dışarı atmak
dışarı atmak Deyim 1) kovmak;
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Sonra (yine) siz; birbirinizi öldürüyor, bir bölümünüzü yurtlarından dışarı atıyor, günah ve düşmanlıkla aleyhlerinde birleşiyorsunuz ve size esir olarak geldiklerinde onlarla fidyeleşiyorsunuz. Oysa onları dışarı atmanız size haram kılınmıştı. Yoksa siz, kitabın bir bölümüne inanıp da bir bölümünü küfranlık mı ediyorsunuz? Artık sizden böyle yapanların dünya hayatındaki cezası rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde de azabın en şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Sizinle savaşanları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi dışarı attıkları yerden siz de onları dışarı atın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, Mescidiharam'ın yanında sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla orada savaşmayın. Fakat onlar sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. İşte kâfirlerin cezası budur.
Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki “O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan döndürmek, ona (Allah'a) ve Mescidiharam'a küfranlık etmek ve halkını oradan dışarı atmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Fitne, öldürmekten fenadır. Onlar eğer güçleri yeterse sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim, irtidat eder ve kâfir olarak ölürse onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar, ateşin halkıdır ve orada devamlı kalırlar.
Kavminin cevabı ise sadece, “Dışarı atın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..” demek oldu.
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri dediler ki "Ey Şu'ayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri kasabamızdan dışarı atacağız ya da dinimize döneceksiniz." O da şöyle dedi: "İstemesek de mi?"
Firavun şöyle dedi: "Ben size müsaade etmeden önce ona iman mı ettiniz? Bu, halkını dışarı atmak amacıyla şehirde kurmuş olduğunuz bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz.
Onlar, sırf “Rabb’imiz Allah'tır!” dedikleri için, haksız bir şekilde yurtlarından dışarı atılmışlardır. Eğer ‘Allah'ın, insanların bazılarını diğer bazılarıyla saf dışı etmesi’ olmasaydı içlerinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yerle bir edilirdi. Ant olsun ki Allah'a (dinine) yardım edenlere, o (Allah) da yardım eder. Allah kavidir; azizdir.
Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine arzda imkân (yetki) versek namazı ikame ederler, zekât verirler; iyiliği iş edinip kötülükten sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah’a aittir.
(O ganimetler bir de) hicret etmiş olan fakirleredir ki onlar yurtlarından ve mallarından dışarı atılmışlardır. Allah'tan bir fazl ve hoşnutluk ararlar, Allah'a ve rasulüne yardım ederler. İşte onlar sadık kalanlardır.
Hem derler ki “Medine’ye bir dönelim; göreceksiniz aziz olan, zelil olanı oradan dışarı atacaktır.” Heyhat! İzzet, Allah'ın, Resul’ünün ve müminlerindir. Ne var ki münafıklar bunu bilmezler.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?