أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

yüz çevirmek

yüz çevirmek Deyim gösterdiği ilgiyi kesmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-63
وَاِذْ اَخَذْنَا
Bu kelime "söz almak" deyiminde vurgulanmış
م۪يثَاقَكُمْ
Bu kelime "söz almak" deyiminde vurgulanmış
وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا
Bu kelime "hatırına getirmek" deyiminde vurgulanmış
مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Hani, bir zaman da (Sina) Dağı(nı) üzerinize yükselterek sizden kesin söz almıştık: “Size verdiklerimize kuvvetlice tutunun ve onda olanı (hükümleri) hatırınıza getirin ki sakınasınız.” dedik.

2/Bakara-64
ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ
Bu kelime "hüsrana uğramak " deyiminde vurgulanmış

Ondan sonra yüz çevirmiştiniz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı, kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olurdunuz.

2/Bakara-246
اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَأِ مِنْ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۢ اِذْ قَالُوا لِنَبِيٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكاً نُقَاتِلْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ قَالَ هَلْ عَسَيْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواۜ قَالُوا وَمَا لَـنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِيَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاۜ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَل۪يلاً مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ

Musa'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi? Onlar nebilerine 'Bizim için bir hükümdar gönder de (onun emrinde) Allah yolunda savaşalım.' demişlerdi. Nebi 'Ya savaş size yazılır da savaşmazsanız?' dedi. Onlar 'Yurtlarımızdan ve çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olan bizler niçin Allah yolunda savaşmayalım ki?' demişlerdi. Üzerlerine savaş yazıldığında ise çok azı dışında yüz çevirdiler. Allah zalimleri bilir.

3/Aliimran-20
فَاِنْ حَٓاجُّوكَ
Bu kelime "tartışmaya girmek " deyiminde vurgulanmış
فَقُلْ اَسْلَمْتُ وَجْهِيَ لِلّٰهِ وَمَنِ اتَّـبَعَنِۜ وَقُلْ لِلَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ وَالْاُمِّيّ۪نَ ءَاَسْلَمْتُمْۜ فَاِنْ اَسْلَمُوا فَقَدِ اهْتَدَوْاۚ
Bu kelime "hidayete ermek" deyiminde vurgulanmış
وَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُۜ
Bu kelime "duyuruda bulunmak " deyiminde vurgulanmış
وَاللّٰهُ بَص۪يرٌ بِالْعِبَادِ۟

Seninle tartışmaya girerlerse "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a teslim ettim." de. Kendilerine kitap verilmiş olanlara ve din adına bir şey bilmeyenlere de "Teslim oldunuz mu?" diye sor. Eğer teslim olurlarsa hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse sana düşen sadece duyuruda bulunmaktır. Allah kullarını görmektedir.

3/Aliimran-33
اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحاً وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ

Allah Âdem’i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini çağdaşlarına karşı[*] seçkin konuma getirmişti.

3/Aliimran-34
ذُرِّيَّةً بَعْضُهَا مِنْ بَعْضٍۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌۚ

Onların bir kısmı, bir kısmının zürriyetindendir. Allah işiten ve her şeyi bilendir.

3/Aliimran-63
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِالْمُفْسِد۪ينَ۟
Bu kelime "fesat çıkarmak (fesada vermek)" deyiminde vurgulanmış

Eğer yüz çevirirlerse elbette Allah, fesat çıkaranları bilir.

3/Aliimran-64
قُلْ يَٓا اَهْلَ الْكِتَابِ تَعَالَوْا اِلٰى كَلِمَةٍ سَوَٓاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ اَلَّا نَعْبُدَ
Bu kelime "(bir şeye) kul olmak " deyiminde vurgulanmış
اِلَّا اللّٰهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه۪ شَيْـٔاً وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضاً اَرْبَاباً مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُولُوا اشْهَدُوا بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

De ki "Ey kitap ehli” Aramızdaki şu ortak söze gelin: Allah'tan başkasına kul olmayalım. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'tan başkalarını rab edinmeyelim.” Yüz çevirirlerse deyin ki "Şahit olun, biz Allah’a teslim olmuş kimseleriz."

3/Aliimran-82
فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Bu kelime "yoldan çıkmak " deyiminde vurgulanmış

Artık bundan sonra kimler yüz çevirirse onlar yoldan çıkmışlardır.

4/Nisa-80
مَنْ يُطِـعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَۚ وَمَنْ تَوَلّٰى فَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَف۪يظاًۜ
Bu kelime "(birini) görüp gözetmek " deyiminde vurgulanmış

Kim Resul’e itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur, kim de yüz çevirirse seni onlara görüp gözetici göndermedik.

4/Nisa-89
وَدُّوا لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا فَتَكُونُونَ سَوَٓاءً فَلَا
Bu kelime "dost edinmek " deyiminde vurgulanmış
تَتَّخِذُوا
Bu kelime "dost edinmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْهُمْ اَوْلِيَٓاءَ
Bu kelime "dost edinmek " deyiminde vurgulanmış
حَتّٰى يُهَاجِرُوا
Bu kelime "göç etmek (eylemek) " deyiminde vurgulanmış
ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۜ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَخُذُوهُمْ وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدْتُمُوهُمْۖ وَلَا تَتَّخِذُوا مِنْهُمْ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراًۙ

Kendileri küfre düştüğü gibi sizin de küfre düşmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O hâlde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini de dost ve yardımcı olarak görmeyin.

5/Maide-92
وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَ وَاحْذَرُواۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاعْلَمُٓوا اَنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ
Bu kelime "duyuruda bulunmak " deyiminde vurgulanmış
الْمُب۪ينُ

Allah'a itaat edin, Resul’e itaat edin ve (kötülüklerden) sakının. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz bilin ki elçiye düşen apaçık duyuruda bulunmaktır.

8/Enfal-20
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَا تَوَلَّوْا عَنْهُ وَاَنْتُمْ تَسْمَعُونَۚ

Ey iman edenler! Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin.

9/Tevbe-129
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ

Yüz çevirirlerse de ki 'Bana Allah yeter; ondan başka ilah yoktur. Ben sadece ona güvenip dayanırım. O, yüce arşın sahibidir.'

10/Yunus-72
فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍۜ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِۙ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Eğer yüz çeviriyorsanız sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah’a aittir. Bana Müslümanlardan olmam emredildi.”

11/Hud-52
وَيَا قَوْمِ اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِ يُرْسِلِ السَّمَٓاءَ عَلَيْكُمْ مِدْرَاراً وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً اِلٰى قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا مُجْرِم۪ينَ

Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin. Sonra ona tövbe edin ki üstünüze gökten bolca (yağmur) göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Mücrimler olarak yüz çevirmeyin.”

11/Hud-53
قَالُوا يَا هُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِك۪ٓي اٰلِهَتِنَا عَنْ قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ

“Ey Hud! Sen bize açık bir delil ile gelmiş değilsin. Biz de senin söyleminle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Sana inanacak da değiliz.” dediler.

16/Nahıl-82
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْكَ الْبَلَاغُ
Bu kelime "duyuruda bulunmak " deyiminde vurgulanmış
الْمُب۪ينُ

(Resul’üm!) Yine de yüz çevirirlerse artık sana düşen apaçık duyuruda bulunmaktır.

21/Enbiya-109
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَٓاءٍۜ وَاِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ اَمْ بَع۪يدٌ مَا تُوعَدُونَ

Eğer yüz çevirirlerse de ki (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vadedilen şey (mahşerde toplanma zamanı) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.

37/Saffat-171
وَلَقَدْ سَبَقَتْ
Bu kelime "söz konusu edilmek " deyiminde vurgulanmış
كَلِمَتُنَا
Bu kelime "söz konusu edilmek " deyiminde vurgulanmış
لِعِبَادِنَا الْمُرْسَل۪ينَۚ

Ant olsun! Elçi olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:

37/Saffat-172
اِنَّهُمْ لَهُمُ الْمَنْصُورُونَۖ
Bu kelime "yardımda bulunmak " deyiminde vurgulanmış

“Onlara mutlaka yardımda bulunulacaktır.”

37/Saffat-173
وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ
Bu kelime "galip gelmek " deyiminde vurgulanmış

Bizim ordumuz mutlaka galip gelecektir.

37/Saffat-174
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى ح۪ينٍۙ

Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

37/Saffat-175
وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

(Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.

48/Fetih-16
قُلْ لِلْمُخَلَّف۪ينَ
Bu kelime "geri kalmak " deyiminde vurgulanmış
مِنَ الْاَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ
Bu kelime "davet etmek " deyiminde vurgulanmış
اِلٰى قَوْمٍ اُو۬ل۪ي بَأْسٍ شَد۪يدٍ تُقَاتِلُونَهُمْ اَوْ يُسْلِمُونَۚ
Bu kelime "teslimiyet göstermek" deyiminde vurgulanmış
فَاِنْ تُط۪يعُوا يُؤْتِكُمُ اللّٰهُ اَجْراً حَسَناًۚ وَاِنْ تَتَوَلَّوْا كَمَا تَوَلَّيْتُمْ مِنْ قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ
Bu kelime "azap vermek " deyiminde vurgulanmış
عَذَاباً اَل۪يماً

Bedevilerden (seferden) geri kalmış olanlara de ki “Siz yakında çok kuvvetli bir kavme karşı davet edileceksiniz. Onlarla savaşırsınız veya onlar teslimiyet gösterirler. Eğer emre itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndüğünüz gibi yine dönecek olursanız size can yakıcı bir azapla azap verir.

48/Fetih-17
لَيْسَ عَلَى الْاَعْمٰى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْاَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْمَر۪يضِ حَرَجٌۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۚ وَمَنْ يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ
Bu kelime "azap vermek " deyiminde vurgulanmış
عَذَاباً اَل۪يماً۟

Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Kim Allah'a ve Rasul’üne itaat ederse (Allah) onu altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse ona can yakıcı bir azapla azap verir.

53/Necim-29
فَاَعْرِضْ
Bu kelime "ilgisini kesmek" deyiminde vurgulanmış
عَنْ مَنْ تَوَلّٰى عَنْ ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ اِلَّا الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۜ

Sen bizim zikrimizden (kitabımızdan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden ilgini kes.

53/Necim-33
اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي تَوَلّٰىۙ

O yüz çevireni gördün mü?

53/Necim-34
وَاَعْطٰى قَل۪يلاً وَاَكْدٰى

(Malından) azıcık verdi ve (gerisini) sımsıkı elinde tuttu.

53/Necim-35
اَعِنْدَهُ عِلْمُ الْغَيْبِ فَهُوَ يَرٰى

Gaip ilmi onun yanında da o mu görüyor?

53/Necim-36
اَمْ لَمْ يُنَبَّأْ
Bu kelime "haber vermek " deyiminde vurgulanmış
بِمَا ف۪ي صُحُفِ مُوسٰىۙ

Yoksa Musa'nın sahifelerinde olan ona haber verilmedi mi?

53/Necim-37
وَاِبْرٰه۪يمَ الَّذ۪ي وَفّٰىۙ

Ve çok vefakâr İbrahim'in (sahifelerinde olan)…

54/Kamer-6
فَتَوَلَّ عَنْهُمْۢ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍۙ

O hâlde onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.

54/Kamer-7
خُشَّعاً
Bu kelime "korkuya kesmek " deyiminde vurgulanmış
اَبْصَارُهُمْ
Bu kelime "korkuya kesmek " deyiminde vurgulanmış
يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌۙ

(Onlar,) gözler korkuya kesmiş olarak yerlerinden çıkarlar. Etrafa saçılmış çekirgeler gibidirler.

54/Kamer-8
مُهْطِع۪ينَ اِلَى الدَّاعِۜ يَقُولُ الْـكَافِرُونَ هٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ

Kâfirler, çağrıcıya doğru koşarlarken “Bu ne çetin bir gündür!” diyecekler.

54/Kamer-9
كَذَّبَتْ
Bu kelime "yalan atmak (kıvırmak) " deyiminde vurgulanmış
قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَـكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ
Bu kelime "(birini) cin tutmak " deyiminde vurgulanmış
وَازْدُجِرَ

Onlardan önce Nuh kavmi de yalan kıvırıp ve kulumuz Nuh'u yalancılıkla suçlayıp ‘‘Onu cin tutmuştur!'' diyerek onun mesajını her yönden engellemişlerdi.

64/Tegabun-12
وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَاَط۪يعُوا الرَّسُولَۚ فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَاِنَّمَا عَلٰى رَسُولِنَا الْبَلَاغُ
Bu kelime "duyuruda bulunmak " deyiminde vurgulanmış
الْمُب۪ينُ

Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki elçimize düşen açıkça duyuruda bulunmaktır.

70/Mearic-15
كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ

Hayır! Kuşkusuz ki o, şiddetle yanan bir ateştir.

70/Mearic-16
نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ

Derileri kavurup soyar.

70/Mearic-17
تَدْعُوا مَنْ
Bu kelime "sırt (sırtını) çevirmek" deyiminde vurgulanmış
اَدْبَرَ
Bu kelime "sırt (sırtını) çevirmek" deyiminde vurgulanmış
وَتَوَلّٰىۙ

yüz çevireni, sırtını çevireni çağırır.

70/Mearic-18
وَجَمَعَ فَاَوْعٰى

(Mal) biriktirip kasada yığanı….

75/Kıyamet-31
فَلَا صَدَّقَ وَلَا
Bu kelime "destek olmak" deyiminde vurgulanmış
صَلّٰىۙ
Bu kelime "destek olmak" deyiminde vurgulanmış

O ne tasdik etti ne de destek oldu.

75/Kıyamet-32
وَلٰـكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ

Sadece yalanladı ve yüz çevirdi.

75/Kıyamet-33
ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِه۪ يَتَمَطّٰىۜ
Bu kelime "çalım satmak " deyiminde vurgulanmış

Sonra da çalım satarak yandaşlarına gitti.

75/Kıyamet-34
اَوْلٰى
Bu kelime "yazıklar olsun" deyiminde vurgulanmış
لَكَ فَاَوْلٰىۙ
Bu kelime "yazıklar olsun" deyiminde vurgulanmış

Sana yazıklar olsun! Yazıklar!..

75/Kıyamet-35
ثُمَّ اَوْلٰى
Bu kelime "yazıklar olsun" deyiminde vurgulanmış
لَكَ فَاَوْلٰىۜ
Bu kelime "yazıklar olsun" deyiminde vurgulanmış

Sana yine yazıklar olsun! Yazıklar!..

80/Abese-1
عَبَسَ
Bu kelime "suratını ekşitmek (buruşturmak)" deyiminde vurgulanmış
وَتَوَلّٰىۙ

suratını ekşitti ve yüz çevirdi.

80/Abese-2
اَنْ جَٓاءَهُ الْاَعْمٰىۜ

Kendisine o âmâ kişi geldi diye.

80/Abese-3
وَمَا يُدْر۪يكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰىۙ
Bu kelime "pirüpak olmak " deyiminde vurgulanmış

Ne bilirsin belki de o, pirüpak olacak?

80/Abese-4
اَوْ يَذَّكَّرُ
Bu kelime "ders almak " deyiminde vurgulanmış
فَتَنْفَعَهُ
Bu kelime "faydasını görmek" deyiminde vurgulanmış
الذِّكْرٰىۜ

Belki de ders alıp faydasını görecek.

88/Gaşiye-23
اِلَّا مَنْ تَوَلّٰى وَكَفَرَۙ

Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa

88/Gaşiye-24
فَيُعَذِّبُهُ
Bu kelime "azap vermek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ الْعَذَابَ الْاَكْبَرَۜ

Allah ona, en büyük azapla azap verir.

88/Gaşiye-25
اِنَّ اِلَيْنَٓا اِيَابَهُمْۙ

Onların dönüşleri mutlaka bizedir.

88/Gaşiye-26
ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ
Bu kelime "hesap sormak " deyiminde vurgulanmış

Sonra onlardan hesap sormak da bize düşer.

92/Leyl-14
فَاَنْذَرْتُكُمْ نَاراً تَلَظّٰىۚ

İşte sizi alevler saçan bir ateşle uyardım.

92/Leyl-15
لَا يَصْلٰيهَٓا اِلَّا الْاَشْقٰىۙ

Oraya şaki (azgın haydut) olandan başkası girmez.

92/Leyl-16
اَلَّذ۪ي كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ

Ki o yalanlamış ve yüz çevirmişti.

96/Alak-8
اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ

Dönüş muhakkak Rabb’inedir.

96/Alak-9
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ

Gördün mü şu engelleyeni?

96/Alak-10
عَبْداً اِذَا صَلّٰىۜ

Bir kulu ibadet ederken...

96/Alak-11
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ

Bir düşün! Ya o doğru yol üzereyse?

96/Alak-12
اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ

Yahut takvayı emrettiyse!

96/Alak-13
اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ

Hiç düşündün mü? Ya o (engel olan), yalanladı ve yüz çevirdiyse!

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 12.05.2026
Paylaş: