أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

yola getirmek

yola getirmek Deyim birinin bir konudaki ters tutumunu düzeltmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

4/Nisa-88
فَمَا لَكُمْ فِي الْمُنَافِق۪ينَ فِئَتَيْنِ وَاللّٰهُ اَرْكَسَهُمْ بِمَا كَسَبُواۜ اَتُر۪يدُونَ اَنْ تَهْدُوا مَنْ اَضَلَّ اللّٰهُۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَنْ تَجِدَ لَهُ سَب۪يلاً

Siz ne diye münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı tepetakla ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.

4/Nisa-136
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّذ۪ي نَزَّلَ عَلٰى رَسُولِه۪ وَالْكِتَابِ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلَ مِنْ قَبْلُۜ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِه۪ وَكُتُبِه۪ وَرُسُلِه۪ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالاً بَع۪يداً

Ey iman edenler! Allah'a, Rasul’üne, o Rasul’e indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği Kitaplara iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, rasullerini ve ahiret gününü görmezlikten gelir de kâfir olursa işte o, tam bir sapıklıkla dalalete düşmüş olur.

4/Nisa-137
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْراً لَمْ يَكُنِ اللّٰهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَب۪يلاًۜ

İman edip sonra küfre girenleri, sonra yine iman edip küfre dönenleri, sonra da küfürlerini arttıranları Allah ne bağışlar ne de onları yola getirir.

20/Taha-128
اَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِاُو۬لِي النُّهٰى۟

Kendilerinden önce nice nesilleri helak etmiş olmamız onları yola getirmedi mi? Oysa kendileri de onların yurt edindikleri yerlerde dolaşıyorlar. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ayetler vardır.

20/Taha-129
وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَكَانَ لِزَاماً وَاَجَلٌ مُسَمًّىۜ

Eğer Rabb’inden alınmış karar ve belirlenmiş bir süre olmasaydı kesin (azap) lazım gelirdi.

20/Taha-130
فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَاۚ وَمِنْ اٰنَٓائِ الَّيْلِ فَسَبِّـحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى

(Ey Muhammed!) Sen, onların söylediklerine karşı sabırlı ol. Rabb’inin rızasına erebilmek için güneşin doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini hamt ile (sürekli olarak) an. Gecenin bir bölümü ile gündüzleri de Rabbini (sürekli olarak) an.

20/Taha-131
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِه۪ٓ اَزْوَاجاً مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ ف۪يهِۜ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

Kendilerini imtihan etmek için onlardan bazılarını yararlandırdığımız dünya hayatının süslerine gözlerini dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir.

20/Taha-132
وَأْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَاۜ لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقاًۜ نَحْنُ نَرْزُقُكَۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى

Ehline salatı emret ve onda kararlı davran. Biz senden rızık istemiyoruz, sana biz rızık veriyoruz. Sonuç takvanındır.

32/Secde-26
اَوَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ اَهْلَكْنَا مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْقُرُونِ يَمْشُونَ ف۪ي مَسَاكِنِهِمْۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍۜ اَفَلَا يَسْمَعُونَ

Kendilerinden önce nice nesilleri helak etmiş olmamız onları yola getirmedi mi? Oysa kendileri de onların yurt edindikleri yerlerde dolaşıyorlar. Şüphesiz bunda ayetler vardır. Yine de kulak vermiyorlar mı?

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 17.05.2026
Paylaş: