أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

fikir yürütmek

fikir yürütmek Deyim bir konu üzerine düşüncesini söylemek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

7/Araf-184
اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا مَا بِصَاحِبِهِمْ مِنْ جِنَّةٍۜ اِنْ هُوَ اِلَّا نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ

Arkadaşlarında herhangi bir delilik eseri bulunmadığı konusunda fikir yürütmediler mi? O ancak apaçık bir uyarıcıdır.

7/Araf-185
اَوَلَمْ يَنْظُرُوا ف۪ي مَلَكُوتِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا خَلَقَ اللّٰهُ مِنْ شَيْءٍۙ وَاَنْ عَسٰٓى اَنْ يَكُونَ قَدِ اقْتَرَبَ اَجَلُهُمْۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ

Onlar göklerin ve yerin işleyiş düzenine, Allah’ın yarattığı şeylere ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmıyorlar mı? Onlar bundan sonra artık hangi hadise inanacaklar?

10/Yunus-24
اِنَّمَا مَثَلُ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا كَمَٓاءٍ اَنْزَلْنَاهُ مِنَ السَّمَٓاءِ فَاخْتَلَطَ
Bu kelime "birbirine girmek " deyiminde vurgulanmış
بِه۪ نَبَاتُ الْاَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ النَّاسُ وَالْاَنْعَامُۜ حَتّٰٓى اِذَٓا اَخَذَتِ الْاَرْضُ زُخْرُفَهَا وَازَّيَّـنَتْ وَظَنَّ اَهْلُهَٓا اَنَّهُمْ قَادِرُونَ عَلَيْهَٓاۙ اَتٰيهَٓا اَمْرُنَا لَيْلاً اَوْ نَهَاراً فَجَعَلْنَاهَا حَص۪يداً كَاَنْ لَمْ تَغْنَ بِالْاَمْسِۜ كَذٰلِكَ نُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Dünya hayatının örneği, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yeryüzü bitkileri o su sayesinde (gürleşip) birbirine girer. Sonuçta yeryüzü güzelliğini alıp süslendiği, sahiplerinin de artık bunları toplayabileceklerini sandıkları sırada gece veya gündüz emrimiz gelir; böylece bir gün önce hiç yokmuş gibi onların tümünü biçilmiş hâle çeviririz. Fikir yürüten bir kavim için ayetlerimizi işte böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz.

10/Yunus-25
وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِۜ وَيَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola ulaştırır.

13/Rad-3
وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَاراًۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan odur. Geceyi de gündüzün üzerine o örtüyor. Kuşku yok ki bütün bunlarda fikir yürüten bir toplum için ayetler vardır.

16/Nahıl-11
يُنْبِتُ لَكُمْ بِهِ الزَّرْعَ وَالزَّيْتُونَ وَالنَّخ۪يلَ وَالْاَعْنَابَ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

(Allah) su sayesinde sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden bitirir. Kuşku yok ki bütün bunlarda fikir yürüten bir toplum için ayetler vardır.

16/Nahıl-41
وَالَّذ۪ينَ هَاجَرُوا فِي اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِي الدُّنْيَا حَسَنَةًۜ وَلَاَجْرُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَۙ

Zulüm gördükten sonra Allah için göç edenleri dünyada güzel bir biçimde yerleştireceğiz. Ahiret ecri ise daha büyüktür. Keşke bilselerdi!

16/Nahıl-42
اَلَّذ۪ينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Onlar, sabredenler ve yalnızca Rablerine tevekkül edenlerdir.

16/Nahıl-43
وَمَٓا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالاً نُوح۪ٓي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَۙ

Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri elçi olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız zikir (kitap) ehline sorun.

16/Nahıl-44
بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِۜ وَاَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ اِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Beyyineler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni bildirmen için ve fikir yürütsünler diye sana da bu zikri (Kur’an’ı) indirdik.

16/Nahıl-66
وَاِنَّ لَكُمْ فِي الْاَنْعَامِ لَعِبْرَةًۜ
Bu kelime "ibret almak" deyiminde vurgulanmış
نُسْق۪يكُمْ مِمَّا ف۪ي بُطُونِه۪ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَناً خَالِصاً سَٓائِغاً لِلشَّارِب۪ينَ

Kuşkusuz ki sizin için hayvanlarda da alınacak ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından, içenler için içimi kolay halis süt içiririz.

16/Nahıl-67
وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخ۪يلِ وَالْاَعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَراً وَرِزْقاً حَسَناًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem sarhoşluk verici şeyler hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir kavim için ayet vardır.

16/Nahıl-68
وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ

Rabb’in, bal arısına vahyetti: “Kendine dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları kovanlardan evler edin.

16/Nahıl-69
ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاًۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Sonra bütün meyvelerden ye de Rabb’inin senin hizmetine sunulmuş yollarına dal." Onların karınlarından içinde insanlar için şifa bulunan değişik renklerde bir içecek çıkar. Kuşkusuz ki bunda fikir yürüten bir topluluk için ayet vardır.

16/Nahıl-70
وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفّٰيكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ اِلٰٓى اَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـٔاًۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ قَد۪يرٌ۟

Allah sizi yarattı sonra da canlarınızı alacak. İçinizden en rezil döneme (yaşlılığa) kadar ömür sürdürülenler de vardır ki bildikleri şeyleri bilmez olurlar. Kuşkusuz ki Allah, her şeyi bilen, her şeye gücü yetendir.

30/Rum-19
يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْـيِ
Bu kelime "(bir şeye) hayat vermek " deyiminde vurgulanmış
الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ۟

O, ölüden diriyi çıkarır; diriden de ölüyü çıkarır. Ve ölümünden sonra arza hayat verir. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

30/Rum-20
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا اَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ
Bu kelime "dal budak salmak " deyiminde vurgulanmış

Sizi topraktan yaratması onun ayetlerindendir. Sonra da siz (arzda) dal budak salan beşer oldunuz.

30/Rum-21
وَمِنْ اٰيَاتِه۪ٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُـنُٓوا
Bu kelime "sükûnet bulmak" deyiminde vurgulanmış
اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Kendileri ile sükûnet bulasınız diye türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun ayetlerindendir. Kuşkusuz ki bunda, fikir yürüten bir toplum için elbette ayetler vardır.

39/Zümer-42
اَللّٰهُ يَتَوَفَّى
Bu kelime "canını almak " deyiminde vurgulanmış
الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ
Bu kelime "zamanı dolmak " deyiminde vurgulanmış
مُسَمًّىۜ
Bu kelime "zamanı dolmak " deyiminde vurgulanmış
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Allah, ölümleri anında (insanların) canlarını alır. Ölmeyenin de uykusunda… Böylece hakkında ölüm hükmü verdiklerini tutar diğerini ise zamanı dolana kadar salıverir. Kuşkusuz ki bütün bunlarda fikir yürüten bir toplum için ayetler vardır.

59/Haşir-21
لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعاً
Bu kelime "ezilip büzülmek " deyiminde vurgulanmış
مُتَصَدِّعاً مِنْ خَشْيَةِ اللّٰهِۜ وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ
Bu kelime "örnek vermek " deyiminde vurgulanmış
نَضْرِبُهَا
Bu kelime "örnek vermek " deyiminde vurgulanmış
لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan ezilip büzülerek parça parça olmuş görürdün. Bu örnekleri insanlara, belki fikir yürütürler diye veriyoruz.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 07.06.2026
Paylaş: