونَۙ

O, bir şairin sözü değildir. Pek azınız inanıyorsunuz!

69/Hakka-42

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلاً مَا تَذَكَّرُونَۜ

O, bir kâhinin sözü de değildir. Pek azınız ders alıyorsunuz!

74/Müddessir-52

bağlam

بَلْ يُر۪يدُ كُلُّ امْرِئٍ مِنْهُمْ اَنْ يُؤْتٰى صُحُفاً مُنَشَّرَةًۙ

Hayır! Onlardan her bir kişi kendisine, açılmış sayfalar verilmesini istiyor.

74/Müddessir-53

bağlam

كَلَّاۜ بَلْ لَا يَخَافُونَ الْاٰخِرَةَۜ

Hayır! Gerçek şu ki onlar ahiretten korkmuyorlar.

74/Müddessir-54

bağlam

كَلَّٓا اِنَّهُ تَذْكِرَةٌۚ

Hayır! O bir öğüttür.

74/Müddessir-55

فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۜ

Artık kim dilerse ders alır.

74/Müddessir-56

وَمَا يَذْكُرُونَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُۜ هُوَ اَهْلُ التَّقْوٰى وَاَهْلُ الْمَغْفِرَةِ

Allah dilemedikçe ders alamazlar. Kendisinden sakınılmaya layık olan odur, bağışlamaya ehil olan da odur.

80/Abese-4

اَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنْفَعَهُ الذِّكْرٰىۜ

Belki de ders alıp faydasını görecek.

80/Abese-11

bağlam

كَلَّٓا اِنَّهَا تَذْكِرَةٌۚ

Hayır! Bu ancak bir hatırlatmadır.

80/Abese-12

فَمَنْ شَٓاءَ ذَكَرَهُۢ

Artık isteyen ders alır.

80/Abese-13

bağlam

ف۪ي صُحُفٍ مُكَرَّمَةٍۙ

(O) değerli sahifelerdedir.

80/Abese-14

bağlam

مَرْفُوعَةٍ مُطَهَّرَةٍۙ

Yüce ve tertemiz…

80/Abese-15

bağlam

بِاَيْد۪ي سَفَرَةٍۙ

Yazıcıların ellerinde.

80/Abese-16

bağlam

كِرَامٍ بَرَرَةٍۜ

İyilik timsali kerim kimselerin…

87/âlâ-9

bağlam

فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ

Eğer hatırlatma faydalı olacaksa hatırlat.

87/âlâ-10

سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ

(Allah'tan) içi titreyen ders alacaktır.

87/âlâ-11

bağlam

وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ

Şaki olansa ondan kaçacaktır.

87/âlâ-12

bağlam

اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْـكُبْرٰىۚ

Ki o, en büyük ateşe girecektir.

87/âlâ-13

bağlam

ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ

Sonra onun içinde, ne ölür ne de yaşar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 12 Ekim 2026 Paylaş: