أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(bir kimseye, bir şeye) ihtiyaç duymak

(bir kimseye, bir şeye) ihtiyaç duymak Deyim o kimse veya şey gerekli saymak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-263
قَوْلٌ مَعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِنْ صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَٓا اَذًىۜ
Bu kelime "eziyet etmek " deyiminde vurgulanmış
وَاللّٰهُ غَنِيٌّ حَل۪يمٌ

Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden eziyet edilen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiçbir şeye ihtiyaç duymayandır, yumuşak davranandır.

10/Yunus-68
قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَداً سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَ‌كُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا
Bu kelime "bilir bilmez " deyiminde vurgulanmış
تَعْلَمُونَ
Bu kelime "bilir bilmez " deyiminde vurgulanmış

“Allah çocuk edindi.” dediler. Haşa! O (Allah) yüceler yücesidir. O (böyle bir şeye) ihtiyaç duymaz. Çünkü göklerde ve yerde olan her şey onundur. Elinizde bir deliliniz de yoktur. Buna rağmen Allah hakkında bilir bilmez bir şey mi söylüyorsunuz?

14/İbrahim-7
وَاِذْ تَاَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَاَز۪يدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ اِنَّ عَذَاب۪ي لَشَد۪يدٌ

Hani Rabb’iniz şöyle duyurmuştu: “Ant olsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer küfranlık ederseniz şüphesiz ki azabım çok şiddetlidir.”

14/İbrahim-8
وَقَالَ مُوسٰٓى اِنْ تَكْفُرُٓوا اَنْتُمْ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاًۙ فَاِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ حَم۪يدٌ

Musa “Eğer siz ve yeryüzündekilerin tamamı küfranlık etseniz Allah, (sizin kulluğunuza) ihtiyaç duymayan ve övülmeye layık olandır.” dedi.

27/Nemil-40
قَالَ الَّذ۪ي عِنْدَهُ عِلْمٌ مِنَ الْكِتَابِ اَنَا۬ اٰت۪يكَ بِه۪ قَبْلَ اَنْ يَرْتَدَّ
Bu kelime "göz kırpmak " deyiminde vurgulanmış
اِلَيْكَ طَرْفُكَۜ
Bu kelime "göz kırpmak " deyiminde vurgulanmış
فَلَمَّا رَاٰهُ مُسْتَقِراًّ عِنْدَهُ قَالَ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّ۪ي۠ لِيَبْلُوَن۪ٓي
Bu kelime "imtihana çekmek " deyiminde vurgulanmış
ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُۜ وَمَنْ شَكَرَ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ رَبّ۪ي غَنِيٌّ كَر۪يمٌ

Kendisinde kitaptan bir ilim bulunan kişi "Sen göz kırpmadan ben onu sana getiririm." dedi. (Süleyman) onu yanına yerleşmiş hâlde görünce dedi ki "Bu Rabb’imin fazlındandır. Şükredecek miyim yoksa küfranlık (nankörlük) mı edeceğim diye beni imtihana çekmek için… Kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur. Kim de küfranlık (nankörlük) ederse kuşkusuz ki Rabb’im hiçbir şeye ihtiyaç duymayandır, kerem sahibidir.

31/Lokman-12
وَلَقَدْ اٰتَيْنَا لُقْمٰنَ الْحِكْمَةَ اَنِ اشْكُرْ لِلّٰهِۜ وَمَنْ يَشْكُرْ فَاِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ حَم۪يدٌ

Ant olsun ki biz Lokman’a “Allah’a şükret!” diyerek hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) vermiştik. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Küfranlık (nankörlük) eden de bilsin ki Allah (hiçbir şeye) ihtiyaç duymayandır, övgüye layık olandır.

39/Zümer-6
خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْاَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ اَزْوَاجٍۜ يَخْلُقُكُمْ ف۪ي بُطُونِ اُمَّهَاتِكُمْ خَلْقاً مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ ف۪ي ظُلُمَاتٍ ثَلٰثٍۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۚ فَاَنّٰى تُصْرَفُونَ

(Allah) sizi tek bir nefisten (candan/cevherden) yaratmıştır; sonra ondan (o candan/cevherden) eşini de var etmiştir. Sizin için hayvanlardan da sekiz çift indirmiştir (yaratmıştır). Sizi annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde aşamalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu, Rabb’iniz Allah’tır. Mülk onundur. Ondan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!

39/Zümer-7
اِنْ تَكْفُرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِيٌّ عَنْكُمْ وَلَا يَرْضٰى
Bu kelime "razı olmak (gelmek) " deyiminde vurgulanmış
لِعِبَادِهِ الْكُفْرَۚ وَاِنْ تَشْكُرُوا يَرْضَهُ۬
Bu kelime "razı olmak (gelmek) " deyiminde vurgulanmış
لَكُمْۜ وَلَا
Bu kelime "(birinin) günahını çekmek" deyiminde vurgulanmış
تَزِرُ
Bu kelime "(birinin) günahını çekmek" deyiminde vurgulanmış
وَازِرَةٌ
Bu kelime "(birinin) günahını çekmek" deyiminde vurgulanmış
وِزْرَ
Bu kelime "(birinin) günahını çekmek" deyiminde vurgulanmış
اُخْرٰىۜ
Bu kelime "(birinin) günahını çekmek" deyiminde vurgulanmış
ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ مَرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُمْ
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۜ اِنَّهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Eğer küfranlık ederseniz kuşkusuz ki Allah, size ihtiyaç duymaz. Bununla beraber o, kullarının küfrüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz işte sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını çekmez. Nihayet hepinizin dönüşü, Rabb’inizedir. Amellerinizi o size haber verir. Çünkü o, göğüslerde olan her şeyi hakkıyla bilir.

80/Abese-1
عَبَسَ
Bu kelime "suratını ekşitmek (buruşturmak)" deyiminde vurgulanmış
وَتَوَلّٰىۙ
Bu kelime "yüz çevirmek" deyiminde vurgulanmış

suratını ekşitti ve yüz çevirdi.

80/Abese-2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ

Kendisine o âmâ kişi geldi diye.

80/Abese-3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Bu kelime "pirüpak olmak " deyiminde vurgulanmış

Ne bilirsin belki de o, pirüpak olacak?

80/Abese-4
اَوْ يَذَّكَّرُ
Bu kelime "ders almak " deyiminde vurgulanmış
فَتَنْفَعَهُ
Bu kelime "faydasını görmek" deyiminde vurgulanmış
الذِّكْرٰىۜ

Belki de ders alıp faydasını görecek.

80/Abese-5
اَمَّا مَنِ اسْتَغْنٰىۙ

5. Ancak ihtiyaç duymayana gelince;

80/Abese-6
فَاَنْتَ لَهُ تَصَدّٰىۜ
Bu kelime "ilgi göstermek " deyiminde vurgulanmış

6. Sen ona yakın ilgi gösteriyorsun.

80/Abese-7
وَمَا عَلَيْكَ اَلَّا يَزَّكّٰىۜ

7. Onun arınmamasından sana ne?

92/Leyl-4
اِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتّٰىۜ

4- Gerçekten sizin çalışıp çabalamanız çeşit çeşittir.

92/Leyl-5
فَاَمَّا مَنْ اَعْطٰى وَاتَّقٰىۙ

5. Artık kim (Allah için) verir ve (Allah'tan) sakınırsa

92/Leyl-6
وَصَدَّقَ بِالْحُسْنٰىۙ

6. “En güzeli (Kur’an’ı) doğrularsa”

92/Leyl-7
فَسَنُيَسِّرُهُ
Bu kelime "(birine) kolaylık göstermek" deyiminde vurgulanmış
لِلْيُسْرٰىۜ

7. Ona, en kolaya (ulaşmada) kolaylık göstereceğiz.

92/Leyl-8
وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ
Bu kelime "düğüm üstüne düğüm vurmak (atmak)" deyiminde vurgulanmış
وَاسْتَغْنٰىۙ

8. Kim de düğüm üstüne düğüm atar “ve çekinme ihtiyacı duymaz,”

92/Leyl-9
وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ

9. “En güzeli (Kur’an’ı) yalanlarsa”

92/Leyl-10
فَسَنُيَسِّرُهُ
Bu kelime "(birine) kolaylık göstermek" deyiminde vurgulanmış
لِلْعُسْرٰىۜ

10. Ona da en zora (ulaşmada) kolaylık göstereceğiz.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 29.03.2026
Paylaş: