أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

kötü yola sapmak

kötü yola sapmak Deyim doğruluktan ayrılıp istenilmeyen ve yanlış işler yapmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

7/Araf-175
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّـذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ
Bu kelime "işin içinden çıkmak (sıyrılmak)" deyiminde vurgulanmış
مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ
Bu kelime "tabi kılmak " deyiminde vurgulanmış
الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

Onlara, o kimsenin haberini de oku. Ona ayetlerimizi vermiştik de o da onlardan uzak durup işin içinden sıyrıldı. Şeytan da onu kendine tabi kıldı. Böylece kötü yola sapanlardan oldu.

15/Hicir-42
اِنَّ عِبَاد۪ي لَيْسَ
Bu kelime "nüfuz etmek " deyiminde vurgulanmış
لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ
Bu kelime "nüfuz etmek " deyiminde vurgulanmış
اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاو۪ينَ

kötü yola sapanlardan sana uyanlar hariç sen benim kullarıma nüfuz edemezsin.

28/Kasas-18
فَاَصْبَحَ
Bu kelime "sabahı bulmak (etmek)" deyiminde vurgulanmış
فِي الْمَد۪ينَةِ خَٓائِفاً يَتَرَقَّبُ
Bu kelime "tetikte (tetik) olmak (beklemek, bulunmak, durmak) " deyiminde vurgulanmış
فَاِذَا الَّذِي اسْتَنْصَرَهُ بِالْاَمْسِ يَسْتَصْرِخُهُۜ قَالَ لَهُ مُوسٰٓى اِنَّكَ لَغَوِيٌّ مُب۪ينٌ

Bunun üzerine şehirde korkuyla tetikte bekleyip sabahı etti. Bir de baktı ki dün kendisinden yardım isteyen kişi (yine yardım etmesi için) ona bağırıyor. Musa ona "Doğrusu sen apaçık kötü yola sapanlardansın." dedi.

28/Kasas-63
قَالَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَغْوَيْنَاۚ اَغْوَيْنَاهُمْ كَمَا غَوَيْنَاۚ تَبَرَّأْنَٓا اِلَيْكَۘ مَا كَانُٓوا اِيَّانَا يَعْبُدُونَ

Haklarında azap sözü gerçekleşmiş olanlar “Rabb’imiz! İşte şunlar bizim kötü yola saptırdıklarımızdır. Kendimiz kötü yola saptığımız gibi onları da kötü yola saptırdık. Onlardan uzaklaşıp sana (sığınıyoruz). Onlar zaten bize kulluk etmiyorlardı.” derler.

28/Kasas-64
وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ

Onlara “Ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar ama (ortakları) kendilerine karşılık veremezler çünkü azabı görmüşlerdir. Keşke hidayete erselerdi!

28/Kasas-65
وَيَوْمَ يُنَاد۪يهِمْ فَيَقُولُ مَاذَٓا اَجَبْتُمُ الْمُرْسَل۪ينَ

O gün (Allah) “Gönderilen elçilere nasıl karşılık verdiniz?” diye seslenir.

28/Kasas-66
فَعَمِيَتْ
Bu kelime "kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak " deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِمُ
Bu kelime "kapılar yüzüne (üzerine veya üstüne) kapanmak " deyiminde vurgulanmış
الْاَنْـبَٓاءُ يَوْمَئِذٍ فَهُمْ لَا يَتَسَٓاءَلُونَ

O gün haber kapıları yüzlerine kapanmıştır. Birbirlerine de soramazlar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 26.06.2026
Paylaş: