göç etmek (eylemek)
göç etmek (eylemek) Deyim 1) oturduğu yerden başka bir yere gidip yerleşmek, göçmek; 2) mec. ölmek.
İlgili Deyimler
Deyimin Geçtiği Ayet/Ayetler
Kendileri küfre düştüğü gibi sizin de küfre düşmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O hâlde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini de dost ve yardımcı olarak görmeyin.
Melekler, kendilerine zulmedenlerin canlarını alırlarken 'Siz ne hâl üzere idiniz?' derler. Onlar 'Biz yeryüzünde zayıf düşürülmüş kimselerdik.' derler. Melekler de 'Allah'ın arzı geniş değil miydi de orada göç etmediniz?' derler. Bunların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü bir varış yeridir!
Allah yolunda göç eden, yeryüzünde barınacak çok yer de bulur, genişlik (ve bolluk) da. Allah'a ve elçisine göç etmek üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelen kişinin ecri şüphesiz Allah'a düşmüştür. Allah, bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.
Kesinkes imana gelenler, göç (hicret) edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat edenler ile (muhacirleri) barındıranlar ve (onların) yardımına koşanlar, işte birbirlerinin velisi olanlar bunlardır. İman edip göç etmeyenler, onlar göç edinceye kadar, sizin onlara hiç bir şeyle velayetiniz yoktur. Ama din konusunda sizden yardım isterlerse, (onların) yardımına koşmak üzerinize bir borçtur. Ancak sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluğun aleyhinde değil. Allah, amellerinizi görendir.
İmana gelenler, göç (hicret) edenler ve Allah yolunda cihat edenler ile (muhacirleri) barındıranlar ve (onların) yardımına koşanlar, işte gerçek mü'minler bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
Sonradan İmana gelen, göç (hicret) eden ve sizinle beraber cihat edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirleri için önceliklidir. Kesinlikle Allah her şeyi bilendir.
İmana gelenler, göç (hicret) edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla gayret gösterenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır. İşte muradına erenler bunlardır.
Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah (ahirette) onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; affetsinler ve anlayış göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah, gafurdur, rahîmdir.
Bunun üzerine Lut, İbrahim'e inandı. İbrhim, “Doğrusu ben, Rabb’ime göç (hicret) ediyorum. Şüphesiz ki o, güçlü olandır; hükmü geçendir.” dedi.
Onlardan önce o yurda yerleşen ve imana sarılanlar, göç edenleri, kendilerine yeğ tutarlar. Onlara verilenlerden, içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendilerinin ihtiyaçları olsa bile onlar kendileri için önde gelir. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar felah bulanlardır.
Ey iman edenler! Mü'min kadınlar, göç edip size geldikleri zaman, onların ağzını arayın. Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir. Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını öğrenirseniz artık sakın onları kâfirlere geri döndürmeyin. (Çünkü) ne bunlar onlara helaldir ne onlar bunlara helaldir. Onlara (kafir kocalarına) harcadıklarını verin. Onlara (göç eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mihrlerini) verdiğiniz takdirde onları nikâhlamanız size günah değildir. Kafir kadınların nikâhınız altında tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin. Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder. Allah bilendir, hüküm verendir.
Bu sayfa yardımcı oldu mu?