أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Türkçe deyim

kötülük etmek (yapmak)

kötü davranmak, zarar vermek.

Kaynak: Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü

Kur’an’daki yeri

Her çizgi bir sure; kırmızı çizgiler deyimin geçtiği sureler.

1 · Fatiha 114 · Nas
  • 2 Bakara 81
  • 3 Aliimran 30
  • 4 Nisa 17–18, 110, 123
  • 6 Enam 54
  • 16 Nahıl 28, 119
  • 17 İsra 7–8
  • 29 Ankebut 4–6
  • 30 Rum 10
  • 39 Zümer 48, 51
  • 40 Mü'min 40
  • 41 Fussilet 46
  • 45 Casiye 14–15, 33
  • 53 Necim 31

Deyimin geçtiği ayetler

Deyimin karşılığı Arapça metinde ve mealde kırmızı mürekkeple işaretlidir. Soluk ayetler bağlam içindir.

2/Bakara-81

بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

Hayır! Kim bir kötülük eder de işlediği hatası kendisini ihata ederse (çepeçevre kuşatırsa) işte o kimseler, cehennemliktir. Onlar orada devamlı kalırlar.

3/Aliimran-30

يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَراًۚۛ وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚۛ تَوَدُّ لَوْ اَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُٓ اَمَداً بَع۪يداًۜ وَيُحَذِّرُكُمُ اللّٰهُ نَفْسَهُۜ وَاللّٰهُ رَؤُ۫فٌ بِالْعِبَادِ۟

O gün her nefis, ne hayır işlemişse ne kötülük yapmışsa onları önünde hazır bulur. Yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak bir mesafe bulunsun ister. Allah, size asıl kendisinden çekinmenizi emreder. Şüphesiz ki Allah, kullarını çok esirger.

4/Nisa-17

اِنَّمَا التَّوْبَةُ عَلَى اللّٰهِ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ يَتُوبُونَ مِنْ قَر۪يبٍ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَتُوبُ اللّٰهُ عَلَيْهِمْۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَل۪يماً حَك۪يماً

Allah'ın kabul edeceği tövbe, sadece bilmeden kötülük yapıp da sonra tez elden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte, Allah bunların tövbesini kabul eder. Allah, her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.

4/Nisa-18

وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِۚ حَتّٰٓى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّ۪ي تُبْتُ الْـٰٔنَ وَلَا الَّذ۪ينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَاباً اَل۪يماً

Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri yapıp yapıp da kendisine ölüm vakti gelince, “Ben şimdi tövbe ettim.” diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.

4/Nisa-110

وَمَنْ يَعْمَلْ سُٓوءاً اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ يَجِدِ اللّٰهَ غَفُوراً رَح۪يماً

Kim bir kötülük yapar veya kendine zulmeder de sonra Allah'tan af dilerse Allah'ı çok bağışlayıcı ve merhamet edici bulacaktır.

4/Nisa-123

لَيْسَ بِاَمَانِيِّكُمْ وَلَٓا اَمَانِيِّ اَهْلِ الْكِتَابِۜ مَنْ يَعْمَلْ سُٓوءاً يُجْزَ بِه۪ۙ وَلَا يَجِدْ لَهُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلِياًّ وَلَا نَص۪يراً

Ne sizin kuruntularınız ne de ehlikitabın kuruntuları... Kim bir kötülük yaparsa onun cezasını görür ve kendisi için Allah’tan başka bir dost da bir yardımcı da bulamaz.

6/Enam-54

وَاِذَا جَٓاءَكَ الَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَۙ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُٓوءاً بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara söyle: "Size selam olsun! Rabb’iniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Gerçek şu ki sizden kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tövbe edip de salah bulursa bilsin ki Allah gafurdur, rahimdir.

16/Nahıl-28

اَلَّذ۪ينَ تَتَوَفّٰيهُمُ الْمَلٰٓئِكَةُ ظَالِم۪ٓي اَنْفُسِهِمْۖ فَاَلْقَوُا السَّلَمَ مَا كُنَّا نَعْمَلُ مِنْ سُٓوءٍۜ بَلٰٓى اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Kendilerine zulmederlerken, meleklerin canlarını aldıkları kimseler, 'Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk.' diyerek teslim olurlar. Melekler onlara şöyle der: 'Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilendir.'

16/Nahıl-119

ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذ۪ينَ عَمِلُوا السُّٓوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓواۙ اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Sonra gerçekten Rabb’in, cehalet sonucu kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve salah bulanlar(la beraberdir). Şüphesiz Rabb’in bundan sonra bağışlayandır, esirgeyendir.

17/İsra-7

اِنْ اَحْسَنْتُمْ اَحْسَنْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ وَاِنْ اَسَأْتُمْ فَلَهَاۜ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ لِيَسُٓؤُ۫ا وُجُوهَكُمْ وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ كَمَا دَخَلُوهُ اَوَّلَ مَرَّةٍ وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْب۪يراً

Eğer iyilik ederseniz kendiniz için iyilik etmiş olursunuz; kötülük ederseniz yine kendinize edersiniz. Nihayet ikinci cezalandırma vakti gelince, düşmanlarınız onurunuzu çiğnesinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yakıp yıksınlar istedik.

17/İsra-8

bağlam

عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يَرْحَمَكُمْۚ وَاِنْ عُدْتُمْ عُدْنَاۢ وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِر۪ينَ حَص۪يراً

Umulur ki Rabb’iniz size merhamet eder. Ama eğer siz (bozgunculuğa) dönerseniz biz de (cezaya) döneriz. Cehennemi kâfirler için kuşatıcı (bir zindan) yaptık.

29/Ankebut-4

اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّـَٔاتِ اَنْ يَسْبِقُونَاۜ سَٓاءَ مَا يَحْكُمُونَ

Yoksa kötülük edenler, gözümüzden kaçabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kötü hükme varıyorlar.

29/Ankebut-5

bağlam

مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَٓاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍۜ وَهُوَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ

Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.

29/Ankebut-6

bağlam

وَمَنْ جَاهَدَ فَاِنَّمَا يُجَاهِدُ لِنَفْسِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ لَغَنِيٌّ عَنِ الْعَالَم۪ينَ

Kim, (Allah yolunda) gayret gösterirse sadece kendi yararına gayret göstermiş olur. Çünkü Allah ne kullarına ne de başka yarattıklarına muhtaç değildir.

30/Rum-10

ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟

Sonra Allah'ın ayetlerini yalanlayıp ve onları alaya alarak kötülük edenlerin sonları çok kötü oldu.

39/Zümer-48

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Onların ettikleri kötülükler kendileri için açığa çıktı ve alaya aldıkları şey de etraflarını sardı.

39/Zümer-51

فَاَصَابَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۜ وَالَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ سَيُص۪يبُهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواۙ وَمَا هُمْ بِمُعْجِز۪ينَ

Sonra ettikleri kötülüklerin vebali başlarına geldi. Bunlardan da zulmedenlerin ettikleri kötülüklerin vebali, başlarına gelecektir. Bu hususta (Allah'ı) acze düşüremezler.

40/Mü'min-40

مَنْ عَمِلَ سَيِّئَةً فَلَا يُجْزٰٓى اِلَّا مِثْلَهَاۚ وَمَنْ عَمِلَ صَالِحاً مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ يُرْزَقُونَ ف۪يهَا بِغَيْرِ حِسَابٍ

“Kim bir kötülük yaparsa sadece onun misli (benzeri) kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim de mü’min olarak salih bir amel işlerse işte onlar cennete girecek ve orada onlara hesaba gelmez rızık verilecektir.”

41/Fussilet-46

مَنْ عَمِلَ صَالِحاً فَلِنَفْسِه۪ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۜ وَمَا رَبُّكَ بِظَلَّامٍ لِلْعَب۪يدِ

Kim yararlı bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük ederse o da kendi aleyhinedir. Rabb’in, kullarına zulmetmez.

45/Casiye-14

bağlam

قُلْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذ۪ينَ لَا يَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِيَ قَوْماً بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

İman edenlere söyle, Allah’ın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Her toplum kazandıklarının karşılığını görecektir.

45/Casiye-15

مَنْ عَمِلَ صَالِحاً فَلِنَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَسَٓاءَ فَعَلَيْهَاۘ ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

Kim yararlı bir iş yaparsa kendi lehinedir. Kim de kötülük ederse o da kendi aleyhinedir. Sonra siz Rabb’inize döndürüleceksiniz.

45/Casiye-33

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

Onların yaptıkları kötülükler kendileri için açığa çıktı ve alaya aldıkları şey de etraflarını sardı.

53/Necim-31

وَلِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۙ لِيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَسَٓاؤُ۫ا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذ۪ينَ اَحْسَنُوا بِالْحُسْنٰىۚ

Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Bu, Allah'ın kötülük edenlere amellerine göre ceza vermesi; güzel davrananları da daha güzeliyle ödüllendirmesi içindir.

Bu sayfa yardımcı oldu mu?

Geri bildiriminiz için teşekkürler.

Güncelleme: 10 Temmuz 2026 Paylaş: