görmezlikten gelmek
görmezlikten gelmek Deyim görmemiş gibi davranmak.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Sen görmezlikten gelenleri (kâfirleri) uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir. Onlar imana gelmezler.
Allah katından ellerinde olanı (Tevrat’ı) doğrulayan bir kitap geldiği zaman ki bundan önce görmezlikten gelenlere (kâfirlere) karşı fetih istiyorlardı. İşte tanıdıkları (kitap) gelince onu görmezlikten geldiler. Artık Allah'ın laneti kâfirlerin üzerinedir.
Muhakkak ki doğruları görmezlikten gelenler (kâfirler) ve bu hâlde ölenler var ya, onlardan her birisinin yeryüzü kadar altını olsa ve hepsini feda etseler, asla kabul görmez. Artık onlar için acıklı bir azap var ve onlara orada yardım edecek hiçbir kimse yoktur.
Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe birre eremezsiniz. Her ne infak ederseniz Allah onu bilir.
Bir de Allah bunu, görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin) bir kısmının iflahını kessin veya (onlara) perişanlık versin de (onlar) umutları boşa çıkmış olarak cehennem olup gitsinler, diye yaptı.
Ayetlerimizi görmezlikten gelenleri (kâfirleri) yakında bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabın zevkini çıkarsınlar diye bu derilerini başka derilerle değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah, güçlü olandır; hükmü geçendir.
Allah yolunda savaş. Sen, sadece kendinden sorumlu tutulacaksın. Mü'minleri de şevke getir. Umulur ki Allah, görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin) gücünü keser. Allah'ın (kahır) gücü daha şiddetli ve ders olan cezası daha çetindir.
Görmezlikten gelenler (kâfirler) var ya!.. Yeryüzündeki her şey onların olsa ve bir misli daha olsa kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini feda ederlerdi ancak onlardan hiçbir şey kabul görmez. Onlar için acıklı bir azap var.
Onların çoğunun görmezlikten gelenlerle (kâfirlerle) dostluk ettiğini görürsün. Nefislerinin kendileri için önceden gönderdikleri ne kadar da kötüdür. (Bu yüzden) onlar Allah’ın hışmına uğrayacak ve sonsuza kadar azapta kalacaklardır.
(Ey Resul!) Eğer sana kâğıda yazılmış bir kitap indirmiş olsaydık ve onu elleriyle tutsalardı, yine de o görmezlikten gelenler (kâfirler), “Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.” diyeceklerdi.
Kuşkusuz ki Allah katında canlıların en şerlisi, görmezlikten gelenlerdir (kâfirlerdir), imana gelmeyenlerdir.
Ey Nebi! Mü’minleri savaş için şevke getir. Eğer sizden sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüze (kâfire) galip gelir. Eğer sizden yüz kişi olursa görmezlikten gelenlerden (kâfirlerden) bin kişiye galip gelir. Çünkü onlar anlayıp dinlemeyen bir topluluktur.
Ve Büyük Hac Günü, Allah'tan ve Rasul’ünden insanlara bir duyuru: Allah, şirk koşanlardan kesinlikle uzaktır, onun Rasulü de… Eğer tövbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer (küfre) dönerseniz bilin ki Allah'ı acze düşüremezsiniz. görmezlikten gelenlere (kâfirlere), elim bir azap için müjde ver.
Biz, elçileri sadece müjde vericiler ve uyarıcılar olarak göndeririz. görmezlikten gelenler (kâfirler) ise hakkı yürürlükten kaldırmak için mücadele veriyorlar. Ayetlerimi ve uyarıldıkları şeyi de alaya alıyorlar.
Onlara ayetlerimiz açık açık okunduğunda görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin) yüzlerinden hoşnutsuzluk akar. Neredeyse ayetlerimizi okuyanların üzerlerine çullanacaklar. De ki "Size bundan daha şerlisini haber vereyim mi? Ateş!.. Allah onu görmezlikten gelenlere (kâfirlere) vadetmiştir. Orası ne kötü bir dönüş yeridir."
Görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin), yeryüzünde (Allah'ı) acze düşüreceklerini sanmayasın! Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü varış yeri!
Görmezlikten gelenler (kâfirler), dediler: "Bu (Kur'an), onun (Muhammed as.) kurguladığı bir düzmeceden başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir." Böylece onlar kesinlikle haksız ve yalan (bir söz) ortaya attılar.
Zayıf düşürülenler de büyüklük taslayanlara, “Hayır! Gece gündüz (işiniz) dümen çevirmekti. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, ona eşler ortaya atmamızı bize emrederdiniz.” derler. Artık azabı gördüklerinde, duydukları nedameti gizlerler; biz de o görmezlikten gelenlerin (kâfirlerin) boyunlarına çemberler (halkalar, laleler) geçiririz. Onlar sadece amelleri yüzünden ceza çekerler.
Görmezlikten gelenler (kâfirler) için şiddetli bir azap vardır. İman edip iyi iş yapanlara gelince onlar için de bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Sonra ben de görmezlikten gelenleri (kâfirleri) yakaladım. Beni inkârdan gelmek nasılmış?..
Allah'ın ayetlerine karşı görmezlikten gelenlerden (kâfirlerden) başkası mücadele vermez. Onların beldelerde diledikleri gibi gezip tozmaları seni aldatmasın.
Gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları biz, şüphesiz ki yerli yerince ve belli bir süre için yarattık. Görmezlikten gelenler (kâfirler), uyarıldıkları şeylere lakayıt kalırlar.
Ayetlerimiz onlara açık açık okunduğunda, hakikat kendilerine geldiğinde, onu görmezlikten gelenler (kâfirler), “Bu, apaçık bir büyüdür.” dediler.
Allah, görmezlikten gelenlere (kâfirlere) Nuh'un karısı ile Lut'un karısını örnek verdi. Bu ikisi kullarımızdan iki salih kulun (nikâhı) altındaydılar. Ama onlara ihanet ettiler. Bu durumda (kocaları), Allah'tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı ve o iki kadına "Girenlerle beraber siz de ateşe girin." denildi.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?