أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

savaş açmak (ilan etmek)

savaş açmak (ilan etmek) Deyim 1) bir veya daha fazla devlete karşı savaş durumuna geçmek; 2) ortadan kaldırmak için uğraşmak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-275
اَلَّذ۪ينَ يَأْكُلُونَ الرِّبٰوا لَا يَقُومُونَ اِلَّا كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّۜ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُٓوا اِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبٰواۢ وَاَحَلَّ اللّٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبٰواۜ فَمَنْ جَٓاءَهُ مَوْعِظَةٌ
Bu kelime "öğütte bulunmak" deyiminde vurgulanmış
مِنْ رَبِّه۪ فَانْتَهٰى
Bu kelime "son vermek " deyiminde vurgulanmış
فَلَهُ مَا سَلَفَۜ وَاَمْرُهُٓ اِلَى اللّٰهِۜ وَمَنْ عَادَ
Bu kelime "izine dönmek" deyiminde vurgulanmış
فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Riba yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka kalkmazlar. Bu, onların “Alım satım da ancak faiz gibidir.” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, ribayı yasaklamıştır. Kime Rabb’inden bir öğütte bulunulur da (ribaya) bir son verirse artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim (geri) izine dönerse artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.

2/Bakara-276
يَمْحَقُ
Bu kelime "yok etmek " deyiminde vurgulanmış
اللّٰهُ الرِّبٰوا وَيُرْبِي الصَّدَقَاتِۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ كَفَّارٍ اَث۪يمٍ
Bu kelime "günaha girmek " deyiminde vurgulanmış

Allah, ribayı (faiz) yok eder de sadakaları artırır. Allah, günaha girmiş kâfirlerin hiçbirini sevmez.

2/Bakara-277
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا
Bu kelime "zekât vermek " deyiminde vurgulanmış
الزَّكٰوةَ
Bu kelime "zekât vermek " deyiminde vurgulanmış
لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا
Bu kelime "korkuya kapılmak" deyiminde vurgulanmış
خَوْفٌ
Bu kelime "korkuya kapılmak" deyiminde vurgulanmış
عَلَيْهِمْ وَلَا
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
هُمْ
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış
يَحْزَنُونَ
Bu kelime "hüzün duymak " deyiminde vurgulanmış

İman edip iyi işler yapan, namazı ikâme eden ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-278
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَذَرُوا مَا بَـقِيَ مِنَ الرِّبٰٓوا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ

Ey iman edenler! Allah'tan sakınınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terk ediniz.

2/Bakara-279
فَاِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ۚ وَاِنْ تُبْتُمْ فَلَكُمْ رُؤُ۫سُ اَمْوَالِكُمْۚ لَا تَظْلِمُونَ وَلَا تُظْلَمُونَ

Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve rasulüne karşı savaş açtığınızı bilin. Eğer tevbe ederseniz, artık sermayeleriniz sizindir. (Böylece) Ne zulmetmiş olursunuz ne zulme uğratılmış olursunuz.

5/Maide-33
اِنَّمَا جَزٰٓؤُا الَّذ۪ينَ يُحَارِبُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَيَسْعَوْنَ
Bu kelime "gayrete gelmek " deyiminde vurgulanmış
فِي الْاَرْضِ فَسَاداً
Bu kelime "fesat çıkarmak (fesada vermek)" deyiminde vurgulanmış
اَنْ يُقَتَّلُٓوا اَوْ يُصَلَّـبُٓوا اَوْ تُقَطَّعَ اَيْد۪يهِمْ وَاَرْجُلُهُمْ مِنْ خِلَافٍ اَوْ يُنْفَوْا
Bu kelime "sürgüne göndermek" deyiminde vurgulanmış
مِنَ الْاَرْضِۜ ذٰلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْيَا وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظ۪يمٌۙ

Allah’a ve elçisine savaş açanların ve yeryüzünde fesat çıkarmak için gayrete gelenlerin cezaları, onların öldürülmeleri veya asılmaları veya çaprazlama ellerinin ve ayaklarının kesilmeleri veya yeryüzünde sürgüne gönderilmeleridir. Bu karşılıklar yalnızca onlar için, yeryüzündeki alçaltıcı cezalarıdır. Hesap gününde ise onları daha büyük azaplar beklemektedir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 01.01.2026
Paylaş: