أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

içi gitmek

2. bir şeyi yapmayı veya elde etmeyi çok istemek

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 21 Enbiya 101–103
  • 41 Fussilet 31–32
  • 43 Zuhruf 69–73
  • 52 Tur 19–22
  • 56 Vakıa 17–21
  • 77 Mürselat 41–45

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

21/Enbiya-101

bağlam

اِنَّ الَّذ۪ينَ سَبَقَتْ لَهُمْ مِنَّا الْحُسْنٰٓىۙ اُو۬لٰٓئِكَ عَنْهَا مُبْعَدُونَۙ

Kendileri için katımızdan en güzeli takdir edilmiş olanlara gelince bunlar cehennemden uzak kalacaklardır.

21/Enbiya-102

لَا يَسْمَعُونَ حَس۪يسَهَاۚ وَهُمْ ف۪ي مَا اشْتَهَتْ اَنْفُسُهُمْ خَالِدُونَۚ

Onlar cehennemin uğultusunu işitmezler. Onlar içlerinin gittiği nimetler içinde sürekli kalırlar.

21/Enbiya-103

bağlam

لَا يَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ الْاَكْبَرُ وَتَتَلَقّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُۜ هٰذَا يَوْمُكُمُ الَّذ۪ي كُنْتُمْ تُوعَدُونَ

En büyük dehşet onları üzmez. Melekler onları “Bu, size vadedilen gününüzdür.” diye karşılarlar.

41/Fussilet-31

نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَـه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ

“Dünya hayatında da ahirette de sizin dostlarınız biziz. Orada sizin içinizin gittiği ve istediğiniz her şey vardır.

41/Fussilet-32

bağlam

نُزُلاً مِنْ غَفُورٍ رَح۪يمٍ۟

Bağışlayıcı ve merhametli olan Allah’tan bir ağırlanma olarak…”

43/Zuhruf-69

bağlam

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاٰيَاتِنَا وَكَانُوا مُسْلِم۪ينَۚ

Onlar, ayetlerimize iman etmiş ve Müslüman olmuşlardır.

43/Zuhruf-70

bağlam

اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ اَنْتُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ تُحْبَرُونَ

Siz ve eşleriniz cennete girin, (orada) ağırlanacaksınız..

43/Zuhruf-71

يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِصِحَافٍ مِنْ ذَهَبٍ وَاَكْوَابٍۚ وَف۪يهَا مَا تَشْتَه۪يهِ الْاَنْفُسُ وَتَلَذُّ الْاَعْيُنُۚ وَاَنْتُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَۚ

Onların önlerinde altın tepsiler ve testilerle dolaşılır. Orada içlerinin gittiği ve gözlerin lezzet aldığı her şey var. Ve siz orada sonsuza kadar kalacaksınız.

43/Zuhruf-72

bağlam

وَتِلْكَ الْجَنَّةُ الَّت۪ٓي اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

İşte yaptıklarınıza karşılık mirasçısı kılındığınız cennet budur.

43/Zuhruf-73

bağlam

لَكُمْ ف۪يهَا فَاكِهَةٌ كَث۪يرَةٌ مِنْهَا تَأْكُلُونَ

Orada sizin için bolca meyveler vardır ve onlardan yersiniz.

52/Tur-19

bağlam

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ

“Yiyip için; afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”

52/Tur-20

bağlam

مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى سُرُرٍ مَصْفُوفَةٍۚ وَزَوَّجْنَاهُمْ بِحُورٍ ع۪ينٍ

Sıram sıram dizilmiş koltuklara yaslanarak...” Bir de onları, güzel gözlü hurilerle eşleştireceğiz.

52/Tur-21

bağlam

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُمْ بِا۪يمَانٍ اَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَٓا اَلَتْنَاهُمْ مِنْ عَمَلِهِمْ مِنْ شَيْءٍۜ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَه۪ينٌ

İman edip nesilleri de imanda kendilerini izleyenler var ya, onların nesillerini kendilerine katmış ve kendi amellerinden bir şey eksiltmemişizdir. Her kişi kazandığına karşılık rehin alınmıştır.

52/Tur-22

وَاَمْدَدْنَاهُمْ بِفَاكِهَةٍ وَلَحْمٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ

Onlara, içlerinin gittiği meyvelerden ve etten bol bol veririz.

56/Vakıa-17

bağlam

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۙ

(Onların) etrafında ölümsüzlüğe kavuşturulmuş gençler pervane olacaklar.

56/Vakıa-18

bağlam

بِاَكْوَابٍ وَاَبَار۪يقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَع۪ينٍۙ

(Ellerinde) kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle…

56/Vakıa-19

bağlam

لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَۙ

Onlardan ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

56/Vakıa-20

bağlam

وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَۙ

Bir de beğenip seçtikleri meyvelerle...

56/Vakıa-21

وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ

Ve içlerinin gittiği kuş etiyle (pervane olacaklar).

77/Mürselat-41

bağlam

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ

Sorumluluk alanlar (muttakiler) mutlaka gölgelerde ve pınar başlarında (olacaklar).

77/Mürselat-42

وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ

İçlerinin gittiği bütün meyveler (vardır).

77/Mürselat-43

bağlam

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“Yiyip için, afiyet olsun. Bu, yaptıklarınıza karşılıktır.”

77/Mürselat-44

bağlam

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Şüphesiz ki biz, muhsinleri işte böyle ödüllendiririz.

77/Mürselat-45

bağlam

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ

Yazıklar olsun, o gün, yalanlayanlara!

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 7 Kasım 2026 Paylaş: