أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Tüm deyimler
Türkçe Deyim

korkuya kapılmak

korkuya kapılmak Deyim korku düşmek.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

2/Bakara-38
قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَم۪يعاًۚ فَاِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ مِنّ۪ي هُدًى فَمَنْ تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Dedik ki “Hepiniz oradan inin! Tarafımdan size bir yol gösterici gelir de kim ona uyarsa onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-62
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالنَّصَارٰى وَالصَّابِـ۪ٔينَ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Kuşkusuz ki iman edenler ile Yahudilerden, Hristiyanlardan ve Sabiilerden de Allah'a ve ahiret gününe inanıp salih amel işleyenler için Rableri katında ecirler vardır. Onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-112
بَلٰى مَنْ اَسْلَمَ وَجْهَهُ لِلّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُٓ اَجْرُهُ عِنْدَ رَبِّه۪ۖ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ۟

Bilakis, kim muhsin olarak yüzünü Allah'a döndürürse onun ecri Rabbi katındadır. onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-262
اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَٓا اَنْفَقُوا مَناًّ وَلَٓا اَذًۙى لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Mallarını Allah yolunda verip de verdiklerinin arkasından başına kakmayıp eziyet etmeyenlerin alacakları ecir Rableri katındadır. Onlar ne bir korkuya kapılırlar ne de hüzün duyarlar.

2/Bakara-274
اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِراًّ وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra infak edenler var ya, onların mükâfatları Allah katındadır. onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

2/Bakara-277
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ لَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İman edip iyi işler yapan, namazı ikâme eden ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

3/Aliimran-170
فَرِح۪ينَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۙ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذ۪ينَ لَمْ يَلْحَقُوا بِهِمْ مِنْ خَلْفِهِمْۙ اَلَّا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۢ

Onlar, Allah'ın kendi fazlından verdiğinden (şehitlikten) ferahlık duyarlar. Sonradan kervana katılacaklara da korkuya kapılmayacaklarına ve hüzün duymayacaklarına dair müjde koşturmak isterler.

5/Maide-69
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَالَّذ۪ينَ هَادُوا وَالصَّابِـؤُ۫نَ وَالنَّصَارٰى مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَعَمِلَ صَالِحاً فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

İman edenler ile Yahudiler, Sâbiîler ve Hristiyanlardan Allah'a ve ahiret gününe (gerçekten) inanıp iyi amel işleyenler, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

6/Enam-48
وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَل۪ينَ اِلَّا مُبَشِّر۪ينَ وَمُنْذِر۪ينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Biz, elçileri ancak müjde vericiler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve salah bulursa onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

7/Araf-35
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَات۪يۙ فَمَنِ اتَّقٰى وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ey Âdem oğulları! Size kendi içinizden ayetlerimi anlatacak elçiler gelir de kim (onlara karşı gelmekten) sakınır ve salah bulursa onlar, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

7/Araf-49
اَهٰٓؤُ۬لَٓاءِ الَّذ۪ينَ اَقْسَمْتُمْ لَا يَنَالُهُمُ اللّٰهُ بِرَحْمَةٍۜ اُدْخُلُوا الْجَنَّةَ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمْ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَ

“Allah'ın, kendilerini hiçbir rahmete erdirmeyeceğine dair kasem ettiğiniz kimseler bunlar mı? (ve cennet ehline dönerek): «Girin cennete; artık siz, korkuya kapılmayacaksınız ve hüzün duymayacaksınız.

10/Yunus-62
اَلَٓا اِنَّ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ

Bilesiniz ki Allah’ın dostları, korkuya kapılmazlar ve hüzün duymazlar.

10/Yunus-63
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَۜ

Onlar, iman edenler ve Allah’a karşı takvalı olanlardır.

17/İsra-59
وَمَا مَنَعَنَٓا اَنْ نُرْسِلَ بِالْاٰيَاتِ اِلَّٓا اَنْ كَذَّبَ بِهَا الْاَوَّلُونَۜ وَاٰتَيْنَا ثَمُودَ النَّاقَةَ مُبْصِرَةً فَظَلَمُوا بِهَاۜ وَمَا نُرْسِلُ بِالْاٰيَاتِ اِلَّا تَخْو۪يفاً

Bizi ayetler (mucizeler) göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir. Semud'a apaçık (bir mucize) olarak dişi deveyi verdik de ona zulmettiler. Oysa biz ayetleri (mucizeleri) ancak (insanların) korkuya kapılmaları için göndeririz.

20/Taha-17
وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى

“Ey Musa! Şu sağ elindeki nedir?”

20/Taha-18
قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّـؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى

“O, Âsa’mdır! Ona dayanır, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onda benim için başka yararlar da vardır.” dedi.

20/Taha-19
قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى

“Ey Musa, onu at!” dedi.

20/Taha-20
فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى

Âsa’yı attı. O da hızlı hareket eden bir yılan oldu.

20/Taha-21
قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُو۫لٰى

Dedi ki “Onu al ve korkuya kapılma! Biz onu ilk hâline çevireceğiz.

43/Zuhruf-68
يَا عِبَادِ لَا خَوْفٌ عَلَيْكُمُ الْيَوْمَ وَلَٓا اَنْتُمْ تَحْزَنُونَۚ

Ey kullarım! Bugün siz, korkuya kapılmayacaksınız ve hüzün duymayacaksınız.

46/Ahkaf-13
اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ

Rabb’imiz Allah'tır deyip sonra da (kendilerine) istikamet verenler ne korkuya kapılırlar ne de hüzün duyarlar.

55/Rahman-46
وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّه۪ جَنَّتَانِۚ

Rabbinin makamından korkuya kapılanlar için ise iki cennet vardır.

55/Rahman-47
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۙ

O hâlde Rabb’inizin nimetlerinden hangi birini yalanlayabilirsiniz?

55/Rahman-48
ذَوَاتَٓا اَفْنَانٍۚ

(O cennetlerin) her ikisi de türlü türlü ağaçlara sahiptir.

55/Rahman-49
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

O hâlde Rabb’inizin nimetlerinden hangi birini yalanlayabilirsiniz?

76/İnsan-4
اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلْـكَافِر۪ينَ سَلَاسِلَا۬ وَاَغْلَالاً وَسَع۪يراً

Biz kâfirler için zincirler, halkalar ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık.

76/İnsan-5
اِنَّ الْاَبْرَارَ يَشْرَبُونَ مِنْ كَأْسٍ كَانَ مِزَاجُهَا كَافُوراًۚ

Kuşkusuz ki iyilik timsali olanlar (ebrar), karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.

76/İnsan-6
عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا عِبَادُ اللّٰهِ يُفَجِّرُونَهَا تَفْج۪يراً

Bu, Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.

76/İnsan-7
يُوفُونَ بِالنَّذْرِ وَيَخَافُونَ يَوْماً كَانَ شَرُّهُ مُسْتَط۪يراً

Adaklarını yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkuya kapılırlar.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 26.07.2026
Paylaş: