yüz çevirmek
yüz çevirmek Deyim gösterdiği ilgiyi kesmek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Hani, bir zaman da (Sina) Dağı(nı) üzerinize yükselterek sizden kesin söz almıştık: “Size verdiklerimize kuvvetlice tutunun ve onda olanı (hükümleri) hatırınıza getirin ki sakınasınız.” dedik.
Ondan sonra yüz çevirmiştiniz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.
Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Onlar nebilerine 'Bizim için bir hükümdar gönder de (onun emrinde) Allah yolunda savaşalım.' demişlerdi. Nebi 'Ya savaş size yazılır da savaşmazsanız?' dedi. Onlar 'Yurtlarımızdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olan bizler niçin Allah yolunda savaşmayalım ki?' demişlerdi. Üzerlerine savaş yazıldığında ise çok azı dışında yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.
Seninle tartışmaya girerlerse "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a teslim ettim." de. Kendilerine kitap verilmiş olanlara ve din adına bir şey bilmeyenlere de "Teslim oldunuz mu?" diye sor. Eğer teslim olurlarsa hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse sana düşen sadece duyuruda bulunmaktır. Allah kullarını görmektedir.
Allah Âdem’i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini çağdaşlarına karşı[*] seçkin konuma getirmişti.
Onların bir kısmı, bir kısmının zürriyetindendir. Allah işiten ve her şeyi bilendir.
Eğer yüz çevirirlerse elbette Allah, fesat çıkaranları bilir.
De ki "Ey kitap ehli” Aramızdaki şu ortak söze gelin: Allah'tan başkasına kul olmayalım. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'tan başkalarını rab edinmeyelim.” Yüz çevirirlerse deyin ki "Şahit olun, biz Allah’a teslim olmuş kimseleriz."
Artık bundan sonra kimler yüz çevirirse onlar yoldan çıkmışlardır.
Kim Resul’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur, kim de yüz çevirirse seni onlara görüp gözetici göndermedik.
Kendileri küfre düştüğü gibi sizin de küfre düşmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O hâlde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini de dost ve yardımcı olarak görmeyin.
Allah'a itaat edin, Resul’e itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki elçiye düşen apaçık duyuruda bulunmaktır.
Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.
Yüz çevirirlerse de ki 'Bana Allah yeter; ondan başka ilah yoktur. Ben sadece ona güvenip dayanırım. O, yüce arşın sahibidir.'
Eğer yüz çeviriyorsanız sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah’a aittir. Bana Müslümanlardan olmam emredildi.”
Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin. Sonra ona tövbe edin ki üstünüze gökten bolca (yağmur) göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin.”
“Ey Hud! Sen bize açık bir delil ile gelmiş değilsin. Biz de senin söyleminle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Sana inanacak da değiliz.” dediler.
(Resul’üm!) Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen apaçık duyuruda bulunmaktır.
Eğer yüz çevirirlerse de ki (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vadedilen şey (mahşerde toplanma zamanı) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
Ant olsun! Elçi olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:
“Onlara mutlaka yardımda bulunulacaktır.”
Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir.
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.
Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki “Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı davet edileceksiniz. Onlarla savaşırsınız veya onlar teslimiyet gösterirler. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız size can yakıcı bir azapla azap verir.
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Rasul’üne itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse ona can yakıcı bir azapla azap verir.
Sen bizim zikrimizden (kitabımızdan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden ilgini kes.
O yüz çevireni gördün mü?
(Malından) azıcık verdi ve (gerisini) sımsıkı elinde tuttu.
Gaip ilmi onun yanında da o mu görüyor?
Yoksa Musa'nın sahifelerinde olan ona haber verilmedi mi?
Ve çok vefakâr İbrahim'in (sahifelerinde olan)…
O hâlde onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
(Onlar,) gözler korkuya kesmiş olarak yerlerinden çıkarlar. Etrafa saçılmış çekirgeler gibidirler.
Kâfirler, çağrıcıya doğru koşarlarken “Bu ne çetin bir gündür!” diyecekler.
Onlardan önce Nuh kavmi de yalan kıvırıp ve kulumuz Nuh'u yalancılıkla suçlayıp ‘‘Onu cin tutmuştur!'' diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.
Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize düşen açıkça duyuruda bulunmaktır.
Hayır! Kuşkusuz ki o, şiddetle yanan bir ateştir.
Derileri kavurup soyar.
yüz çevireni, sırtını çevireni çağırır.
(Mal) biriktirip kasada yığanı….
O ne tasdik etti ne de destek oldu.
Sadece yalanladı ve yüz çevirdi.
Sonra da çalım satarak yandaşlarına gitti.
Sana yazıklar olsun! Yazıklar!..
Sana yine yazıklar olsun! Yazıklar!..
suratını ekşitti ve yüz çevirdi.
Kendisine o âmâ kişi geldi diye.
Ne bilirsin belki de o, pirüpak olacak?
Belki de ders alıp faydasını görecek.
Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa
Allah ona, en büyük azapla azap verir.
Onların dönüşleri mutlaka bizedir.
Sonra onlardan hesap sormak da bize düşer.
İşte sizi alevler saçan bir ateşle uyardım.
Oraya şaki (azgın haydut) olandan başkası girmez.
Ki o yalanlamış ve yüz çevirmişti.
Dönüş muhakkak Rabb’inedir.
Gördün mü şu engelleyeni?
Bir kulu ibadet ederken...
Bir düşün! Ya o doğru yol üzereyse?
Yahut takvayı emrettiyse!
Hiç düşündün mü? Ya o (engel olan), yalanladı ve yüz çevirdiyse!
Bu sayfa yardımcı oldu mu?