أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

imkân vermek

imkân vermek Deyim olanak sağlamak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

6/Enam-6
اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا
Bu kelime "helak etmek " deyiminde vurgulanmış
مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ قَرْنٍ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ مَا لَمْ نُمَكِّنْ لَكُمْ وَاَرْسَلْنَا السَّمَٓاءَ عَلَيْهِمْ مِدْرَاراًۖ وَجَعَلْنَا الْاَنْهَارَ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمْ فَاَهْلَكْنَاهُمْ
Bu kelime "helak etmek " deyiminde vurgulanmış
بِذُنُوبِهِمْ وَاَنْشَأْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ قَرْناً اٰخَر۪ينَ

Görmediler mi ki onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz, üzerlerine göğü (yağmuru) bolca göndermiş, (evlerinin) altından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helak etmiştik. Onları, günahları sebebiyle helak etmiş ve onların ardından başka nesiller yaratmıştık.

7/Araf-10
وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلاً مَا تَشْكُرُونَ۟

Ant olsun, size yeryüzünde imkân verdik. Sizin için orada birçok geçimlikler de yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

8/Enfal-71
وَاِنْ يُر۪يدُوا خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ فَاَمْكَنَ مِنْهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ

Eğer onlar sana ihanet etmek isterlerse bil ki onlar daha önce de Allah’a hainlik etmişlerdi. Allah da onlara karşı (sana) imkân verdi. Çünkü Allah Alîm’dir, Hakîm’dir.

12/Yusuf-21
وَقَالَ الَّذِي اشْتَرٰيهُ مِنْ مِصْرَ لِامْرَاَتِه۪ٓ اَكْرِم۪ي
Bu kelime "(birini) hoş tutmak " deyiminde vurgulanmış
مَثْوٰيهُ
Bu kelime "(birini) hoş tutmak " deyiminde vurgulanmış
عَسٰٓى اَنْ يَنْفَعَنَٓا
Bu kelime "faydası olmak " deyiminde vurgulanmış
اَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَداًۜ وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۘ وَلِنُعَلِّمَهُ مِنْ
Bu kelime "sonuç çıkarmak " deyiminde vurgulanmış
تَأْو۪يلِ
Bu kelime "sonuç çıkarmak " deyiminde vurgulanmış
الْاَحَاد۪يثِۜ وَاللّٰهُ غَالِبٌ عَلٰٓى اَمْرِه۪ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Onu satın alan Mısırlı, hanımına "Bunu hoş tut! Belki bize bir faydası olur veya onu evlat ediniriz." dedi. Böylece biz Yusuf'a, arzda imkân (yetki) verdik. Kendisine sözlerden (rüyalardan) sonuç çıkarmayı (tevil) öğrettik. Allah, emrinde galip olandır lakin insanların çoğu bilmez.

12/Yusuf-56
وَكَذٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي الْاَرْضِۚ يَتَبَوَّاُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَٓاءُۜ نُص۪يبُ بِرَحْمَتِنَا مَنْ نَشَٓاءُ وَلَا
Bu kelime "zayiat vermek " deyiminde vurgulanmış
نُض۪يعُ
Bu kelime "zayiat vermek " deyiminde vurgulanmış
اَجْرَ الْمُحْسِن۪ينَ

Böylece biz Yusuf'a, arzda imkân (yetki) verdik. Öyle ki orada (Mısır) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve iyilik yapanların ecrine zayiat verdirmeyiz.

18/Kehif-83
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنْ ذِي الْقَرْنَيْنِۜ قُلْ سَاَتْلُوا عَلَيْكُمْ مِنْهُ ذِكْراًۜ

Sana Zülkarneyn'den de soruyorlar. De ki "Ben size ondan bir anı okuyacağım."

18/Kehif-84
اِنَّا مَكَّنَّا لَهُ فِي الْاَرْضِ وَاٰتَيْنَاهُ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ سَبَباًۙ

Gerçekten biz ona, arzda imkân (yetki) verdik ve ona her şey için bir yol göstermiştik.

22/Hac-40
اَلَّذ۪ينَ اُخْرِجُوا
Bu kelime "dışarı atmak " deyiminde vurgulanmış
مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ اِلَّٓا اَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللّٰهُۜ وَلَوْلَا دَفْعُ اللّٰهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ
Bu kelime "yerle bir etmek" deyiminde vurgulanmış
صَوَامِــعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ ف۪يهَا اسْمُ اللّٰهِ كَث۪يراًۜ وَلَيَنْصُرَنَّ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ لَقَوِيٌّ عَز۪يزٌ

Onlar haksız yere ve sırf “Rabbimiz Allah'tır!” dedikleri için, haksız bir şekilde yurtlarından dışarı atılmışlardır. Allah, insanların bir kesimini diğerleriyle engellemeseydi içinde Allah'ın adı çokça anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler yerle bir edilirdi. Ant olsun ki Allah'a (dinine) yardım edenlere, o (Allah) da yardım eder. Allah kavidir; azizdir.

22/Hac-41
اَلَّذ۪ينَ اِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْاَرْضِ اَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا
Bu kelime "zekât vermek " deyiminde vurgulanmış
الزَّكٰوةَ
Bu kelime "zekât vermek " deyiminde vurgulanmış
وَاَمَرُوا
Bu kelime "iş edinmek " deyiminde vurgulanmış
بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَلِلّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ

Onlar öyle kimselerdir ki şayet kendilerine arzda imkân (yetki) versek namazı ikame ederler, zekât verirler; iyiliği iş edinip kötülükten sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah’a aittir.

28/Kasas-6
وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ

Onlara o yerde imkân (yetki) verelim ve onların eliyle Firavun’a, Haman’a ve ordularına, çekindikleri şeyleri gösterelim.

46/Ahkaf-26
وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ ف۪يمَٓا اِنْ مَكَّنَّاكُمْ ف۪يهِ وَجَعَلْنَا لَهُمْ سَمْعاً وَاَبْصَاراً وَاَفْـِٔدَةًۘ فَمَٓا
Bu kelime "faydası dokunmak" deyiminde vurgulanmış
اَغْنٰى
Bu kelime "faydası dokunmak" deyiminde vurgulanmış
عَنْهُمْ سَمْعُهُمْ وَلَٓا اَبْصَارُهُمْ وَلَٓا اَفْـِٔدَتُهُمْ مِنْ شَيْءٍ اِذْ كَانُوا يَجْحَدُونَ
Bu kelime "hiçe saymak (indirgemek)" deyiminde vurgulanmış
بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَحَاقَ
Bu kelime "(bir şeyin, bir kimsenin) etrafını almak (sarmak) " deyiminde vurgulanmış
بِهِمْ مَا كَانُوا
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
بِه۪
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
Bu kelime "alaya almak" deyiminde vurgulanmış

Ant olsun ki onlara, size vermediğimiz imkânları vermiştik. Onlara kulaklar, gözler ve gönüller verdik. Ancak Allah’ın ayetlerini hiçe saydıkları zaman onlara, kulaklarının, gözlerinin ve kalplerinin, hiçbir faydası dokunmadı. Alaya aldıkları şeyler kendilerinin etrafını sarıverdi.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 07.02.2026
Paylaş: