أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Türkçe Deyim

(bir işten) hariç olmak

(bir işten) hariç olmak Deyim o işin içinde olmamak.

— Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

İlgili Deyimler

Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler

15/Hicir-39
قَالَ رَبِّ بِمَٓا اَغْوَيْتَن۪ي لَاُزَيِّنَنَّ
Bu kelime "kendine (herhangi bir şeye) ... süsü vermek " deyiminde vurgulanmış
لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَلَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Dedi ki "Rabb'im! Ant olsun beni saptırdığın için yeryüzünde onların (kötülüklerine) “çok değerliymiş” süsü vereceğim ve onların tümünü muhakkak azdıracağım.

15/Hicir-40
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

İhlaslı kulların onlardan hariç...”

37/Saffat-38
اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا
Bu kelime "(bir şeyin) zevkini çıkarmak " deyiminde vurgulanmış
الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ
Bu kelime "can yakmak " deyiminde vurgulanmış

Elbette siz o can yakıcı azabın zevkini çıkaracaksınız.

37/Saffat-39
وَمَا تُجْزَوْنَ
Bu kelime "cezasını çekmek " deyiminde vurgulanmış
اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَۙ

Siz sadece amellerinizin cezasını çekeceksiniz.

37/Saffat-40
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

Allah’ın ihlaslı kulları hariç...

37/Saffat-72
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا ف۪يهِمْ مُنْذِر۪ينَ

Muhakkak ki biz onlara uyarıcılar göndermiştik.

37/Saffat-73
فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُنْذَر۪ينَۙ

Uyarılanların sonunun nasıl olacağını bir düşün!

37/Saffat-74
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ۟

Allah’ın ihlaslı kulları hariç...

37/Saffat-125
اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ

“Yaratıcıların en güzelini bırakıp da Ba’l’e (puta) mi yalvarıyorsunuz?”

37/Saffat-126
اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ

“Sizin ve daha önceki atalarınızın Rabb’i Allah iken…” dedi.

37/Saffat-127
فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ
Bu kelime "(bir yerde) hazır bulunmak (olmak) " deyiminde vurgulanmış

Ancak onu yalanladılar. Bundan dolayı onlar, (azap yerinde) hazır bulundurulurlar.

37/Saffat-128
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

Allah’ın ihlaslı kulları hariç...

37/Saffat-158
وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَباًۜ
Bu kelime "münasebet kurmak " deyiminde vurgulanmış
وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ

Onlar, Allah ile cinler arasında bir münasebet kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

37/Saffat-159
سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ

Allah onların nitelemelerinden münezzehtir.

37/Saffat-160
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ

Ve Allah’ın ihlaslı kulları hariç…

38/Sad-82
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ

Dedi ki “Senin izzetin adına yemin olsun ki onların hepsini mutlaka azdıracağım.

38/Sad-83
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَص۪ينَ

İhlaslı kulların onlardan hariç...”

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler!
Güncelleme: 02.07.2026
Paylaş: