أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

canını almak

canını almak Deyim 1) öldürmek;

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

3/Aliimran-55
اِذْ قَالَ اللّٰهُ يَا ع۪يسٰٓى اِنّ۪ي مُتَوَفّ۪يكَ وَرَافِعُكَ اِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَجَاعِلُ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوكَ فَوْقَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۚ ثُمَّ اِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَاَحْكُمُ بَيْنَكُمْ ف۪يمَا كُنْتُمْ ف۪يهِ تَخْتَلِفُونَ

Allah demişti ki "Ey İsa, ben senin canını alacağım, seni bana yükselteceğim, seni kâfirlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamet gününe kadar kâfirlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. İhtilafa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim."

3/Aliimran-193
رَبَّنَٓا اِنَّـنَا سَمِعْنَا مُنَادِياً يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّـنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ
Bu kelime "timsal olmak " deyiminde vurgulanmış

“Rabb’imiz! Biz, “Rabb’inize iman edin.” diye imana çağıran bir davetçi işittik; hemen iman ettik. Rabb’imiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilik timsali olanlar ile beraber al.”

4/Nisa-97
اِنَّ الَّذ۪ينَ تَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْ قَالُوا ف۪يمَ كُنْتُمْۜ قَالُوا كُنَّا مُسْتَضْعَف۪ينَ
Bu kelime "zayıf düşmek" deyiminde vurgulanmış
فِي الْاَرْضِۜ قَالُٓوا اَلَمْ تَكُنْ اَرْضُ اللّٰهِ وَاسِعَةً فَتُهَاجِرُوا
Bu kelime "göç etmek (eylemek) " deyiminde vurgulanmış
ف۪يهَاۜ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَأْوٰيهُمْ جَهَنَّمُۜ وَسَٓاءَتْ مَص۪يراًۙ

Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken 'Siz ne hâl üzere idiniz?' derler. Onlar 'Biz yeryüzünde zayıf düşürülmüş kimselerdik.' derler. Melekler de 'Allah'ın arzı geniş değil miydi de orada göç etmediniz?' derler. Bunların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!

6/Enam-61
وَهُوَ الْقَاهِرُ
Bu kelime "otorite sağlamak (temin etmek)" deyiminde vurgulanmış
فَوْقَ عِبَادِه۪ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ حَتّٰٓى اِذَا
Bu kelime "gelip çatmak (dayanmak) " deyiminde vurgulanmış
جَٓاءَ
Bu kelime "gelip çatmak (dayanmak) " deyiminde vurgulanmış
اَحَدَكُمُ
Bu kelime "gelip çatmak (dayanmak) " deyiminde vurgulanmış
الْمَوْتُ
Bu kelime "gelip çatmak (dayanmak) " deyiminde vurgulanmış
تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا
Bu kelime "ifrata kaçmak" deyiminde vurgulanmış
يُفَرِّطُونَ
Bu kelime "ifrata kaçmak" deyiminde vurgulanmış

O, kullarının üzerinde otorite sağlayandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda birinize ölüm gelip çatınca elçilerimiz onun canını alır. Onlar ifrata kaçmazlar.

7/Araf-126
وَمَا تَنْقِمُ
Bu kelime "intikam almak " deyiminde vurgulanmış
مِنَّٓا اِلَّٓا اَنْ اٰمَنَّا بِاٰيَاتِ رَبِّنَا لَمَّا جَٓاءَتْنَاۜ رَبَّـنَٓا اَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْراً وَتَوَفَّـنَا مُسْلِم۪ينَ۟

Sen bizden sırf, Rabb’imizin ayetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Rabb’imiz! Üzerimize sabır yağdır ve Müslüman olarak canımızı al."

8/Enfal-50
وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ يَتَوَفَّى الَّذ۪ينَ كَفَرُواۙ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْۚ وَذُوقُوا
Bu kelime "(bir şeyin) zevkini çıkarmak " deyiminde vurgulanmış
عَذَابَ الْحَر۪يقِ

O kâfirleri bir görseydin!.. Melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve “Haydi yakıcı azabın zevkini çıkarın!” diyorlardı.

10/Yunus-103
ثُمَّ نُنَجّ۪ي رُسُلَنَا وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كَذٰلِكَۚ حَقاًّ عَلَيْنَا نُنْجِ الْمُؤْمِن۪ينَ۟

Sonra biz, rasullerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız. Mü'minleri kurtarmak bizim üzerimize bir haktır.

10/Yunus-104
قُلْ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنْ كُنْتُمْ ف۪ي شَكٍّ مِنْ د۪ين۪ي فَلَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ينَ تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ اَعْبُدُ اللّٰهَ الَّذ۪ي يَتَوَفّٰيكُمْۚ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۙ

De ki "Ey insanlar! Eğer benim dinim hakkında bir kuşkunuz varsa bilin ki ben, sizin Allah'tan başka taptıklarınıza tapmıyorum; ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Ben mü'minlerden olmakla emrolundum."

12/Yusuf-101
رَبِّ قَدْ اٰتَيْتَن۪ي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَن۪ي مِنْ تَأْو۪يلِ الْاَحَاد۪يثِۚ فَاطِرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اَنْتَ وَلِيّ۪ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۚ تَوَفَّن۪ي مُسْلِماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَ

Rabb’im! Sen bana mülkten (bir pay) verdin ve sözlerden (rüyalardan) sonuç çıkarmayı (tevil) öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada da ahirette de benim velim sensin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni salihlerin arasına kat."

16/Nahıl-28
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ
Bu kelime "kötülük etmek (yapmak) " deyiminde vurgulanmış
مِنْ
Bu kelime "kötülük etmek (yapmak) " deyiminde vurgulanmış
سُٓوءٍۜ
Bu kelime "kötülük etmek (yapmak) " deyiminde vurgulanmış
بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Kendilerine zulmederlerken, meleklerin canlarını aldıkları kimseler, 'Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk.' diyerek teslim olurlar. Melekler onlara şöyle der: 'Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilendir.'

16/Nahıl-32
اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ طَيِّب۪ينَۙ يَقُولُونَ سَلَامٌ
Bu kelime "selam olsun " deyiminde vurgulanmış
عَلَيْكُمُۙ
Bu kelime "selam olsun " deyiminde vurgulanmış
ادْخُلُوا الْجَنَّةَ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Melekler onların canlarını temiz kimseler olarak alır ve derler ki 'Size selam olsun. Yapmakta olduklarınıza karşılık girin cennete!'

39/Zümer-42
اَللّٰهُ يَتَوَفَّى الْاَنْفُسَ ح۪ينَ مَوْتِهَا وَالَّت۪ي لَمْ تَمُتْ ف۪ي مَنَامِهَاۚ فَيُمْسِكُ الَّت۪ي قَضٰى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْاُخْرٰٓى اِلٰٓى اَجَلٍ
Bu kelime "zamanı dolmak " deyiminde vurgulanmış
مُسَمًّىۜ
Bu kelime "zamanı dolmak " deyiminde vurgulanmış
اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Bu kelime "fikir yürütmek " deyiminde vurgulanmış

Allah, ölümleri anında (insanların) canlarını alır. Ölmeyenin de uykusunda… Böylece hakkında ölüm hükmü verdiklerini tutar diğerini ise zamanı dolana kadar salıverir. Kuşkusuz ki bütün bunlarda fikir yürüten bir toplum için ayetler vardır.

47/Muhammed-25
اِنَّ الَّذ۪ينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَىۙ الشَّيْطَانُ سَوَّلَ
Bu kelime "peşinden sürüklemek " deyiminde vurgulanmış
لَهُمْۜ وَاَمْلٰى
Bu kelime "hayale kapılmak " deyiminde vurgulanmış
لَهُمْ

Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra (ondan) sırt çevirenleri şeytan peşinden sürüklemiş ve onları boş hayale kaptırmıştır.

47/Muhammed-26
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لِلَّذ۪ينَ كَرِهُوا مَا نَزَّلَ اللّٰهُ سَنُط۪يعُكُمْ ف۪ي بَعْضِ الْاَمْرِۚ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِسْرَارَهُمْ

Bu da onların, Allah’ın indirdiğinden hoşlanmayanlara “Bazı işlerde size uyacağız.” demelerindendir. Allah onların sır tuttuklarını bilir.

47/Muhammed-27
فَكَيْفَ اِذَا تَوَفَّتْهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَاَدْبَارَهُمْ

Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırken hâlleri nice olur?

47/Muhammed-28
ذٰلِكَ بِاَنَّهُمُ اتَّبَعُوا
Bu kelime "ardından gitmek " deyiminde vurgulanmış
مَٓا اَسْخَطَ اللّٰهَ وَكَرِهُوا رِضْوَانَهُ
Bu kelime "razı etmek" deyiminde vurgulanmış
فَاَحْبَطَ
Bu kelime "daraya atmak (çıkarmak) " deyiminde vurgulanmış
اَعْمَالَهُمْ۟

Bunun sebebi, onların Allah'ı kızdıran şeylerin ardından gitmeleri ve onu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. Allah da onların amellerini daraya çıkarmıştır.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 24.06.2026
Paylaş: